Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bebek Kahve’ye yeni bir bebek

İster uzun, ister kısa, göz açıp kapayıncaya kadar geçer her yaşam. Gözünü kapattıktan sonra da bir şeyler bırakabilenler ardlarında, en uzun yaşayanlarımızdır aslında.

Geçen hafta bir trafik kazasında, henüz 39 yaşında ölen Affan Atakan da ardında kalıcı etkiler bırakabilenlerimizdendi.

Affan Atakan, Selahattin Atakan’la birlikte Bebek Kahve ismiyle ün yapan kahvehanenin ortağıydı.

Kahvehanenin asıl ismi yanlış hatırlamıyorsam Atakan Kıraathanesi idi. 20 yıl önce, penceresine asılı cam tabelada yazardı.

Bebek Kahve’yi Bebek Kahve yapan Abdullah ve Mehmet Ali Atakan kardeşlerdi. Abdullah abi Selahattin’in, rahmetli Mehmet Ali Abi de Affan’ın babasıydı.

Önceleri balıkçı kahvesi olan mekan, Abdullah ve Mehmet Ali kardeşlerin zamanlarını aşan vizyonları sayesinde Robert Kolej ve Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin rağbet ettiği bir öğrenci kahvesi olmuştu. Sonradan başka üniversite ve liselerden öğrenciler de müdavimler arasına katıldı.

Bebek Kahve hep bir hayat okulu oldu. Çoğu öğrenci, üniversitede aldıkları teorik eğitimi, Bebek Kahve’de aldıkları pratik eğitimle pekiştirdi. Üniversiteden mezun oldular ama çoğu için Bebek Kahve eğitimi hiç bitmedi.

Şimdi belki çoğumuza garip gelecektir ama eskiden kızların kahveye gitmesi ayıp sayılırdı. Bebek Kahve bu tabuyu yıkan ilk kıraathaneydi.

Bugün Selahattin, Affan ve Özcan’la özdeşleşen Bebek Kahve, o yıllarda Abdullah Abi, Mehmet Ali Abi ve Şükrü Abi ile özdeşleşmişti.

Onlar ölüm ve emeklilik gibi zorunlu nedenlerle ellerini ayaklarını çekince, Bebek Kahve’yi yaşatma görevini Selahattin, Affan ve Özcan üstlendi.

Seleflerinin yarattığı eseri, geliştirerek ayakta tuttular. Kağıt oyunları ve tavla daha babaları zamanında kahvenin bahçesinden, kapalı kısmına sürülmüştü. Halefler, kağıdı tamamen kaldırdılar.

Kahvehaneyi, müdavimlerini rahatsız etmeyecek ufak tefek değişikliklerle modernleştirdiler, günümüz şartlarına uydurdular.

Mönüyü yıllara yayılan yavaş bir değişimle çok büyük ölçüde zenginleştirdiler.

Bebek Kahve’ye Türkiye’nin kablosuz İnternet ağına sahip ilk kafesi ünvanını kazandırdılar.

Bugün Bebek Kahve artık Türkiye’de klasikleşebilmiş, kuşaklar boyunca yaşayacağını kanıtlamış çok ender mekanlardan biri. Affan, çevresindekilere dağıttığı sevgiyle, onların kalplerinde edindiği kalıcı yere ilaveten, Bebek Kahve eserinin yaratıcılarından biri olarak da yaşamaya devam ediyor.

Ve belki de; iki ay sonra doğacak bebeği, göz açıp kapayıncaya kadar gelecek bir zamanda, babasının bıraktığı eseri, tıpkı onun gibi geliştirerek yaşatmaya başlayacak.

Ucuzcu yönetimin yahnisi

Hazırladığı 100’üncü yıl logosuyla Galatasaraylıların yoğun eleştirisine maruz kalan Bülent Erkmen, Beyoğlu Belediyesi’nin siparişi üzerine enfes bir logo tasarlamış. Her ikisi de Bülent Erkmen’in ajansı Bek Tasarım’ın imzasını taşıyan logoları yan yana koyduğunuzda, ‘Ucuz etin yahnisi yavan olur’, atasözünün tescil logosu olabilecek bir görüntü ortaya çıkıyor.

Hatırlanacağı gibi Galatasaray yönetimi 100’üncü yıl logosunu Bülent Erkmen’e hatır, gönül ilişkisiyle bedavaya yaptırmıştı. Amatörce yaptırılan işin sonucunda da ortaya, kuyruğunda ezeli rakip Fenerbahçe’nin başharfleri ‘fb’nin gizlendiği, taraftarların büyük çoğunluğunca benimsenmeyen, hatta alaya alınan bir logo çıkmıştı.

Şimdi Erkmen’in profesyonelce hazırladığı, dört dörtlük Beyoğlu logosuna bakınca, hayıflanmamak elde değil. Keşke yönetim 100’üncü yıl logomuzu da, parası neyse verip, sipariş etseymiş.
X