BDDK: Yabancı bankaların etkisi dramatik olabilir

Hürriyet Haber
07.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

BDDK raporunda, bankacılık sektörüne yabancı katılımının yüzde 3-5’ten 12’nin üzerine çıkabileceği belirtilirken yabancı bankaların sektör üzerindeki "rekabet baskısı ve etkilerinin çok daha dramatik" olabileceğine dikkat çekildi.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Araştırma Dairesi uzmanları tarafından hazırlanan "Bankacılık Bektörüne Yabancı Girişi:Küresel Gelişmeler ve Türkiye" başlıklı raporda, kontrol gücü esası ve aktif toplamı içindeki payına bakılarak yapılan hesaplamalara göre Türk bankacılık sektörüne yabancı katılımının günümüze kadar yüzde 3 ile 5 arasında seyrettiği, diğer ülkelerde ise bu oranın bir hayli yüksek düzelyde olduğuna dikkat çekildi. YÜZDE 12.3 PAYKoçbank-UniCredito Ortaklığından dolayı yüzde 50, TEB’in BNP Paribas tarafından alımı dolayısıyla yüzde 50, Dışbank’ın Fortis Grubu tarafından satın alınmasıyla yüzde 89.3, Yapı Kredi Bankasının Koç-UniCredito tarafından alımı dolayısıyla yüzde yüzde 57.4’ün yüzde 50’si, Garanti Bankasının GE grubu tarafından alımı nedeniyle yüzde 25.5’i ve Şekerbank’ın doğrudan blok alım sayesinde yüzde 36.5’inin Rabobank’a geçmesi gibi son gelişmeler ve alternatif hesaplamalara sektördeki yabancı katılım oranının yüzde 12’nin üzerine çıkma olasılığı bulunduğu ifade edildi. Araştırmada yabancıların söz konusu payı yüzde 12.3 olarak hesaplandı.İMKB’de işlem gören ulusal bankaların bir kısım hisse senetlerinin "yabancı" kurumsal ve bireysel yatırımcıların elinde tutulduğuna dikkat çekilen raporda, "Dolayısıyla, yabancı katılımının boyutuna bu açıdan da bakmakta fayda görülmektedir. Bu oranlar önümüzdeki dönemde daha da artabilecektir. Bu gelişmenin hem arz yönlü hem de talep yönlü olduğu düşünülmektedir" denildi."MARKA DEĞERİ YÜKSELEN BANKA SATIŞA ÇIKIYOR"Sektöre bir taraftan yabancı talebi artarken diğer taraftan yerli hissedarlarda marka değeri yükselen bankaları satışa sunma eğilimi görüldüğüne dikkat çekilen raporda, piyasa dinamikleri bu yönde olursa sektöre yabancı katılımının daha da artması yüksek ihtimal olduğu vurgulandı. Raporda, kamu bankalarının da özelleştirilme yoluyla yabancı katılımına maruz kalmasının, sektördeki yabancı bankaların ağırlığını anlamlı ölçüde artabileceğine dikkat çekildi.YABANCILAR DAHA KARLIYabancı bankaların geleneksel olarak yerli bankalara göre daha çok kurumsal müşterilere yöneldikleri, türev finansal araçlar ve diğer taahhütlerde yoğunlaştıkları ve daha karlı çalıştıkları kaydedilen raporda, aynı zamanda, menkul değerler cüzdanından önemli faiz geliri elde eden yabancı bankaların düşük fonlama maliyetleri sayesinde sektördeki küçük paylarına rağmen sektörün diğer oyuncuları üzerinde rekabet baskısı yarattıkları ifade edildi. Yabancı payının yükselmesi halinde bu baskının daha da artacağı savfunuldu. YERLİ BANKALAR DAHA ETKİNOrtalama etkinlik açısından, özel sermayeli bankaların yabancı bankalardan daha etkin gözüktüğü, ancak, yabancıların şube ağının yaygınlaşması durumunda topladıkları mevduat ve ürettikleri krediler artacağı için optimal etkinliğe yaklaşmalarının mümkün olabileceği belirtildi.Kuramsal açıdan yeni yerli girişi ile yeni yabancı girişinin piyasa yapısı üzerine etkisinin aynı olması beklenebileceğine dikkat çekilen raporda "Ancak, pratikte durum çok daha farklı olabilecektir. Zira yabancılar, yerel bilgiye sahip ve müşteri kapasitesi olan yerli bankalara yönelmektedir. Böylece, yerel uzmanlıkla ucuz fona erişme imkƒnı birleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde yabancı bankaların sektör üzerindeki rekabet baskısı ve etkileri çok daha dramatik olabilir" görüşü savunuldu.BASEL-II ETKİYİ ŞİDDETLENDİREBİLİRYabancı bankaların ulusal sektör üzerindeki etkisini daha da şiddetlendirebilecek diğer bir gelişmenin ise "Yeni Basel Sermaye Uzlaşısı(Basel-II)" olduğu kaydedildi. Yeni Uzlaşıyla, yüksek kaliteli müşterileri olan ve risk ölçümünde ileri düzey yöntemleri uygulayan bankalar açısından sermayenin maliyeti düşebildiğine dikkat çekildi. Yüksek karla ve daha rekabetçi yapısıyla ileri düzey yöntemlerden fayda sağlayan ve uluslararası faaliyet gösteren bankaların, iştirakleri aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerin kredi piyasalarındaki hakimiyetlerini artıracağı ve ulusal bankaların yerini alacağının ileri sürüldüğü vurgulandı.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı