BDDK: Yabancı bankaların etkisi dramatik olabilir

Hürriyet Haber
08 Eylül 2005 - 01:51Son Güncelleme : 08 Eylül 2005 - 01:51

BDDK Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan bir raporda, bankacılık sektörüne yabancı katılımının yüzde 3-5’ten 12’nin üzerine çıkabileceği belirtildi. ‘Bankacılık sektörüne Yabancı Girişi: Küresel Gelişmeler ve Türkiye’ başlıklı raporda, gelecek dönemde yabancı bankaların sektör üzerindeki ‘rekabet baskısı ve etkilerinin çok daha dramatik’ olabileceğine dikkat çekildi.

BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme Kurumu Araştırma Dairesi uzmanları tarafından hazırlanan ‘Bankacılık Bektörüne Yabancı Girişi:Küresel Gelişmeler ve Türkiye’ başlıklı raporda, yıllardır yüzde 3-5 oranları arasında seyreden bankacılık sektöründeki yabancı katılım oranının son gelişmelerle birlikte yüzde 12’nin üzerine çıkmasının yüksek bir olasılık olduğu bildirildi. Raporda, gelecek dönemde yabancı bankaların sektör üzerindeki ‘rekabet baskısı ve etkilerinin çok daha dramatik’ olabileceğine dikkat çekildi.

BDDK Başuzmanları Mümün Yayla, Yasemin Türker Kaya ve İbrahim Ekmen tarafından hazırlanan raporda, Kontrol gücü esası ve aktif toplamı içindeki payına bakılarak yapılan hesaplamalara göre Türk bankacılık sektörüne yabancı katılımının günümüze kadar yüzde 3 ila 5 arasında seyrettiği, diğer ülkelerde ise bu oranın bir hayli yüksek düzelyde olduğuna dikkat çekildi.

YÜZDE 12.3 PAY:

Koçbank-UniCredito Ortaklığından dolayı yüzde 50, TEB’in BNP Paribas tarafından alımı dolayısıyla yüzde 50, Dışbank’ın Fortis Grubu tarafından satın alınmasıyla yüzde 89.3, Yapı Kredi Bankasının Koç-UniCredito tarafından alımı dolayısıyla yüzde yüzde 57.4’ün yüzde 50’si, Garanti Bankasının GE grubu tarafından alımı nedeniyle yüzde 25.5’i ve Şekerbank’ın doğrudan blok alım sayesinde yüzde 36.5’inin Rabobank’a geçmesi gibi son gelişmeler ve alternatif hesaplamalara sektördeki yabancı katılım oranının yüzde 12’nin üzerine çıkma olasılığı bulunduğu ifade edildi. Araştırmada yabancıların söz konusu payı yüzde 12.3 olarak hesaplandı. İMKB’de işlem gören ulusal bankaların bir kısım hisse senetlerinin ‘yabancı’ kurumsal ve bireysel yatırımcıların elinde tutulduğuna dikkat çekilen raporda, ‘Dolayısıyla, yabancı katılımının boyutuna bu açıdan da bakmakta fayda görülmektedir. Bu oranlar önümüzdeki dönemde daha da artabilecektir. Bu gelişmenin hem arz yönlü hem de talep yönlü olduğu düşünülmektedir’ denildi.

MARKA DEĞERİ ARTAN:

Sektöre bir taraftan yabancı talebi artarken diğer taraftan yerli hissedarlarda marka değeri yükselen bankaları satışa sunma eğilimi görüldüğüne dikkat çekilen raporda, piyasa dinamikleri bu yönde olursa sektöre yabancı katılımının daha da artması yüksek ihtimal olduğu vurgulandı. Raporda, kamu bankalarının da özelleştirilme yoluyla yabancı katılımına maruz kalmasının, sektördeki yabancı bankaların ağırlığını anlamlı ölçüde artabileceğine dikkat çekildi.

YABANCILAR DAHA KÁRLI:

Yabancı bankaların geleneksel olarak yerli bankalara göre daha çok kurumsal müşterilere yöneldikleri, türev finansal araçlar ve diğer taahhütlerde yoğunlaştıkları ve daha karlı çalıştıkları kaydedilen raporda, aynı zamanda, menkul değerler cüzdanından önemli faiz geliri elde eden yabancı bankaların düşük fonlama maliyetleri sayesinde sektördeki küçük paylarına rağmen sektörün diğer oyuncuları üzerinde rekabet baskısı yarattıkları ifade edildi. Yabancı payının yükselmesi halinde bu baskının daha da artacağı savfunuldu.

Yabancı bankalar Türkiye’den 57 milyar dolar alacaklı

ULUSLARARASI
Ödemeler Bankası’nın (BIS) raporuna göre, Türkiye gelişmekte olan ülkelere uluslararası tahvil borçlanmaları yoluyla giden fonlardan yüzde 4.4 pay aldı. Türkiye’den yabancı bankaların toplam 57 milyar dolar alacaklı oldukları belirlendi. Türkiye’den alacaklı ülkelerin başında 14 milyar 393 milyon dolarla Almanya geliyor.

BIS’in Eylül 2005 tarihli yılın ikinci çeyreklik dönemine ilişkin raporunda, mayıs ortası ve ağustos ortası arasında kredi ve tahvil piyasasındaki gelişen ekonomi görünümünün yeniden sıçramayı desteklediği kaydedildi. ‘Tahvil piyasası güçlü kazanç raporları üzerinde yükseldi, Japonya ve Avrupa’da bir kaç yıldaki en yüksek düzeyine erişti’ denilen raporda, kredi piyasalarındaki koşulların da istikrarlı olduğu kaydedildi. Yükselen piyasa borçlanıcıları uluslararası borç piyasasında güçlü ihraçlar gerçekleştirmelerine rağmen, yükselen piyasaların faizlerinin düşük düzeyde gerçekleştiği anlatılan raporda, terörist saldırılar, Brezilya ve Filipinler’deki politik belirsizlik, Çin’in para birimini revalüe etmesi gibi sürpriz gelişmelerin de piyasadaki havayı çok az bozabildiği kaydedildi. Ancak yüksek petrol fiyatları nedeniyle oluşan kaygıların tahvil ve kredi piyasasında kazançların bir kısmının yok olmasına neden olduğu belirtildi.

TOPLAM BORÇ STOKU:

Raporda yer alan verilere göre, Türkiye bu yılın ilk çeyreğinde net 1.4 milyar dolar, ikinci çeyreğinde de net 1.8 milyar dolar uluslararası borç tahvil ihracı gerçekleştirdi. Böylece Aralık 2004 itibarıyla 29.2 milyar dolar olan ödenmemiş borç stoku Mart 2005’te 30.1 milyar dolara, Haziran 2005 itibariyle de 31.2 milyar dolara yükseldi. Borç tutarına ihraçları yapanların milliyetine göre bakıldığında ise Türkiye’nin ödenmemiş borç stokunun Mart 2005 itibariyle 31.9 milyar dolardan Haziran 2005’te 33.7 milyar dolara çıktığı görülüyor. Türkiye’nin gerçekleştirdiği net ihraçlar da ilk çeyrekte 1.9 milyar dolar, ikinci çeyrekte 2.4 milyar dolar olarak görülüyor. Türkiye’deki finansal kurumların gerçekleştirdikleri net ihraçlar ise ilk çeyrekte 100 milyon dolar, ikinci çeyrekte ise 1.9 milyar dolar oldu. Böylece finansal kurumların borç stoku da Aralık 2004’teki 2.6 milyar dolar düzeyinden Mart 2005’te 2.8 milyar dolara, Haziran 2005’te 4.7 milyar dolara yükseldi. Nihai risk temelinde rapor veren bankaların bildirdikleri alacaklara göre bakıldığında ise Türkiye’den 18 ülkenin alacak tutarı 34 milyar 441 milyon dolar düzeyinde bulunuyor. Bunun 9 milyar 942 milyon doları Almanya, 7 milyar 167 milyon doları İngiltere, 5 milyar 597 milyon doları ABD, 3 milyar 188 milyon doları Fransa, 2 milyar 981 milyon doları Hollanda, 1 milyar 672 milyon doları Japonya ve 1 milyar 375 milyon dolar Belçika’dan kaynaklanıyor.

Türkiye’den kim ne kadar alacaklı (Milyar dolar)

Ülke Alacak

Almanya 14.4

ABD 5.9

Hollanda 4.7

Fransa 4.6

İsviçre 1.8

Japonya 1.8

Belçika 1.6

Avrupa bankaları 38.6

TOPLAM 57

Türkiye’den en büyük alacaklı Almanya

TÜRKİYE’den 57 milyar 80 milyon dolarlık toplam yabancı alacakları tutarının 14 milyar 393 milyon doları Almanya’ya, 5 milyar 953 milyon doları ABD’ye, 4 milyar 74 milyon dolar Hollanda’ya, 4 milyar 649 milyon doları Fransa’ya, 1 milyar 846 milyon doları İsviçre’ye, 1 milyar 761 milyon doları da Japonya’ya ve 1 milyar 572 milyon doları da Belçika’ya olan borçlardan kaynaklanıyor. Avrupa bankalarının Türkiye’den alacakları tutar da toplam 38 milyar 563 milyon dolar olarak görülüyor.

Rapora göre Türkiye’den alacakların 29 milyar 920 milyon doları 1 yıla kadar vadeli, 3 milyar 137 milyon doları 1 yılın üzerinde 2 yıla kadar vadeli, 15 milyar 604 milyon doları 2 yılın üzerinde vadeli kağıtlardan oluşuyor.
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı