Bazı üretimler gelip geçicidir

Hürriyet Haber
01.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

EKONOMİ teorisinde üzerinde en çok araştırma yapılmış konulardan biri neden bazı ülkelerin bazı malları ihraç edebildikleri, diğer bazı ülkelerinde farklı mallarda uzmanlaştıklarıdır. Konunun en basit cevabı şöyledir: Emeğin bol olduğu ülkeler üretimi emek yoğun mallarda uzmanlaşmakta, üretimi sermaye yoğun mallar ise zengin ülkeler tarafından üretilip ihraç edilmektedir. Fakirler tarım ürünlerinde uzmanlaşmakta, zenginler sanayi malları üretip satmaktadırlar.Konuyu biraz daha irdelediğimizde, üretilen malların zaman içinde sermaye yoğun ya da emek yoğun diye ayırabilmemizin çok mümkün olmadığını görüyoruz. Elli yıl önce emek yoğun olan bir üretim şimdi sermaye ve teknoloji yoğun olabilmektedir. Dolayısıyla, elli yıl önce fakir ülkelerde üretilen mallar bugün zengin ülkelerde üretilebilmekte ya da bunun tersi gerçekleşebilmektedir.TEKSTİLYüz elli yıl önce, o döneme göre tekstil teknoloji yoğun bir sektördü. Doğal olarak, tekstil üretimi teknolojinin üreticileri olan İngiltere’de, Amerika’da ve Kıta Avrupa’sında yoğundu. Hindistan gibi ülkeler de tarım mallarının üretiminde yoğunlaşmıştı.Şimdi tekstil sektörü Avrupa’da ve Amerika’da öldü. Bizim gibi ülkeler tekstil sektöründe yoğunlaştılar. Amerika dünyanın en büyük tarım malları üreticisi durumunda. Çünkü, dünkü emek yoğun tarım sektörü bugün Amerika’da teknoloji yoğun hale geldi. Kısacası, çeşitli sektörler dünya üzerinde kayıyorlar.Son otuz yıldır tekstil, deri ve ayakkabı sektöründe gelişmiş ülkeler yüzde 50’nin üzerinde istihdam kaybederken, bizim gibi orta ve düşük gelirli ülkeler bu sektörlerdeki istihdamı yüzde 100’den fazla artırdılar.Üretim dünyanın bir köşesinden diğerine giderken üreticilerinin isteği üzerine gitmiyor. İktisadi şartlar üreticileri bu yolda gitmelerine zorluyor. Amerika da, İngiltere de tekstil üretimini güle oynaya bizim gibi ülkelere kaptırmadılar. Bir gün bu sektörler bizden de alındığında, biz de güle oynaya bu sektörlerden çıkmayacağız.MARKA OLMAKHazırlıklı olmak durumundayız. Her şeyi teşvik ederek hiçbir şeyi teşvik etmeyen teşvik mekanizmaları sayesinde Türkiye tekstil sektörüne çok ciddi yatırımlar yaptı. Ama, makro ekonomik şartlar artık tekstil sektörünü zorlamaya başladı. Sektör kendini ihraç etmenin sancılarını yaşıyor. Bu sancılar ‘marka’ yaratma konusunu gündeme getirdi.Marka yaratmak sektörün ürettiği katma değerden pay almaya devam ederken üretimi başka ülkelere kaydırmak anlamına geliyor. Yani, üretim bizden sonraki nesil ülkelere kayarken, o ülkeler bizim taşeronumuz olurken, bizler tekstilden ekmek yemeye devam edeceğiz.Olmayacak bir iş değil, ama bir üretimi başka ülkelerden çalmaktan daha zor bir iş.Ülkeler bir sektörde üretimi kaybederken, bir başka sektördeki üretimi başka ülkelerden alabiliyorlar. Bu duruma da en iyi örnek göreli olarak kısa dönemde otomotiv sektörü gibi görünüyor.Devam edeceğim.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı