Gündem Haberleri

    Bazı eşleri kazanamadık

    Hürriyet Haber
    29.05.2008 - 12:17 | Son Güncelleme:

    Metehan DEMİR YAZIYOR

    Bir AKP’li bakanın veya üst düzey bir ismin, partisi ve hükümetle ilgili ismini vermeden Türk ve yabancı medyadaki açıklamaları son günlerde pek bir moda oldu.

    Haberlerde isimler verilmiyor ama bu gizli kahramanlar neler neler söylüyor.

    Kimi özeleştiri yapıyor, ‘keşke şunu yapmasaydık bunu yapmasaydık’ diye. Kimileri de, dış ve iç çevrelere hassas mesajlar veriyor.

    Madem bu kadar moda. O zaman size son dönemde, şahitlerin de bulunduğu bir masada, üst düzey bir AKP’liden  duyabileceğiniz en çok konuşulacak analizi aktaralım.

    Daha doğrusu, en samimi özeleştiriyi.

    Bu öyle bir özeleştiri ki, aslında Ankara’da bir çok noktayı açıklıyor.

    Diyor ki o AKP”li kurmay…. ’Biz yüzde 47 aldık, herkesin olmasa bile her iki kişiden birinin gönlünü kazandık. Ama kimin gönlünü kazanamadık biliyor musunuz? Devletin kritik kurumlarında görev yapan kişilerin eşlerinin…. Yani, başı açık ve koyu laiklik taraftarı eşlerin. Bu hanımefendiler bize bir türlü güvenemediler. Hep bir şüphe oldu. Bunu kimi zaman bakışlarından, kimi zaman da, davranışlarından hangi partilimiz hissetmedi ki…Belki haksız yere bu muameleye muhatap olduk ama bundan bir türlü kurtulamadık. Sonuçta, devletin hassas kurumlarında bulunanların eşlerine, böyle düşünenlere kendimizi anlatamadık.Bu da bizi bu zor günlere dek getirdi’

    Kim bu sözlere yanlış diyebilir ki… Kim, ‘ben AKP’li olarak bu eşlerin tavrını hissetmedim’ diyebilir ki?

    Gerçekten de, Ankara’da evlerde aile içi sohbetlerde, eşler daima bu rahatsızlıklarını ve güvensizliklerini bir kadın olarak seslendirdi.

    Haklı veya değil. Biz işin bu noktasında değiliz. Ancak, başkentte bunlar hep yankılandı.

    Bununla da kalmadılar.

    Belki, hiç biri bunu resmen çıkıp söylemedi ama hareketlerinde, katıldıkları törenlerde, protokolde izledikleri tavırlarla bu duruşlarını hep sergilediler.

    Ben bu değerlendirmeleri son dönemde karşımızdaki resmi özetleyen en samimi sözler olarak algılıyorum.

    Nedenine gelince, bu bahsedilen kadınlarda, “Acaba bu AKP, bizim haklarımız ve modern bir gelecek adına güven telkin ediyor mu?’ sorusu hep kafalarda oldu. Bunlar hep konuşuldu. Bu güvensizlik de ertesi gün, işe gidecek önemli konumdaki eşlerin kafalarında haklı olarak hep yer etti. Tabii karar vericiler ve kritik konumda bulunanlar yasalara ve kanunlara göre kendi kararlarını verdiler ama yaşanan süreç de bu güvensizlik olaya katalizör etkisi yarattı.

    Bu noktada, tabii ki biri kalkıp da ‘kimmiş ki bu AKP”li, böyle biri var mı?’ diye sorgulamaya kalkabilir.

    Var tabii ki.

    Ankara’da son dönemde bu sorulara rahatlıkla muhatap olmak için bu sözler söylenirken en az iki şahit bırakmak gerekiyor. Burada da aynı durum geçerli. Bu nedenle, bu konuşmanın, biri partinin kurmaylarından, diğeri de başka bir siyasi partiden olmak üzere iki tanığı olduğunu söylemek de fayda var.

    Gerçi, bu AKP”li daima sözünün arkasında duran kalibreli ve samimi bir isimdir. Ama yine de durumu netleştirmekte fayda var.
     
    Bunu neden mi söylüyoruz… Çünkü, bu sözlerin hassasiyetini, samimiyetini ve tarihe düşülen bir not özelliğini korumak için.

    Son zamanlarda parti yönetiminde, ‘Kim bunlar’ diye çok ciddi bir kelle avı var.

    Ama, kelle avını bence iyi şeyler yapılırken partide aralara kötü şeyleri sokuşturmaya çalışanlara yönelik icra etmekte fayda var.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı