Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bazı doktorlar çok konuşuyor

<B>HASTALARIN </B>hekimlerden şikáyeti ile ilgili bir araştırma yapılsa, muhtemelen ilk sırayı, doktorların yeterli konuşmaması alır.

Gerek çevremde gerekse bu köşe nedeniyle ben, hastaların çoğunun böyle bir sıkıntı yaşadığını biliyorum. Çoğu hasta, teşhisini, ilaçlarının nasıl kullanılacağını bile doktorundan öğrenemiyor, doktorların ağzını bıçak açmıyor.

Buna karşılık bazı meslektaşlarım da, ağızlarını kapamasını bilmiyor. Bugünkü gazetelerin birinde bir haber yer almış. ‘‘Ünlülerin estetikçisi açtı ağzını’’ başlıklı haberde, estetik cerrahı bir meslektaşımız, ünlülerden kimin ne ameliyatı olduğunu, kimin ameliyat parasını kimin ödediğini, kimlerin gizli isimle hastaneye yatıp ameliyat olduğunu anlatmış.

Bu meslektaşım hata etmiş, ayıp etmiş. Ne düşünceyle böyle hareket ettiğini bilmiyorum ama, bu kadar ünlüyü ameliyat ettiğine göre herhalde reklama ihtiyacı olmasa gerek. Hasta ile ilgili bilgileri, hastanın rızası dışında yayınlamak en azından tıp etiğine uygun değil. Kaldı ki bu durum bazı yönetmeliklerle de düzenlenmiş. Örneğin, Hasta Hakları Yönetmeliği'nin 21. maddesi, ‘‘Hastanın mahremiyetine saygı gösterilmesi esastır. Hasta, mahremiyetinin korunmasını açıkça talep de edebilir. Her türlü müdahale, hastanın mahremiyetine saygı gösterilmek suretiyle icra edilir’’ der. Aynı madde, bu hakkın, sağlık harcamalarının kaynağının gizli tutulmasını da kapsadığını belirler.

Aynı yönetmeliğin 23. maddesi de özetle şöyle: Sağlık hizmetinin verilmesi sebebiyle edinilen bilgiler, kanun ile müsaade edilen haller dışında hiçbir şekilde açıklanamaz, hukuki ve ahlaki yönden geçerli ve haklı bir sebebe dayanmaksızın hastaya zarar verme ihtimali bulunan bilgilerin ifşa edilmesi, personelin ve diğer kimselerin hukuki ve cezai sorumluluğunu da gerektirir.

Bazı maddelerini yayınladığım yönetmelik bu köşeye sığmayacak kadar uzun ama ben inceledim, içinde ‘‘eğer bu kişiler ünlüyse, böyle bir hakkı yoktur, onların doktorları her türlü bilgiyi açıklayabilir’’ diye bir madde görmedim.

Eğer bir hekim medyada yer almak istiyorsa, ona yakışan şey, mesleki başarılarıyla yer almaktır. Gizlice, başka isimlerle hastaneye yatıp tıbbi işlem yaptıran kişilere ait bilgileri medyaya açıklayarak, bir anlamda yasadışı iş yaparak değil. Liberal ekonomi, para kazanmak uğruna bazı değerlerin erozyona uğramasına yol açmadı değil ama tıbbın da bu akıma kapılmasına izin vermemek gerek.

Bu arada hasta haklarına değinmişken, yazımın ilk paragrafındaki bilgilenme hakkı konusunun da bu yönetmelikte 15. madde ile düzenlendiğini belirteyim. Bu madde, ‘‘Hasta, sağlık durumunu, kendisine uygulanacak tıbbi işlemleri, bunların faydaları ve muhtemel sakıncaları, alternatif tıbbi müdahale usulleri, tedavinin kabul edilmemesi halinde ortaya çıkabilecek muhtemel sonuçları ve hastalığın seyri ve neticeleri konusunda sözlü veya yazılı olarak bilgi isteme hakkına sahiptir’’ demektedir.
X