"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Bayramda opera ve tiyatrolar dolu

Doğan HIZLAN

Kenterler, bayram boyunca kapalı gişe oynuyorlarmış.

Devlet Opera ve Balesi'nin gösterilerinde bayramda yer yok.

Özel tiyatrolar, konserler de aynı doluluk oranını yaşıyor.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Hüseyin Akbulut, Ankara'da seyircilerin ilgisinin yüksekliğinden memnun.

Bayram süresince önemli sergiler açık.

Demek ki, kentler boşalıyor sloganı pek gerçeği yansıtmıyor.

İstanbul'un bir metropol olduğunu anlayabilmek için belki tatil günlerini, bayramları beklemek gerekiyor. Zevk çeşitlemelerinin sınırını baptayabilmek için.

Seçilen, gidilen tek bir mekân, tek bir gösteri, tek bir tiyatro, tek bir sinema yerine, çeşitlilik egemenliğini sürdürüyor.

Bir etkinliğe mahkum olduğumuz İstanbul günleri geride kaldı. Sanatseverler için asıl bayram bu.

Havaalanları, istasyonlar hınca hınç dolu. Bir dostumun kızı Esenler Otogarı'nın içine iki satte girebilmiş.

Caddelere çıktığınızda bayramın getirdiği, kendi kendimizin kıyafet sansürüne pek rastlanmıyor.

Çocukluğumun bayramlarında olduğu gibi -nedense herkes geçmişi özler -Orhan Veli'nin şiirinin çağrıştırdığı gibi,-alay payını saklı tutarak- ‘‘giyin kuşan, tak takıştır, sür sürüştür’’, bayram gezisine gidiyoruz, denmiyor.

* * *

TATİLLERDE insanların, ya ev ya da amaçsız sürtmek gibi, kırk katır mı, kırk satır mı, sorusuyla karşı karşıya kaldığı günler çoktan geride kaldı.

Her büyük şehirde bayaramınızı şenlendireceğiniz bir sergi, bir konser, şirin bir cafe var.

Gelenekler; yaşamımızdaki yerini, alan kaybede kaybede, ya da farklılıklarla koruyabiliyor.

Bayramı belli bir kitleye, belli bir kesime göre değerlendirmek artık mümkün değil. Toptancı bir anlayış, tek bir yorum, bu şehirdeki insan manzaralarını tasvirden aciz kalıyor.

Toplu bayram gezmelerinden eser kalmadı, ellerde şeker paketleri oradan oraya koşuşturmak, 1999'un yorgun insanının harcı değil. Kutlamalarda es geçmeyi büyükler bile hoş karşılayabiliyor, bağışlayabiliyor.

Kutlamanın güzelliği şimdi başladı belki, bir zorunluluktan, bir ritüelden öte gönül işi oldu.

Ancak, bayram kutlamaları için gelenekçi yanımın ağır bastığını unutmayın. Önemli olan birini anmak, birinin hatırını sormak, unutulmadığını göstermek.

Bayram geldi neyime, yakınmasını yapanların da bayramdaki halini unutmamak, kapalı kapılar ardında, kilitler arkasındaki insanların da ruh halini hatırlamak, sevinçlerin içinde bir kara leke gibi düşünmek.

* * *

BAYRAMINIZI kutlarım, yaşamınızın sürekli bir bayram sevinci taşımasını dilerim.

* * *

İBTANBUL çeşitliliğinin örneklerini bir arada yaşamak mümkün.

Tatil başlıyor şehir tenhalaşıyor ama tiyatroları,sinemaları dolduracak kadar kentli gene de burayı şenlendiriyor.

Her tarzda oyuna,gösteriye seyirci,dinleyici koşuşyor.

Kenter'lerde oyanayan Çehov'un Martı'sına gittiğimde salon doluydu ve ilerki günlerinde biletleri satılmıştı.

Yalnız İstanbul ölçeğinde mi bu çeşitlenme,hayır,Devlet Operası Genel Müdürü Hüseyin Akbulut da bayramda bütün temsillerin dolu olduğunu yazmıştı.

Şehrin hareketliliği dikkati çekiyor.

Geçenlerde bir dostum kızını karşılamaya gitmiş İstanbul terminaline otobüsler saatlerce sıra bekleyerek girebiliyormuş.

Çünkü şenirler arası trafiğin fazlalığını gösteriyor.

Hiç kuşkusuz bayram coşkusunu yaşarken,yaşatırken,bayram geldi neyime diyenleri de unutmadım.

Kapalı kapılar ardındakileri de özgürlüğü soluyanların yanında unutmadım.

* * *

BAYRAMINIZI kutlarım,bayram sevinciniz sürekli olsun.



X