Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bayram ve salgın

SALGININ nefesini herkesten önce enselerinde hisseden Uzakdoğu ülkelerinde geçen yıl sonu yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre "kuş gribi", 2006’da en büyük küresel sorun olarak değerlendiriliyor.

Yüzbinlerce kuş, tavuk, ördek gibi kanatlının telef olmasına, yüzden fazla kişinin hastalanmasına yol açan bu "kuş gribi" salgını, ekonomik sorunların ve terörün önüne geçti.

Bu anket yapıldığında, insanlarda kuş gribi vakaları Uzakdoğu ile sınırlıydı. Türkiye Batı’da ilk örnek. Hükümette konuyla ilgili açıklama yapanlar tersini iddia etseler de olayın ne kadar ciddi olduğu zamanında algılanmadı. Gerekli uyarılar, hazırlıklar yapılmadı.

Sadece hükümeti eleştirmiyorum. Yerel yönetimlerin hiç mi sorumluluğu yok.

Halka siyasi bilinç vermek için en ücra köşelere ulaşabilenler, sağlık sorunlarına nasıl bu kadar ilgisiz kalabildi?

Hayvancılık, yokluk içindeki halk için çok değerli bir geçim kaynağı, onların ellerinden tavuklarını, hindilerini alıp yok etmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum, ama halkın zararının telafi edilmesini sağlamak için de pek bir şey yapılmadı.

Mesele sadece imkan, sadece para değil. Mekanizmaları harekete geçirecek siyasi uyanıklık ve tabii ki sorumluluk da gerekli.

Şimdi yeterli önlemler alınıyor mu? Emin değilim.

Bakın önümüzde bayram var. Salgın görülen ve görülmeyen her yer risk altında.

***

"KURBANLIKLARDA kuş gribi olmaz"
deniyor. Tarım Bakanı Eker’e göre virüsün "milyonda bir bile hayvanlara bulaşma ihtimali yok."

Evet virüsün kanatlı hayvanlarda ve domuzlarda görüldüğü belirlendi ama salgınla ilgili bilgi yeterli değil.

Dünya Sağlık Örgütü, "H5N1 virüsünün, türler arası engelleri aşma ve ciddi hastalıklara yol açma kapasitesine sahip olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır" diyor.

Virüsün, Moğolistan’da göçmen kuşların konakladığı bölgeler civarında beslenen kesim hayvanları aracılığıyla taşındığı ve yayıldığı iddiaları da var.

Henüz koyunlarda ve ineklerde kuş gribi virüsünden kaynaklanan salgın görülmedi ama taşıyıcı olabilirler.

O nedenle İngiltere Sağlık Bakanlığı’nın İngiliz vatandaşlarına, seyahat edecekleri ülkelerde "hayvanların açıkta satıldığı pazarlardan uzak durmaları" çağrısını hafife almamak lazım.

Kurban Bayramı öncesi; maksadım tedirginlik yaratmak değil ama açıkta ve kontrolsüz kurban kesimine kesinlikle izin verilmeyeceğini duymak istiyor insan.

Bakanın ağzından "Milyonda bir bile ihtimal yok" açıklaması yerine, kontrolsüz satışların kesinlikle engelleneceğini, bunlar için önlemler alındığını duymak benim içimi daha rahatlatırdı doğrusu.

***

ULUSLARARASI
sağlık örgütlerinin ve çeşitli ülkelerin sağlık kurumlarının aldığı önlemleri incelerken uyarıların şu noktalarda toplandığını gördüm.

Felakete karşı ülke çapında ayrıntılı hazırlık planı yapılmalı. Salgın durumunda okullar ve hastaneler dahil tüm kurumlarda neler yapılacağı önceden bilinmeli. Salgın durumunda, hızla aşı üretebilecek altyapı hazır olmalı.

Önlemlerin başında tabii ki bu acil eylem planı var. Ama hemen yanı başında halkın bilinçlendirilmesi özellikle de temel temizlik kurallarının ne kadar çocukça görülse bile her seviyede anımsatılması gerekiyor. Temizlik, salgına karşı önemli bir koruyucu.

"Ellerinizi sık sık yıkayın" deniyor "Öksürürken, aksırırken ağzınızı kağıt mendille kapatın. Onları ortalıkta bırakmayın."

Temizlik kuralları önemli çünkü en basit bir soğuk algınlığı durumunda bile virüsün insanda kolayca değişime uğrayabileceğini anımsatıyor bilimadamları. Değişmiş olan virüsün insandan insana bulaşan daha tehlikeli bir salgına neden olma ihtimali korkutuyor.

Panik doğru değil. Ama tehlike büyük. Bunun ne kadar ciddiye alındığını Kurban Bayramı’nda alınacak önlemler gösterecek.
X