Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bayram tatili başlarken

Salih NEFTÇİ

Bayram tatili aslında pazartesi günü başlamıştı bile.

Konuşmalarda her zamanki heyecan yerini bir çeşit rehavete bırakmaktaydı. Konulara tam anlamıyla konsantre olunamıyordu.

Yapılan işlerde her zamanki dinamizm yoktu. Kafalar başka yerdeydi.

Normal.

Şeker bayramlarının özel ve çok hoş bir yeri var.

* * *

Bayram tatiline girerken toplum psikolojisi ne durumda?

Türkiye'de her kesimin havası başka. Psikoloji derken de birçok boyutu var. Bu nedenle biz ancak kendi çevremizde dikkatimizi çeken bir boyuta işaret etmek istiyoruz.

Toplumun bu aralar tanık olduğumuz psikolojisine karamsar demek doğru değil. ‘‘Ümitsiz’’ tümüyle yanlış.

Yeni hükümet bir yerde günlük işleri yürütüyor. Ekonomide büyüme henüz fazla azalmadı. Bir yıl önce yükseltilmiş olan maaşlar son enflasyonist hareket karşısında ancak kısmen eridi.

Ne likidite sıkışıklığı var...

Ne de piyasalarda büyük bir çalkantı beklentisi.

‘‘Kanunsuzluk ortamının’’ düzeltilmesinde atılan adımlar sağlıklı.

Hükümet, olabileceğinden daha sağlam. Siyasi istikrar bundan bir yıl önce beklenenin üzerinde.

Hükümet üyeleri, aralarında kavga etmiyor. Kapatılma olayına rağmen RP'lilerde bir taşkınlık, bir hırçınlık görülmüyor. Aksine.

Evet, biz toplum psikolojisini bu aralar karamsar görmüyoruz.

Gözümüze çarpan boyut daha farklı.

* * *

Toplum yönsüz.

Gençlerle konuşuyoruz. Piyasa profesyonelleri ile tartışıyoruz. Nereye doğru gidildiği konusunda bir şey söyleyemiyorlar. Karşıdaki hedefleri göremiyorlar.

Sanki bir çeşit düzlüğe çıkılmış, ama sonra da kaybolunmuş.

Toplum yine dinamik. ‘‘Uyanıklar’’ eskisi gibi dümen peşinde. Ciddi çalışanlar her zamanki çabalarını sürdürüyor.

Ama şu anki psikoloji yine de ‘‘yönsüz.’’

* * *

İngiliz Economist Dergisi bu hafta Türkiye konusunda yayınladığı bir yorumda Sayın Mesut Yılmaz için ‘‘kararsız’’ tanımlamasını yaptı.

Katılmıyoruz.

‘‘Kararsızlık’’ bizce iki seçenek arasında kalmak ve bir türlü seçim yapamamak anlamına geliyor. Bir çeşit zayıflık.

Sayın Yılmaz, kararsız bir politikacı değil. Zayıf hiç değil.

Ancak, siyaset yapma tarzı temkinli. Belki de biraz fazla temkinli. ‘‘Bilinçli bir hareketsizlik’’ diye tanımlamıştık. Gördüğümüz kadarıyla bu, Türkiye'nin zor koşullarında gemiyi sağa sola çarpmadan götürmek için oluşturulmuş bir çeşit strateji.

Doğru mu? Değil mi?

Zaman gösterecek.

Ama ‘‘yönsüzlüğe’’ katkıda bulunuyor.

* * *

Bu noktada soracağımız soru şu:

Siyasette izlenen temkin stratejileri, vatandaşa açık hedefler göstermekle gerçekten de çelişiyor mu?













X
YAZARIN DİĞER YAZILARI