Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bayram ıslak başlıyor, soğuk bitiyor

Herkese iyi bayramlar! Durdu durdu bayramı yakalıyor. Yağıştan bahsediyorum, bu bayram hem hava serinliyor, hem de biraz ıslak geçiyor. Bugün yalnızca Marmara ve Ege’de beklenen yağışlar bayramın ikinci gününde iç bölgelere ve Karadeniz’e doğru etki alanını genişletiyor.

Pazar günü ise yağış neredeyse yurdun tamamını sarıyor. Sağanak şeklinde beklediğimiz yağışın Karadeniz’de su baskınlarına da neden olma ihtimali var. Su baskınlarına dikkat diyorum ve ekliyorum bayrama denk gelse de hiç mırın kırın etmemek lazım yağışlara ihtiyacımız var, Başkentin baraj doluluk oranı yüzde 1’in altına indi, Suyunu Boşa Harcama!

Sıcaklık ise büyük değerlerde azalıyor. Yani serinlemiyor soğuyor. Pazara kadar sıcaklıkların orta ve kuzey bölgelerde 15 derecenin altına ineceğini tahmin ediyoruz. Bu ani düşüş metabolizmayı biraz sarsıp hasta edebilir, aman üşütmeyin! Bu arada bayram tatili kısa, şehir dışı tatilleri sanırım her zamankine nazaran daha az olacaktır, bu nedenle büyük şehirlerde çok fazla olacak trafiğin üzerine siz bir de yağmuru ekleyin, artık akraba ziyaretlerinizi nasıl gerçekleştireceğinizin planlamasını yapın.

Hayırdır, annemde bu yıl bir enteresanlık var. Her Ramazan Bayramı’na iki üç gün kala akşam bana "Hadi, ellerini yıka gel, bana yardım et, yuvarlamayı 10 dakikada bitirelim (Büyük yalan! Hiçbir zaman 10 dakikada bitmez, en az 2 saat sürer)" derdi, ama bu yıl haber vermeden kendisi yuvarlamış. Anlaşılan 32 yılı doldurunca artık büyüdüğümü kabul etmeye başladı. Kardeşlerim evlenip gittiğinden bu yana annem bayramlarda yuvarlamayı yuvarlamak için acımasızca bana yükleniyordu. "Anne biri görse ne derim" diyorum ama beni duymuyor ve üstüne bir de köftelerin boyutları nohut standardında olmayınca, "olmamış, daha ufak yap" diye azarlıyor. Tabii anne bu, her şeye hakkı var, üzerimizde bulunan sonsuz hakları gibi!

Şimdi "Yuvarlama da ne yaa?" diyenleriniz varsa öncelikle bilmediğiniz için teessüf ediyorum! Yuvarlama (namı diğer yuvalama) Gaziantep’te Ramazan Bayramlarında her evde muhakkak yapılan nohut, nohut büyüklüğünde köfteler, kemik suyu ve parça etten yapılan yoğurtlu bir tencere yemeği. Kızlar hiç kızmayın, yeni neslin büyük kısmı yemek konusunda annelerimiz kadar özverili olmadıkları için bu işinde bir pazarı oluşmuş. Kadınlar yuvarlayıp satıyorlar. Gaziantep’i arıyorsunuz, istediğiniz miktarı sipariş veriyorsunuz, size kavanozda yolluyorlar. Sipariş ederken de işin tekniğini bilmeniz gerekiyor, öyle herkes bir seferde sipariş veremez, raconuna uygun isteyeceksin ki karşıdaki kişi "bu işi biliyor" deyip sana iyi malı yollasın :) Nasıl mı? Şöyle; "bir kilo yuvarlama istiyorum" derseniz olmaz! O zaman size yemek ya iki kilo gelir, ya da iki soru ile karşılaşırsınız; toplam bir kilo mu? Yoksa bir kilo kıymaya mı? Çünkü pirinçle kıyma oranı bire birdir, yani bir kilo kıymaya bir kilo pirinç konur. Benim taktiği uygulamaz da acemi olduğunuzu belli ederseniz kavanozun içine bir de yarı yarıya nohut konur, sonra siz yarım kilo nohut, 250 gram pirinç, 250 gram kıymayı afiyetle yersiniz. Bu kadar şeyi bildiğim için yemek yapan bir erkek olduğumu düşünmeyin, siz de benim gibi zorla morla her Ramazan Bayramı’nda yuvarlama yaptırılsaydınız öğrenirdiniz :)

Yemeğin akabinde tatlı olarak genellikle zerde yenir. Ama ben zerde sevmem, benim favori tatlım asıl kuru baklavadır. Bayramınızın tatlı geçmesi için yazımı tatlıyla bitiriyorum, büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüyorum, yaşıtlarıma bir şey yok!
X