Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bayraktan ‘hilal’i kaldırmak istediler

    Selçuk ŞENYÜZ - FARUK BALIKÇI
    26.01.2015 - 02:23 | Son Güncelleme:

    28 Şubat’ta hilal İslam’ı temsil ediyor diye hilali bayraktan kaldırmak isteyen Türk ulusalcılar çıktı. Bu al bayrak mazlumların, tevhidin bayrağıdır. Bizler hilalin temsil ettiği İslam’ı temsil etmeye devam edeceğiz.

    BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, yeni bir Ortadoğu hedeflediklerini belirterek, “28 Şubat’ta hilal İslam’ı temsil ediyor diye hilali, bayraktan kaldırmak isteyen Türk ulusalcılar çıktı. Bu al bayrak dünyada mazlumların, tevhidin bayrağıdır. Bizler hilalin temsil ettiği İslamı temsil etmeye devam edeceğiz. Yeni bir Ortadoğu hedefliyoruz. Suriye’deki zalimlere karşı her yerde Türklerin, Kürtlerin ve Arapların oluşturduğu yeni bir Ortadoğu istiyoruz” dedi. AK Parti’nin Diyarbakır ve Batman İl Kongreleri’ne katılan Davutoğlu, şunları söyledi:

    İNADINA BARIŞ

    “Çatışmak isteyenlere karşı inadına ‘kardeşlik, barış, yeni Ortadoğu, yeni Dünya’ diyeceğiz. Biz bunun için çözüm süreci diyoruz. Çözüm süreci bir kesimin kaybedeceği ya da kazanacağı bir süreç değildir. Kardeşliğin kazanacağı bir süreçtir. Bu kolay bir yol değil. Asırlardır kardeşçe yaşamış olanların arasına birileri fitne sokmak istiyor. Biz bu kaderi değiştirmeye bütün bir milletin kaderi yapmaya kararlıyız.

    DEVLET İÇİNDEKİ ÇETELER

    Ne zaman çözüme yaklaşılıyor, o zaman birileri düğmeye basıyor. Rahmetli Özal bu sorunu çözmeye kararlıydı. Eşref Bitlis’i şehit ettiler. Arkasından da Özal vefat etti ve o çözüm süreci akamete uğradı. Ardından rahmetle andığımız Gaffar Okan’ı şehit ettiler. Onun ismi bugün dahi kardeşliğin sembolü olmuştur. Rahmetli Erbakan çözüm için çaba sarf ettiğinde 28 Şubat süreci başlatıldı. 2005’te çözüm süreci tekrar ihsas edilmeye başlandığında 2006’da Cumhuriyet mitingleri tertip edildi. Devlet içindeki çeteler 90’lı yıllardaki gibi karanlık bir dönemi başlatmak istediler. Devlet içerisine çöreklenmiş mahfiller sürece balta vurdular.

    Bu çabaları sürdüren Paralel çeteler devreye girdi. 2012’de Başbakan’a kumpas kurdular. Gezi provokasyonlarıyla çözüm sürecini durdurmak istediler. Bütün Türkiye’yi karanlığı sürüklemek istediler. Ama biz 2013’te çözüm süreci Yasası’nı çıkarttık. Bu süreci ilk defa yasal hale getirdik. çözüm süreci bizim için varoluş mücadelesidir.

    SÖZ VERİYORUZ

    Milletimizin huzurunda Cumhurbaşkanımız ve ben söz veriyoruz. Bu süreç her ne olursa olsun başarıya ulaşacak. Gençlerimiz dağlarda karşı karşıya değil, barış sofralarında karşı karşıya oturacaklar. Türk ve Kürt kardeşler birlikte Kudüs’ün, Şam’ın özgürlüğü için çalışacaklar. Çözüm sürecini hiç aksamayan bir mekanizma çerçevesine oturttuk. Yeni Türkiye diye yola çıkmışken, 6-7 Ekim Kobani olayları çıkartıldı. Kobani’ye nasıl sahip çıkmışsak Halep’e de sahip çıkacağız.

    SÜREÇ MİLLETİN MALIDIR

    Diyarbakır’daki çocuklarımızı kullanarak çözüm sürecini sabote etmeye çalıştılar. Bu topraklarda kimse evladımız ne olacak diye düşünmesin. Diyarbakır sokakları Konya sokakları kadar güvenli olsun. Bu sokakların bir daha yangın yerine çevrilmemesi için gereken önlemleri alacağız. Kamu düzeni ve çözüm süreci ile ilgili yeniden ivme kazandı. Çözüm süreci milletin malıdır. Milletin geleceğidir.

    TÜRK ULUSALCILARI

    Tarihdaşlık çözüm sürecinin ortak noktasıdır. Olaylar sakinleştiğinde bu kez de Cizre provokasyonları oldu. Onlara karşı da tedbir aldık. Ama bilisin ki her bir Cizreli bizim kardeşimizdir. Türk ulusalcıları diyor ki Selçuklu’yu, Osmanlı’yı, Osmanlıcayı unutun gelin tarih öncesi bir medeniyet inşa edelim. Kürt Baasçıları da unutun o İslam asırlarını daha öncesine Medlere, Perslere gidin diyorlar. Ama bilsinler ki Anadolu’nun mayası İslam mayası, tevhit mayasıdır.”

    Vakit bulursam Kürtçe öğreneceğim

    DİYARBAKIR Kongresi’nin yapıldığı salona ‘Selahaddini Eyyübi’nin torunları yeni Türkiye yolunda hocasıyla yan yana’, ‘Çözümün kalbi Diyarbekir’e hoş geldiniz’, ‘Kadim kentin evlatları taşkentli bilge adamla omuz omuza’ ve “Denge Bıratıye Serokwezir Davudoğlu- Kardeşliğin sesi Başbakan Davutoğlu” yazılı pankartlar asıldı. Davutoğlu ise eşi Sare Davutoğlu ile birlikte salona partililere karanfiller atarak girdi. Konuşmasına Diyarbakır’ı ve Diyarbakırlıları övdükten sonra Kürtçe “Hebuna we, hebuna meye- Varlığınız, varlığımızdır” diyerek başlayan Davutoğlu, “Düşünün AK Parti iktidarı olmasaydı Kürtçe ‘Serokwezir’ yani ‘Başbakan’ yazılır mıydı? Ve bir başbakan da ‘Hebuna we Hebuna meye’, ‘Varlığınız varlığımızdır’ı Kürtçe der miydi? Biraz vakit bulsam güzel Türkçemiz gibi güzel Kürtçemizi de öğrenmek istiyorum” dedi. Salondakilerin sık sık “Serok Ahmet” (Başkan Ahmet) diye slogan atması üzerine ise “Serok Ahmet diyorlar. Biz inşallah önümüzdeki dönemde özgürlükçü bir anayasa için seçimlere gidiyoruz” diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı