Gündem Haberleri

    Baykal'dan hükümete salvo

    Hürriyet Haber
    25.10.2005 - 19:50 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, önce grup toplantısında ardından da Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldrım hakkında verilen gensoru görüşmeleri sırasında kürsüden hükümeti topa tuttu. Galataport ve liman ihalelerine değinen Baykal, hükümeti yolsuzlukların içinde olmakla ve halkın 750 milyon dolarını yok etmekle suçladı.

    /images/100/0x0/55eb4301f018fbb8f8b5c4c3Baykal önce grup toplantısında hükümeti sert bir şekilde eleştirdi. Ardından da gensoru önergesinin görüşmelerinde Başbakan Erdoğan'ı "Başbakan en büyük yolsuzluk içinde" diye suçladı. CHP Genel Başkanı, Rahmi Koç'un bile haberinin olmadığı Galataport ihalesinde halkın 750 milyon dolarının yok edildiğini öne sürererk, "B:aşbakan'ın görüşmedim dediği Offer ile defalarca görüştüğü ortaya çıktı. Başbakan en büyük yolsuzluk içinde" dedi.

    'ÜLKENİN NİMETLERİNİ İSTEDİĞİNİZE VEREMEZSİNİZ'

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye’de işbaşına gelen hükümetlerin ülkenin zenginliklerini istediklerine verebileceklerini düşündüklerini ve bu yönde çalıştıklarını kaydederken, "Oysa o doğrultuda çalışanların bir kısmı bugün Yüce Divan’da hesap veriyor. Siz de bunu yapıyorsunuz" dedi.

    Deniz Baykal ve arkadaşlarının verdiği, Kuşadası ve Galata Limanları ile Tüpraş ihalelerinde, organize bir şekilde görevi kötüye kullanarak ihaleye fesat karıştırdıkları ve kamuyu zarara uğrattıkları gerekçesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım hakkında verilen gensoru önergesi ele alındı. CHP Grubu adına konuşan Baykal, Kuşadası Limanı konusunda ihaleyi alan Mehmet Kutman’ın bir konuşmasında Danıştay’ın iptal ettiği yönetmelik yerine yasa çıkarılacağını söylediğini ve bunun kayıtlarının bulunduğunu anlatırken, "Bir AKP grup Başkanvekilinin, bir bakanın söyleyemeyeceği şeyi söylüyor ’gerekirse kanun çıkartırız’ diyor ve ne yazık ki o kanun da çıkıyor bu Meclis’ten. Bu durum bir liman ihalesinden öte bir durum olduğunu ve işbirliği gerçekleştirildiğini gösteriyor bize" dedi.

    Baykal, Tüpraş’ın bir katrilyon liraya kadar olan hisselerinin satış yapma yetkisi kamuoyuna duyurulmadığını anlatırken, "Ama birisi öğreniyor. Kuşadası kahramanı Tüpraş’ta bu yetkiyi kullanabileceğini düşünüyor ve Global Menkul Değerler adlı şirket 28 Şubat’ta ÖİB’e başvurarak Tüpraş’a ait hisselere talip olduğunu söylüyor. Türk bürokrasi tarihinde bugüne kadar görülmemiş bir hızla, aynı tarihte ÖİB tüm işlemleri tamamlayarak bu talebe olur yanıtını veriyor. Acaba bürokrasinin arkasındaki bu hızlı temponun arkasında ne var? Bu sorular şu anda Yüce Divan’da sorulmakta olan sorulardan daha ciddi sorulardır" diye konuştu. Baykal, daha sonra yapılan ihalede verilen fiyatın 752 milyon dolarlık bir kaynağın bu Ofer-Kutman ikilisine yasalar hiçe sayılarak, gece yarısı buluşmalarından güç alınarak devredilmiş olduğunu gösterdiğini kaydetti.

    NE DAMARI MİLLETİN AORTUNDAN GİRDİNİZ

    Baykal, Başbakan Erdoğan’ın çıkıp yolsuzluklarla mücadele ettiğini söylediğini kaydederken, "Hadi canım sen de. Nerede yolsuzlukla mücadele ediyorsun, en büyük yolsuzluğun içindesin. Başbakan ’yolsuzluklara damardan giriyoruz’ diyor. Ne damarı, milletin aortundan girip alıyorsunuz, bu milletin 750 milyon dolarını" diye konuştu.

    Baykal, görüştükleri önergenin sıradan bir gensoru olmadığını, bugün TBMM’de tarihi bir toplantı yaptıklarını ifade ederken, "Siz parmak hesabıyla bu işi hallederiz diye düşünebilirsiniz ama çocuklarınız, torunlarınız bunların hesabını sizden soracaklar" dedi.

    Türkiye’de işbaşına gelen hükümetlerin bu ülkenin zenginliklerini istediklerine verebileceklerini düşündüklerini ve çalıştıklarını dile getiren Baykal, "Oysa o doğrultuda çalışanların bir kısmı Yüce Divan’da hesap veriyor. Bakın siz de bunu yapıyorsunuz" dedi.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada da, yeni bir döneme giren Türkiye’nin 2006’yı seçim yılı olarak değerlendirmesi gerektiğine işaret ederken, "AKP deneyimini Türkiye sandıkta yenmelidir. Bu Türkiye’nin en büyük demokrasi atılımı olacaktır. Kutsal değerleri, kavramları kullanan, istismar eden AKP iktidarını dört yıl denedikten sonra Türk halkının sandıkta yenmesi Türk demokrasisi çok önemli bir aşamaya geldiğini gösterecektir" diye konuştu.

    "HİKMETYAR’IN ÖNÜNDE DİZ ÇÖKENLER BUGÜN ATATÜRK’ÜN ÖNÜNDE SAYGI DURUŞU YAPIYORLAR"

    Baykal, Cumhuriyet’in 82’inci yılının kutlanacağını da anımsatırken, Cumhuriyetin kuruluşunda Cumhuriyete karşı olanların 1950’den sonra bu düşüncelerini çeşitli derecelerde siyaset dünyasına yansıtmaya başladıklarını ifade etti. Baykal, Cumhuriyete tepki anlayışına dayalı, din istismarı anlayışına dayalı bir siyaset geleneğinin çeşitli aşamalardan geçerek günümüze taşındığını ve bugünde demokrasi içinde üçte iki çoğunlukla parlamentoya girdiğini kaydetti. Bir zamanlar "Anıtkabir’e gidip orada sap gibi duracaksınız" diyenlerin bugün Anıtkabir’de Atatürk’ün önünde saygıyla başlarını önlerine eğme durumuna geldiklerini belirten Baykal, "Cumhuriyete karşı olanlar bugün Cumhuriyete sahip çıkma konumuna gelmişlerdir. Bu Cumhuriyetin başarısıdır. Cumhuriyet kendisine meydan okuyanları kendisine saygı duyma noktasına getirmiştir. Bir süre önce Hikmetyar’ın önünde diz çökenler bugün Atatürk’ün önünde saygı duruşu yapıyorlar" diye konuştu. Baykal, CHP’nin bu dönüşümden gurur duyduğunu ancak bu değişimin bir aldatmaca olabileceği ihtimaline karşı duyarlılığını da sürdürdüğünü vurguladı.

    "SENİ GİDİ YARGI KAÇAĞI SENİ"

    Baykal, önümüzdeki dönemde iktidara geleceklerin eğitim, tarım ve yargı alanlarında devrim yapması gerektiğini vurguladı. Yargıda devrimi yapabilmek için önce yargı bağımsızlığının sağlanması gerektiğini dile getiren Baykal, "Yargıyı onun bunun tasallutundan, tecavüzünden kurtarmak gerek" dedi.

    "EĞİTİM SİSTEMİNDE GEDİK AÇTIRMAYACAĞIZ"

    Baykal, Başbakan Erdoğan’ın "devleti eğitimin dışına çıkaralım" şeklindeki sözlerini anımsatırken, "Dünyanın hiç bir yerinde var mı böyle bir şey? Dünyanın her yerinde devlet okutur çocuklarını devlet" dedi. Aslında sorunun eğitim sorunu olmadığını, başbakanın bu yolla başka bir şey aradığını savunan Baykal, "Aradığı eğitimin kalitesi, yaygınlığı değil. Biz işte o başka bir şeyi kapatacağız, gedik bulamayacak. Cumhuriyetin eğitim sisteminde gedik açtırmayacağız" diye konuştu.

    Baykal, Başbakan Erdoğan’ın benzer çelişkileri başka alanlarda da ortaya koyduğunu, bunun Erdoğan’ın siyaset üslubundan kaynaklandığını dile getirirken, "Tutarsız, samimiyetsiz, çelişkili, örtbas edici. Sakal-ı Şerif’te böyle oldu, Ofer olayında böyle oldu. Başbakanlık Müsteşarı ile ilgili bir durum netleşti. Başbakan buna kızdı, sinirlendi. Bilimsel hırsızlığı bir şeref payesi haline getiren açıklamalar yaptı. Aşırmayı savunan bir başbakan tablosu ortaya çıktı" dedi.

    "VAN’DAKİ HUKUK KRİZİ AŞILMALI"

    Baykal, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Yücel Aşkın’ın tutuklanması olayıyla ilgili bir heyeti Van’a gönderdiklerini, heyetin orada temaslarda bulunduğunu anlatırken, "Van Başsavcısı, ’bu dosyanın gelişiminden haberim yok’ diyor. Başsavcıdan da bir şeyler kaçırılarak bir olay tezgahlanmak isteniyor. Bu Türk hukukuna yakışmıyor" diye konuştu. Baykal, Türkiye’de en büyük yolsuzluklara bulaşanların ellerini kollarını sallayarak, VİP salonlarında ağırlandığını, öte yandan cumhuriyetin bir rektörünün, hukuk, usuller, gelenekler çiğnenerek bir husumetin parçası haline getirildiğini kaydederken, Türkiye’nin Van olayında ortaya çıkan hukuk krizini aşması gerektiğini vurguladı.

    "İNCİRLİK İLE İLGİLİ YENİ BİR ANLAŞMA MI SÖZKONUSU"

    Baykal, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda beklentilerinin Washington’a antalımsası gerektiğini belirtirken, İncirlik Üssü’ne yönelik gizli bir düzenlemenin yapılmakta olduğunun bilindiğini söyledi. Baykal, "Türkiye’nin terörle mücadelesine katkı niteliğindeki taahhütlerin yerine getirilmesi ertelenirken, İncirlik konusunda yeni talepler geldiği biliniyor" diye konuştu. "İncirlik ile ilgili yeni bir anlaşma sözkonusu mudur, değil midir?" diye soran Baykal, "bunu bilmek istediklerini, bu konuda ne olduğunun net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.

    "AKP DENEYİMİNİ TÜRKİYE SANDIKTA YENMELİ"

    Baykal, 2006 yılında Türkiye’nin seçim yapması gerektiğini yinelerken, "AKP deneyimini Türkiye sandıkta yenmelidir. Bu Türkiye’nin en büyük demokrasi atılımı olacaktır. Kutsal değerleri, kavramları kullanan, istismar eden AKP iktidarını dört yıl denedikten sonra Türk halkının sandıkta yenmesi Türk demokrasisi çok önemli bir aşamaya geldiğini gösterecektir. Halkın kendi eliyle kurduğu bu iktidarı kendi eliyle indirdiğinde ne mutlu Türkiye Cumhuriyeti’ne, ne mutlu Türk demokrasisine" diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı