Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baykal Yılmaz'a ‘Gel beraber yapalım’ dedi mi?

Muharrem SARIKAYA

ANAP cephesinden dün şu iddia yayılıyor: ‘‘Baykal cumartesi günü Mesut Yılmaz'a ‘Ecevit olayını boz, senin başbakanlığında ben de hükümete girmeye hazırım' mesajı gönderdi...’’

İddiayı ortaya atan ANAP içinde güvenilirliği ile tanınan bir isim.

Adının yazılmasını istemiyor. Ancak Yılmaz’ın teklifi tartıştığını ve reddettiğini ileri sürüyor.

Bu iddiasını birkaç kez üstüne basa basa tekrar ediyor. Hatta Yılmaz'ın arkadaşları ile konuyu tartıştığını ve öneriyi reddettiğini bildiriyor.

İddiayı CHP lideri Deniz Baykal'a aktarıyoruz.

Baykal, aynen şunları söylüyor:

‘‘Mesut Yılmaz başbakan olsun ben de geleyim demişim öyle mi? Birlikte hükümet olalım demişim öyle mi? Yahu deli miyim, tam tersine. Bizim derdimiz bu hükümete bulaşmamaktır...’’

Baykal, 1995 yılından bu tarafa aynı politikayı yürüttüğünü vurguluyor ve şunları söylüyor:

‘‘Biz ancak merkez solun belirleyici olduğu bir oluşumun içinde yer alırız. Bunun dışındaki oluşumlarda da olmayız. Biz 1995'ten beri bu politikayı götürüyoruz. Bizim derdimiz bu hükümete bulaşmaktan uzaktır.’’

* * *

DSP'nin tek başına iktidara gelmesine Baykal nasıl bakıyor?

Önceki gün yapılan grup toplantısında konuyu tartıştıklarını, güvenoylamasında ret verme kararı aldıklarını hatırlamakla yetiniyor.

Bunun ötesinde bir şey söylemek istemediğini belirtiyor.

Baykal, sözlerini şöyle sürdürüyor:

‘‘Merkez sağ kendi içinde, merkez sol kendi içinde hareket etmelidir. Bu hükümetin kuruluşunda ortaya çıkan ANAP-DYP beraberliği bizce sağlıklı. Bizi de mutlu ediyor...’’

FP lideri Recai Kutan'ın önceki gün yaptığı çağrıda olduğu gibi, bir ‘‘FP-DYP cepheleşmesinin yanlış olacağını’’ vurguluyor.

Baykal, aynı kanatlardaki partilerin birlikte hareketinden yana olduğunu belirterek şöyle diyor:

‘‘Çapraz siyasetlerin bir bloklaşma ya da cepheleşme anlayışı içinde bir araya gelmesi yaklaşımında aramamak lazım. Radikal sağ siyasetlerin merkez sol siyasetlere ya da merkez sol siyasetlerin merkez sağ siyasetlerine yönelmeleri ters ilişkilerdir.’’

* * *

ANAP'a dün hâkim olan hava da Baykal'ın sözleri doğrultusunda oluyor.

FP'nin çağrısına DYP'nin kapılarını kapatması ANAP'ta memnuniyet yaratıyor.

ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın önceki gün yapılan grup toplantısında, DSP azınlık hükümetine neden destek verdiklerini anlatırken sıraladığı şu iki cümleye dikkat çekiliyor:

‘‘Rejim bunalımına neden olacak siyasi sonuçların ortaya çıkmasını önlemek... Partilerin aynı tabloya dönmesine neden olacak işbirliklerini ortadan kaldırmak...’’

Bu açıdan FP ile DYP arasındaki işbirliğinin son bulmasının rejim açısından yararlı olduğu belirtiliyor.

ANAP'tan yayılan yorum şöyle oluyor:

‘‘Seçimlerde iki eksen karşılaşacak. Biri FP'nin içinde bulunduğu eksen, diğeri ise oluşan ANAP-DYP-DSP ekseni. Oyların ikinci eksene yöneleceğine inanıyoruz. Seçim sonrası da ikinci eksenin koalisyonu olur.’’

Hatta bu kutuplaşmanın FP'nin oylarında düşüşe neden olacağı iddia ediliyor.

Meclis'te seçim sonrasına dönük planlar bu şekilde yapılıyor.

Ancak, listelerin çerçevesi ortaya çıkmaya başladıkça milletvekillerinin sinirlerinin gerildiği de gözleniyor.

Geçmişte, üç kez direkten dönen seçimlerin iptali hatırlandıkça partilere şu kaygı hâkim oluyor: Bu kez iptal olur mu?



X