Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Baykal şimdi kaset peşinde

KASET nasıl çekildi, kim çekti, neden çekti, piyasaya nasıl sürüldü, Ankara Savcısı çok ciddi, iyi niyetle bu soruların peşine düşüyor. Telefon kayıtlarından ipucu yakalamaya çalışıyor.

On beş yıldır Deniz Baykal’ın avukatlığını üstlenen, aynı zamanda CHP Manisa milletvekili Şahin Mengü kaset olayında yine Baykal’ın avukatı. Baykal istifa sonrasında evine kapanıyor. Baykal’ı evinde gören ender kişilerden biri de, Şahin Mengü. O görüşmede istifa değil, sadece kaset ve savcılığın çalışması konuşuluyor. Bu ne demek? Baykal kasetin peşinde demek.

Senaryoların bini bir para. Baykal döner mi, dönmez mi, galiba dönecek, hayır dönmeyecek, gibi tahminler arasında, sessiz ve derinden bir başka gelişme yaşanıyor.

ÖNDER SAV’I İZLİYORUM


“Dönsün” diye ağlayanlar, hele de genel merkez bağlantılı olanlar, “ben ne olacağım” derdine düşenler.

Siyasi hayatlarını ancak Baykal’la devam ettirebilenler. Kaldı ki, Baykal istifa etmeseydi, onlar arasında yerini koruyacak olanların sayısı çok azdı. Onları geçiyorum.

Geriye kalan ve yine de “dönsün” diyenler arasında en önemli kesim kurultay delegeleri. Genel Başkanı ve parti yönetimini seçen, şimdi tekrar seçecek olan kurultay delegeleri. Onların çoğunluğu ne düşünüyor? “Dönsün” diyenler kadar, “dönmesin” diyenler var.

Kim o kurultay delegeleri? Deniz Baykal’a kesinlikle sadık, aynı zamanda Genel Sekreter Önder Sav’ın işaretine bakan insanlar. Günlük bir fotoğraf çekiyorum.

- Delegeler üzerinde etkili olan Önder Sav genel başkan adayı olur mu?

- Duygu seli durgunlaştıkça, Baykal için tutulan tempo aynı dozda devam eder mi?

- Baykal istifası ile müthiş bir manevra yaparak geri dönmeyi mi tasarlıyor  yoksa gerçekten dönüşü olmayan bir yolda mı?

Bu sorulara verilecek yanıtların tamamı spekülasyon.

Tıpkı, dönerse Baykal kendisini de bitirir, CHP de biter, hayır Baykal da, CHP de yükselişe geçer, demek ne kadar spekülasyon ise, tersi de, öyle. Yani, dönmezse, hem kendisi, hem CHP kazançlı çıkar, hayır ikisi de kaybeder, tahmini gibi.

Duygular ve siyasal tepkiler ayakta, mantığın devreye girmesi için zaman gerek.

Ben bugünlerde en çok Önder Sav’ı izliyorum.

O kaset kimin işi

BAYKAL’la ilgili o iğrenç kaseti kim çekti? Rivayet muhtelif.

a) Derin Devlet. Sanki olamaz. Çünkü, “ben Ergenekon’un avukatıyım” diyen bir lideri derin devlet çok sever. Neden tuzak kursun ki?

b) AKP. Sanki olamaz. Çünkü, AKP çevresinden çok sık duyduğum bir söz var, “biz Baykal’dan memnunuz”. AKP; Baykal’ın değişime karşı çıkan görüntüsünün, kendisine yaradığını düşünüyor. Neden tuzak kursun ki?

c) CHP’deki Baykal muhalifleri. Geçiniz bir kalem. İstifa etmiş olsa bile, eğer kendisi isterse, dönebileceği ortada. Neden tuzak kursunlar ki?

d) Dış güçler. Türkiye’de AKP’ye alternatif yaratmak isteyen ve fakat Baykal’dan memnun olmayan etkin bir çevre. Bu biraz daha makul. Ancak, dış güçler bu kadar etkili ise, yandık gitti.

e) Kişisel hesabı olanlar. Bu olasılık üzerinde durmakta yarar var. Pek yabana atmayın.

Savcılık şimdi bu hesaplardan yola çıkıyor. Kimin, neden yaptığı ortaya çıkmadıkça, her şeye rağmen, ihalenin hükümet üzerinde kalacağı besbelli.

Koordinatör Taner Yıldız mı Zafer Çağlayan mı

BİLDİRİ  ilginç, bildiriyi gönderen açısından, hükümet içinde gizli bir çekişme mi var dedirtecek kadar ilginç.

Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Medvedev Türkiye’de. Bu ziyarette bir dizi ekonomik konu görüşülecek. Yaklaşık yirmi yıldır ülkeler arasındaki ekonomik ilişkileri yönlendiren özel sektör. Özel sektörün de lokomotifi DEİK.

Ancak, hükümet son zamanlarda iki yeni lokomotif icat ediyor. Biri TUSKON, diğeri TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi). Bu meclis Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’a bağlı.

Ekonomik ilişkileri yürütme açısından, her ülkeden sorumlu ayrıca bir bakan var. Koordinatör olarak. Rusya’dan sorumlu olan Enerji Bakanı Taner Yıldız. Medvedev’in ziyareti nedeniyle, Taner Yıldız’ın koordinasyonu normal. Buna rağmen. Bu ziyarette iki anormal olay yaşanıyor. İlki, DEİK bağlantılı, bizim iş adamlarının Medvedev’le planlanan yemekleri iptal ediliyor.

İkincisi de, şu bildiri. Aynen şöyle:

“Devlet Bakanı Zafer Çağlayan koordinatörlüğünde, Türk-Rus iş forumu için her türlü organizasyonu TUSKON ve TİM ortaklaşa yapacaktır. İmza: Özel Kalem Müdürü”.

Koordinatör Taner Yıldız iken, aniden Zafer Çağlayan oluyor. Garip bir durum, belki daha da ötesi, bir anlaşmazlık. CHP ile haşır neşir olduğumuz şu günlerde, bu güncel ayrıntıyı vurgulamadan edemiyorum.

Adaylığını koyması gerek

GENEL başkan seçimiyle ilgili bir tartışma var. CHP Tüzüğüne göre: Deniz Baykal’ın yeniden genel başkan olması için, kurultay delegelerinin toplayacağı imza yeterli değil. Bir yoruma göre, kurultay seçmeye hazır olsa bile, Baykal adaylığını koymak zorunda.

Bir başka yoruma göre, aday olması şart değil.  Kurultayın seçmesi yeterli.

Hukukçular genel başkan seçimine farklı yorumlar getirirken, belirleyici iradenin Baykal’a ait olduğu ortada.

X