Gündem Haberleri

    Baykal: Sadece benim dokonulmazlığımı kaldırın

    A.A
    06.10.2008 - 14:33 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kendisinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dokunulmazlığının kaldırılması talebini yineleyerek, “Siz eğer kendi genel başkanınızın dokunulmazlığını kaldırmaya cesaret edemiyorsanız, sadece benim dokunulmazlığımı kaldırın. Başbakanınki kalsın. Hiçbir şikayet etmeyeceğiz” dedi.

    NTV'nin canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Baykal, yolsuzluk tartışmalarına da değindi.

    Baykal, bir söyleşide kendisine yöneltilen “Bayram sonunda yolsuzlukla ilgili yeni dosyalar var mı?” sorusuna “Bayram sonrasında yeni sürprizler olabilir” şeklinde yanıt verdiğinin hatırlatılması üzerine, o konularda ciddi bir hazırlık gerçekleştirmeden, somut sonuçlar, kanıtlar, belgeler ortaya çıkarılmadan bir şey söylememeyi tercih ettiklerini söyledi.

    Kamuoyunun art arda çok fazla yolsuzluk dosyasına muhatap olduğunu ve kafaların karıştığını belirten Baykal, yolsuzluk konusunu olağanlaştırmamak, sıradanlaştırmamak gerektiğini vurguladı. Kamuoyunun sindirim kapasitesini dikkate alarak, olayları yedire yedire, anlata anlata bu konuyu yönetmek durumunda olduklarını kaydeden Baykal, açıklamaların bunlar dikkate alınarak yapıldığını ifade etti.

    Baykal, “Bu son dönemde birbiri ardına ortaya çıkan yolsuzluk belgeleri bugünkü iktidarın yolsuzluk karşısındaki konumunun kamuoyu tarafından ciddiyetle anlaşılmasına yardımcı olmuştur. Tutarlı, ayırım gözetmeyen, net bir yolsuzlukla mücadele zihniyetinin bu iktidarda olmadığı; kendilerinin, yandaşlarının ve siyasi hareketin temelinin yolsuzluklar konusunda çok anlayışlı bir yaklaşım içinde bulunduğu bugün görülmüştür” diye konuştu.

    AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın, yarın belgelerle basının karşısına çıkacağı ve “Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı belgelere yönelik (foyaları ortaya çıkacak)” şeklindeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Baykal, bunun üzerinde konuşulacak bir yaklaşım olmadığını belirtti. Fırat'ın “hakkımdaki sözler bir tereddüt yaratırsa” istifa ederim sözlerini anımsatan Baykal, “Tereddüt yaratma değil, kanıt ortaya kondu. Mahkeme kararları ortaya kondu. O noktadaki kişilerle meşgul değiliz. Bizim meselemiz o değil” dedi.

    ALMANYA'DAKİ DENİZ FENERİ DAVASI

    Almanya'daki Deniz Feneri Davası'na da değinen Deniz Baykal, Alman yargısının hiçbir zorlama olmadan, kendi inisiyatifi ve sorumluluk duygusuyla başlattığı yargı sürecinin çok kısa sürede ve etkileyici bir biçimde sonuçlandığını anlattı. Baykal, mahkeme sonucunda ortaya çıkan tablonun vatandaş olarak kendisini rencide ettiğini vurgulayarak, olaydaki ilgililerin hemen hemen tamamının Türk vatandaşları olduğunu kaydetti. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Türkiye'deki siyasi amaçlara ve Türkiye'deki iktidarın siyasi hesaplarına yönelik bir şekilde o kaynak kullanılıyor ve bu, Alman Mahkemesi tarafından ortaya konuyor. Alman Mahkemesi bunu araştırırken, 'Siz de yardımcı olun diyor'. Biz yardım etmiyoruz. O kendi başına bunu yapıyor. O bunu ortaya koyduktan sonra haftalar geçiyor, Türkiye'de kimsenin kılı kıpırdamıyor. Hala o dosya Türkiye'ye gelmemiştir. Bu beni çok rahatsız, rencide ediyor. Elbette bunu Meclis'e taşıyacağız. Parlamento çalışmaları içinde bu ayıbın hesabı sorulacak.”


    Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, konuyla ilgili açıklamalarını da hatırlatan Baykal, “Orada yapılmış olan bir yolsuzluk var, yolsuzluğu yapan bizim vatandaşımız. Senin vatandaşın, senin hukuki sorumluluğun, yetkin var. O araştırırken sen yardımcı olacaktın ama olmadın” dedi. Alman Mahkemesi'nin “Bizim yakaladıklarımız piyonlar, ele başları Türkiye'de” dediğini de kaydeden Baykal, Türkiye'nin bu iddiaları hazmettiğini savundu.

    Baykal, “Yolsuzluk sanki Türkiye'de mübah. Böyle bir anlayış ortaya çıkmaya başladı. Orada suç. Orada suçlanacak, ele başları burada olacak ve bunlar maruz görülecek. Niye bu böyle oluyor? Niye dokunamıyorsunuz kardeşim? Özel yakınlıklar mı var? Var, var. Özel yakınlıklar var. Yani bu olay sizi ve sizin yakınlarınızı ciddi şekilde tedirgin mi ediyor? Evet, ediyor. Bunun sonucunda Türkiye yolsuzlukla mücadelede eli kolu bağlı hale geliyor” diye konuştu.
    Deniz Baykal, Çankaya Belediyesine yönelik yolsuzluk iddialarının araştırmak için bir komisyon kurduklarının hatırlatılması ve sonucun ne zaman alınacağının sorulması üzerine de, en kısa zamanda komisyondan bir değerlendirme istediklerini belirtti. Baykal, bunun sonucunda ya konuyu bir an önce yargıya intikal ettirileceği ya da farklı bir değerlendirme varsa, bunun gerçeklerinin açıklanacağını söyledi. Belediyelerde çeşitli düzeylerde yolsuzlukların yapıldığının görüldüğünü dile getiren Baykal, “Bunların üzerine yürüme konusunda hiçbir kısıtlamamız yoktur. Kim yaparsa yapsın biz yolsuzluğun üzerine gideriz” dedi.

    Baykal, Deniz Feneri Derneği ile ilgili davada “sütü bozuk bir insanın, para göz bir insanın, gözünü para hırsı bürümüş bir insanın bireysel yolsuzluğunun değil, sistematik, çeteleşme halinde, kolektif, Türkiye ile, Türkiye'de akıl almayacak çevrelerle bağlantılı bir büyük yolsuzluk tablosu”
    ortaya çıktığını ileri sürdü. Derneğin yolsuzluk yapmak üzere kurulduğunu iddia eden Baykal, çift muhasebe tutulmasının da buna kanıt olduğunu anlattı.

    MAL VARLIĞI AÇIKLAMASI

    Mal varlığı ile beyan talebinin hatırlatılması üzerine de Baykal, gerekli mercilere bu beyanları her zaman yaptığını, değişiklikleri bildirdiği söyledi. Baykal, “Benim mal varlığımla ilgili kimsenin kuşku duyması için de bir neden yok. Böyle bir kuşkuyu haklı olarak söyleyebilecek, dürüst bir insanın var olabileceğine ben ihtimal vermiyorum. Bizim böyle bir konumuz yok” dedi.


    Baykal, “Eğer sen açıklanmasını istiyorsan bir kanun getir. O kanunu çıkar. O kanunla biz hepimiz internete koyalım, Resmi Gazete'de yayınlayalım. Hepsi olur, benim bunlara itirazım yok. Ben herhangi bir insanın beni muhtemel bir yolsuzluk sanığı konumuna koyma girişimine tepki gösteriyorum ve kimseye bu hakkı vermiyorum” diye seslendi.

    Kendisinin ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dokunulmazlıklarının kaldırılması talebini yineleyen Baykal, şöyle konuştu:
    “İki kişinin dokunulmazlığını, yarın Meclis açılıyor, derhal kaldıralım. İki kişi kaldırılsın ve bizimle ilgili kim ne biliyorsa, kimin ne itirazı varsa yargıya intikal etsin. Bu süreç işlesin. 'Hayır, kaldırmayız' diyorlar. Siz eğer kendi genel başkanınızın dokunulmazlığını kaldırmaya cesaret edemiyorsanız, o zaman lütfen benim şu dileğimi yerine getirin: Sadece benim dokunulmazlığımı kaldırın. Başbakanınki kalsın. Sadece Deniz Baykal'ın dokunulmazlığını kaldırın, hiçbir şikayet etmeyeceğiz. 'Bize haksızlık yaptınız, bizi gönderiyorsunuz, neden kendiniz gelmiyorsunuz?' demeyeceğiz. Benimle ilgili kim ne biliyorsa ortaya koysun ve bu yargıya intikal ettirilsin. Eğer diyorlarsa ki, 'Bu böyle olmaz. Bunları bir anlayalım, herkes eteğindeki taşı döksün, millet de bunu görsün', o zaman teklifim çok açık, televizyonda Sayın Başbakan ile ben bir araya gelelim.”


    ABD'deki başkanlık seçimlerinin yaklaştığını ve adayların televizyonda tartıştıklarını hatırlatan Baykal, bunun bir demokrasi terbiyesi olduğunu ve kimsenin bundan kaçamadığını söyledi. Televizyondaki tartışmanın koşullarını da anlatan Baykal, belirlenen sürelerde karşılıklı olarak düşüncelerin dile getirilebileceğini, konuların da sınırlandırılabileceğini belirtti.

    Başbakan Erdoğan'ın, Aydın Doğan'ın ruhsat talebine “Ruhsatı sana vermeyeceğim, bizim Çalık Grubu'na vereceğim” şeklinde yanıt verdiği iddialarını hatırlatan Baykal, bu iddiaların henüz Başbakan Erdoğan'a sorulamadığını söyledi. Baykal, “Bu doğru mu, değil mi? Böyle bir şey söylenebilir mi bir hukuk devletinde, bir demokraside? 'Bizim Çalık Grubu' diye bir terminoloji var mıdır?” diye sordu. Baykal, bütün bunların konuşulması gerektiğini belirterek, 70 milyon kişinin bu soruların cevabını Başbakan Erdoğan'ın ağzından duyamadığını savundu.

    Baykal, CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığından söz edildiğinin hatırlatılması üzerine de bu konularda henüz herhangi bir çalışma yapılmadığını ve karar alınmadığını bildirdi. Baykal, “Sayın Kılıçdaroğlu'nun kamuoyumuzun takdirini ve sevgisini kazanmış olmasını, ona yönelik önerilerin ortaya atılmış olmasını büyük bir zevkle, memnuniyetle karşılıyoruz. Kemal Bey, Türk siyasetinin ihtiyaç duyduğu, ciddi, sorumlu, güvenilen, boş konuşmayan, kimseye özel bir hakaret arayışı içinde olmayan, kendisine ve başkasına saygısı olan ama görevini de etkili bir şekilde yapan bir siyasetçidir” dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı