Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: Kimse Türkiye'ye totaliter rejim getiremez

    Hürriyet Haber
    29.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Baykal, Türkiye'nin totaliter bir rejimle yönetilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını belirterek "kimsenin buna gücü yetmez" dedi. CHP Genel Başkanı Deniz  Baykal, Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanması talebinde bulunduklarını belirterek, “70 milyon insanın duygularıyla bu kadar oynanmaz, bu kadar rencide edilmez” dedi.Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçtiğimiz hafta tüm Türkiye'nin kırmızıya boyandığını ancak bu kırmızının kan kırmızısı değil, halkın ev ve işyerlerine astığı bayrakların kırmızısı olduğunu söyledi. Yurdun dört köşesinde yaşatılan bu heyecan duygusunun çok doğru değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baykal, şunları söyledi:    “FAŞİZM Mİ GELİYOR?”    “Mersin'de yapılan gösteride bayrağımıza karşı yapılan bir saygısızlığın tüm Türkiye'yi ayağa kaldırmasının nedenlerini doğru değerlendirmek gerekli. Birçok çevre, 'faşizm mi geliyor? Kavgam kitabı da çok satılıyor' gibi yaklaşımlarla olayı farklı yönlere çekmeye çalıştı. Ama işin doğrusu, halkın bayrağına sahip çıkması gereken bir ortamın ülkeyi yönetenlerin de büyük katkısıyla ortaya çıkmasıdır. Türkiye'ye uzun süredir yapılan haksızlıklara karşı bir birikimin ve tepkinin dışa vurumudur bu yaşananlar. Hiç kimse kuşkulanmasın, Türkiye'nin totaliter bir rejimle yönetilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Kimsenin buna gücü yetmez.”    Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde bugüne kadar büyük mücadele verdiğini ve bu mücadele verilirken AB yetkililerinin Türkiye'ye karşı herhangi bir şekilde farklı davranılmasının söz konusu olmayacağını defalarca dile getirdiklerini hatırlatan Baykal, gelinen noktada Türkiye'nin aldatıldığı gerçeğinin tüm çıplaklığı ile gözler önüne serildiğini vurguladı.     AB'nin Türkiye raporunu açıklamasının ardından bu gerçekleri sadece CHP'nin dile getirdiğini ve gerek iktidar gerekse de medyanın bunları göremediğini ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:    “TÜRKİYE CİDDİ YÖNETİLMELİ"     “Uygulanan AB politikaları sonucunda herkesin tadı kaçtı, güveni sarsıldı. Aldatma duygusu ve hayal kırıklığı yaşandı. Sayın Başbakan tüm uyarılarımıza rağmen, orada imza atıp Ankara'da bayram yapmıştır. Ama gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlayınca morali bozulmaya başlamış ve hevesi kaçmıştır.    Dışarıdaki bu gelişmeler ve içeride bayrağa karşı yapılan saygısızlık sonrasında bir de 'Apo yeniden yargılansın' sesleri, konfederatif devlet önerileri, bu devletin bayrağının ortalarda dolaştırılması...     Tüm bunlar olurken hükümet susacak, hükümet susarsa meydanlar konuşur. Halk artık resmi ağızlardan yapılan bu saygısızlıklara karşı tepki istiyor. Ama hükümet aciz bir suskunluk içinde. Türkiye'nin ciddi bir şekilde yönetilmeye ihtiyacı var. AB ile ilişki kurmanın yolu, hükümetin izlediği bu politika değildir.    SOYKIDIM İDDİASI  Önümüzdeki günlerde bu sıkıntı daha da artacak. Apo, 30 bin kişinin ölümüne yol açan bir sürecin sorumlusu. Yargılandı ve mahkum oldu. Dünyada bu suçla ilgili bir sıralama yapılsa birinci sıraya geçer. Şimdi 'bir daha yargılansın diyorlar'. 70 milyon insanın duyguları ile bu kadar oynanmaz ve bu kadar rencide edilemez.”    Türkiye'nin Ermeni meselesinde ortaya koyduğu tavrı her konuda göstermesi gerektiğini belirten Baykal, artık aklı başında hiç kimsenin “soykırım” sözcüğünü ağzına almaması gerektiğini söyledi.    EMEKLİNİN TÜFE ALACAĞI    Hükümetin emeklilere vermesi gereken Tüfe farkı alacaklarını mahkeme kararına rağmen ödemediğini ve yeni yasal yollara başvurduğunu belirten Baykal, “dünyanın hiçbir yerinde emeklileri ile mahkemelik bir hükümet yoktur. Hükümetin bu tutumunu kınıyorum” dedi.    Deniz Baykal, iktidarın, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek Gümrük memurluğu sınavını ÖSYM'nin elinden alarak kendisinin yapacağını açıkladığını belirterek, “bu durum Türkiye'nin gümrük düzenini ciddi biçimde bozacaktır ve yeni bir kadrolaşmaya neden olacaktır” diye konuştu.    Nisan ayında yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ceza Yasasında önemli bir eksikliğin bulunduğunu belirten Baykal, şunları söyledi:    “Yeni TCK'da ihaleye fesat karıştırmada yapım ihaleleri kapsam dışında bırakılmıştır. Yasa bu şekliyle uygulanmaya başlanırsa bu suçla ilgili bir af çıkarılmış olacaktır. Bu durum ileride düzeltilse bile bu suçu işleyenler affedilmiş olacaktır. TBMM'de birçok milletvekili hakkında bu konuda hazırlanan dosyalar da ortadan kalkacaktır. Bu vahim hatanın yasa yürürlüğe girmeden mutlaka halledilmesi gerekir.” İNCİRLİK ÜSSÜ  Baykal, Adana'nın İncirlik ilçesindeki üssün kullanımı konusunda yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.     Bununla ilgili olarak bazı konularda zihin bulanıklığı bulunduğunu belirten Baykal, öncelikle İncirlik'in bir Türk hava üssü olduğunun, ”10. Tanker Üs Komutanlığı” ismini taşıdığının ve başında da bir Türk havacı tuğgeneralin bulunduğunun herkes tarafından bilinmesi gerektiğini söyledi. İmzalanan bir savunma ve ekonomik işbirliği anlaşması ile buradan ABD'nin de yararlanmasına olanak sağlandığını belirten Baykal, ancak bu statünün yeni gereksinimlere yanıt vermediği görüşünden hareketle yeni çalışmalar yapıldığının kamuoyuna yansıdığını ifade etti.     “BİLGİMİZ DIŞINDI BİR KONUŞLANMA”    Baykal, bunun “Üsten istihbarat uçuşları yapılıp yapılmayacağı, Çekiş Güç uygulamasına benzer uygulamaların yeniden başlayıp başlamayacağı” gibi soruları da beraberinde getirdiğini bildirerek, şunları söyledi:    “İncirlik, Amerika'nın terörle mücadele anlayışı içinde kullanabileceği bir üsse dönüşecek mi? Uçuşlar Türk komutanının bilgi ve onayı içinde olmaya devam edecek mi? Üssün statü değişikliği için TBMM'nin onayının gerekmediği yönünde bir düzenleme getirilecek mi? Bu sorular hepimizi ilgilendiriyor. Bu soruların yanıtları üssün bir Türk üssü olarak kalıp kalmayacağı ile ilgili. Yoksa İncirlik bizim kontrolümüz, hatta bilgimiz dışında bir yerleşim, konuşlanma alanı haline mi dönüşecek?     "FERAHLATICI AÇIKLAMA YAPILMIYOR" Uzun süredir medyada bu sorular soruluyor ama hiçbir yetkili ağzını açıp kamuoyunu ferahlatacak açıklama yapma gereği duymuyor. Bir AKP yetkilisi açıklama yapıyor ama ne Dışişleri Bakanı ne Başbakan'dan bir şey duymuş değiliz. Bu konunun bir an önce ana muhalefet partisinin bilgisi alacak şekilde Meclis'te ele alınmasına ihtiyaç vardır.     Hükümet kapalı kapılar ardında sağlıklı bir çözüm oluşturma noktasından uzaklaşmıştır. Türkiye'ye karşı Amerikan medyasında yürütülen kampanya, buraya gelen yetkililerin Türkiye'ye yönelik ifadeleri, suçlamaları, baskıları, tehditleri öyle anlaşılıyor ki hükümeti ciddi bir telaşa sürüklemiştir. Bu ortam, bu konunun sağlıklı bir şekilde müzakere edilmesine elverişli bir ortam olmaktan çıkmıştır. O nedenle Hükümet'i, bu bilgileri toplumla paylaşmaya, değerlendirmelerini gelişmeler geri dönülmez noktaya ulaşmadan ortaya koymaya çağırıyoruz. Bu konudaki gecikme çok ciddi sorunlar, sıkıntılar doğurabilir. Bu uyarıları yapmayı görev biliyorum.”    “HEDEFSİZLİK, SAHİPSİZLİK”    Baykal, konuşmasında “Türkiye'deki büyük kuruluşların birbiri ardına yabancı şirketlere intikal ettiğine” dikkati çekti. Cep telefonu alanında kurulan şirketleri buna örnek gösteren Baykal, bunun böyle sürmesi durumunda Türkiye'nin haberleşme alanında kuruluşu olmayan bir ülke haline geleceğini söyledi. Bunun dışında, “Türk sanayinin amiral gemisi” niteliğindeki Ereğli Demir Çelik Fabrikası'nın blok satışına hazırlanıldığını, TÜPRAŞ rafinerilerinin, TEKEL'in satılmaya çalışıldığını kaydeden Baykal, bütün bunların altında Türkiye'nin derli toplu bir kalkınma perspektifinin olmamasının yattığını ifade etti. Baykal, bir yıl içinde yeni bir 5 yıllık kalkınma planı yapılması gerekirken henüz hiçbir çalışmanın olmadığını da bildirdi.     TBMM gündemindeki bölge kalkınma ajansları kurulmasını öngören tasarının GAP İdaresi'nin kapatılmasını öngördüğüne de dikkati çeken Baykal, “Ne yapacağız, ne üreteceğiz? Ne yapacağız kardeşim, ne yapacağız ya... Ondan sonra işsizlikten, dış borçların yüksekliğinden şikayet... Uluslararası ilişkilerdeki hedefsizlik, sahipsizlik global bakış zaafiyeti ekonomiye de aynen yansıyor” dedi.     CHP Genel Başkanı Baykal, bu arada sosyal sorunların büyüdüğünü, suç patlamaları yaşandığını, büyükşehirlerin yaşanamaz hale geldiğini, emniyet müdürlerinin asayiş olaylarını engelleme konusunda acz ifade etmeye başladığını söyledi.     “BU BAKAN NE OLACAK?”    Suç patlamasının Türkiye'nin en önemli sorunu haline geldiğini vurgulayan Baykal, bunda çocuk çetelerini organize eden grupların etkili olduğunu belirtti.     “Türkiye'nin ilk yapacağı iş, sokaktaki çocuklarına sahip çıkmaktır” diyen Baykal, bu sorunla ilgilenecek olan Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurulu'nun “Bakan talimatı” ile ayda 1 trilyon liradan mahrum edildiğini savundu. Baykal, “Sorumlu bakanın” Türkiye Jokey Kulübü'nün hasılatından her ay 1 trilyon lira dolayındaki payı aktarmaması ile ilgili SHÇEK lehine çıkan mahkeme kararlarına karşın ”Bir avukatlık bürosunun isteği doğrultusunda bu paranın ödenmesini engellediğini” savundu. Bu konu ile ilgili bazı soruların yanıtlarını beklediklerini bildiren Baykal, “SHÇEK'e ayda 1 trilyon liranın gitmesini engelleyen bu bakan ne olacak? Sokaktaki çocuklara gitmesi gereken para kime gidecek? Bu kadar önemli, çarpıcı ve şaşırtıcı bakanlık kararını bir dilekçe ile elde eden hukuk bürosu nasıl bir hukuk bürosu? Bu nasıl bir marifet? Türkiye Jokey Kulübü'nün başkanı kim?” diye sordu.    CHP Genel Başkanı Baykal, grup toplantısını izleyen basın mensuplarına dönerek, “Bu soruların cevabını bulun... 1 Nisan'a kadar vaktiniz var. TCK yürürlüğe girdikten sonra ne olur bilmem?” diye seslendi.    “KIBRIS'TA SOMUT GERİLEME”    Konuşmasında Kıbrıs konusuna da değinen Baykal, Rumların sorunun çözümü konusundaki olumsuz tutumlarından sonra dünyanın Türkiye'den hiçbir şey isteme hakkı kalmadığını bildirdi. Ancak AB ile müzakere sürecinde gelinen aşamanın Türkiye'nin pozisyonunu zaafiyete uğrattığını ifade eden Baykal, bunun sonucunda KKTC'nin mallarının Türkiye'ye gönderilmesinin bile Güney Kıbrıs'ın onayını gerektirebileceği uyarısında bulundu. Baykal, gelinen aşamanın Kıbrıs konusunda somut bir gerilemeye yol açtığını sözlerine ekledi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı