Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: "İstenirse kaset tertibini hazırlayanlar ortaya çıkarılır"

    Emre BAYLAN/ANTALYA, (DHA)
    19 Mayıs 2011 - 15:17Son Güncelleme : 19 Mayıs 2011 - 15:17

    CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, MHP’de yaşanan kaset olaylarıyla ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Tokat’ta yaptığı "Bu işlerle ne kadar mücadele ettiğimiz bellidir" açıklamasından tatmin olmadığını söyledi. Baykal, "Bu iradenin ortaya konduğu anda hiç kuşku duymuyorum ki bu tertipleri kimler nasıl yapmışlardır, bellidir. Çıkar ortaya, çıkarılmaması mümkün değildir" dedi.

    Seçim çalışmalarını Antalya’da sürdüren Deniz Baykal, Yörük Sanayici İşadamları Derneği’nin (YÖRSİAD) Porto Bello Otel’deki kahvaltısına katıldı. Atatürk’ün milli mücadeleyi başlatmak Samsun’a çıkışının 92’nci yıldönümünde Baykal, "19 Mayıs aslında bir büyük siyasi projedir. Türkiye’de ilk kez yaşanan sorunlar karşısında çözüm ararken sivil siyaset yönteminin devreye sokulmasının başlangıcıdır" dedi. Savaş günlerinde tüm olup bitenin resmi, hiyerarşik, askeri çerçeve içinde gerçekleştiğini ve halka sadece görev verildiğini kaydeden Baykal, 19 Mayıs’ta ilk kez farklı bir yaklaşımın uygulandığını söyledi. Baykal, "Komutan halka gitmez talimat verir. Mustafa Kemal, halka gitmek üzere Anadolu’ya geldi. Birinin ayağına gidiyor. İlk kez oluyor. Bu şimdi o çerçeveyi kırıyor. Bizim Kurtuluş Savaşı’nın sivil, halkçı, demokratik niteliğini anlamak lazım" diye konuştu.

    KRİZE KESTANE BENZETMESİ

    CHP eski Lideri Deniz Baykal, işadamlarına AK Parti’nin, 2002 yılında bir kriz sonrasında, krizi aşacak politikalar da ’birileri’ tarafından kararlaştırıldıktan sonra iktidara geldiğini hatırlattı ve günleri şu sözlerle özetledi:

    "Krizin siyasi faturasını o yönetim ödemiştir. Krizi aşmaya yönelik politikalar başlatmanın sorumluluğu, ağırlığı onların üstünde kalmıştır. Yani kestaneleri ellerini yakarak, ateşten birileri çekmiştir. O kestaneleri yiyenler başkaları olmuştur."

    KORKUDAN KURTULMA HÜRRİYETİ

    Baykal, 8 yıllık iktidarın sonunda iktidar ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tehlikeli ölçüde şımardığını söyledi. Başbakan Erdoğan’ı ’demokratik bir ülkede doğal karşılanamayacak bir tepeden bakış ve küstahca yaklaşım içinde’ olmakla itham eden Deniz Baykal, "Halka, millete, muhalefete, muhataplarına, eski devlet adamlarına karşı kabul edilemez bir üslupla yaklaşmaktadır. Sağlıklı bir ruh hali değil" dedi. Bu süreçte iktidara ’dur’ demenin bir görev olarak kendini var ettiğinin altını çizen Baykal, toplumun tüm kesimlerinde bir sindirilmişlik, korkutulmuş olduğunu belirtti ve işadamlarına "Korkudan kurtulma hürriyeti, ilk hürriyettir demokraside. Neysen o sun. Ama herkes korkak, herkes ürkek" diye seslendi.

    İNSANLIK AYIBIDIR

    Deniz Baykal, konuşmasının ardından salonda bulunan genç işadamlarının sorularını yanıtladı. Baykal, bir soru üzerine Türkiye’de siyasetin çığrından çıktığını, şantaj, tehdit ve tezgahların bir siyaset yapma tarzı olarak ortaya çıktığını savundu. Dedikodunun siyasetin yerine ikame edildiğini belirten Baykal, "Bu ciddi insanlık ayıbıdır" dedi. Bu oluşan yeni siyaset yöntemine karşı Baykal, şu yöntemi önerdi:

    "Toplumun ve ilgili insanların yani kamunun, medyanın, siyasetçilerin, aklı başında insanların bu yöntemlerle ortaya atılan iddialar karşısında tam bir tepki içine girmelerini sağlamaktır. Bu elbirliği ile reddedilirse, bunlar ayıp ve yakışıksız sayılabilirse, insanlar bu yöntemlerle siyasi tertip düzenleyenleri asıl suçlular haline dönüştürebilirse, bu yanlışlardan sıyrılabiliriz."

    İKTİDAR KASETTEN NEMALANIYOR

    Bu noktada bir duyarlılık oluşmaya başladığını gözlemlediğini kaydeden CHP eski Genel Başkanı Baykal, bu tezgahın ve tertibin kim tarafından nasıl yapıldığının ortaya çıkartılmasının imkansız olduğuna yönelik düşüncenin hiçbir şekilde geçerli olmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan’ın dün Tokat’ta gerçekleştirdiği miting sonrası gazetecilerin sorusu üzerine, "Bu gelişen teknoloji içinde bu işlerle ne kadar mücadele ettiğimiz ortadadır. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) ile elimizden gelen mücadeleyi verdik" açıklamasını değerlendiren Baykal, "Bu iradenin ortaya konduğu anda hiç kuşku duymuyorum ki bu tertipleri kimler nasıl yapmışlardır, bellidir. Çıkar ortaya, çıkarılmaması mümkün değildir" dedi. Günün teknolojisi içinde bunun saklanmasının mümkün olmadığını savunan Deniz Baykal, şöyle konuştu:

    "Saklanıyorsa, birileri bunun ortaya çıkmasını istemiyor da onun içindir. Birileri, ne zaman bu tertipleri yapıyor, bunu anlamak herkes için çok açıktır, kolaydır. Baktığınız zaman bunları görürsünüz. Eğer bir iktidar bunu aydınlatmıyor ise istismar edeceğine, siyasi destek üretmeye çalışacağına, görevini yapmalıdır. İktidarın görevi de insanların hukukunu güvence altına almaktır. İnsanların hukukunu ihlal eden tezgahlar, komplolar karşısında nemalanmaya çalışmak değildir. Bunlar şimdi nemalanmaya çalışıyor. Halbuki görevi bunu engellemektir. Sen ihlali önlemiyorsun bu ihlalden yarar çıkartmaya çalışıyorsun."

    O ŞİİRİ OKUDU

    Deniz Baykal, çoğunluğu gençlerden oluşan işadamlarıyla biraraya geldiği kahvaltıda İngiliz şair Rudyard Kipling’in "Kendi hayat felsefemin özeti" dediği ’Eğer’ şiirini hatırlattı. Baykal, "Eğer en zirvedeysen, herşeyi bırakıp sıfırdan başlayabilirsen, herşeye yeniden başlayabilirsen, bütün birikimleri, kazanımları, geride falan diye değerleri böyle sıralar, adam olmuşsun demektedir, diye bir şiir. Oradaki gibi zirve, böyle bir yer yok bizim anlayışımızda. Herşeye yeniden heyecanla, zevkle başlayabiliyorsak önemli olan odur" diye konuştu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı