"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Baykal’ın dönüş yolu tıkandı

KEMAL Kılıç-daroğlu’nun bugün yapılacak il başkanları toplantısını beklemeden CHP Genel Başkanlığı’na aday olduğunu açıklaması, Deniz Baykal’ın geri dönüş planını bozacağa benziyor.

Deniz Baykal, istifasından sonra izlediği politika ile “geri dönüş isteğini” açıkça ortaya koymuştu. Nitekim tamamen kendi kontrolündeki Parti Meclisi dün Baykal’a “geri dön” çağrısını da yaptı.

Aralarında benim de bulunduğum yorumcular gibi düşünüyordu: “Ben dönmeyeceğimi kesinlikle açıklayana kadar kimse aday olmaya cesaret edemez ve Kurultay’da partinin büyük isteğini kıramayarak yeniden Genel Başkan olurum.”

Hesabı Kılıçdaroğlu’nun adaylık açıklaması ile bozulmuş bulunuyor.

Artık adaysız bir Kurultay’da, herkesin oyunu alarak “istemeye istemeye” genel başkan olma olanağı kalmadı.

Şimdi önündeki seçenek, Kılıçdaroğlu’nun yerine, ileride koltuğu kendisine gönüllü olarak devredebilecek bir aday bulmaktır.

Ancak, Kılıçdaroğlu’nun popülaritesi, kendisini destekleyeceğini açıklayan milletvekili, il başkanı ve parti yöneticilerinin, parti içindeki güçleri bu yolu denemeyi zorlaştıracaktır.

Artık çok büyük ve beklenmeyen bir gelişme olmazsa AKP’yi referandumda ve önümüzdeki seçimde daha zor bir rakip bekliyor.

Liderini ve söylemini yenilemiş bir CHP’nin Türkiye’de demokrasi için daha büyük bir denge unsuru olacağını söylemek, falcılık olmaz.

Önemli bir diplomatik başarı

İRAN’ın, Türkiye ve Brezilya’nın arabuluculuğu ile “zenginleştirilmiş uranyumu Türkiye üzerinden takas etmeyi kabul etmesi” olası büyük bir beladan kurtulmamız anlamına geliyor.

Bu anlaşma sağlanamamış olsaydı, İran’a karşı konulacak bir Birleşmiş Milletler ambargosu, Türkiye açısından ciddi ekonomik sorunlar yaratabilirdi.

Saddam Hüseyin’i “hizaya sokmak için” uygulanan ambargonun Türkiye’ye ne maliyetleri olduğunu biliyoruz. Öte yandan olası bir askeri müdahale de Türkiye’ye en az İran kadar zarar verirdi, bunu da geçmiş Irak savaşlarından biliyoruz.

Bir ülkenin sınırında savaş olduğu zaman bunun o ülkenin ekonomisini etkilememesi düşünülemez. Dileyelim ki İran, yine kendince bir “Acem oyunu” planlıyor olmasın.

Türk diplomatları, değeri ileriki yıllarda daha çok anlaşılacak önemli bir iş başardılar.

Dışişleri Bakanı’nı bugüne kadar çok eleştirdim. Bugün de bu başarı nedeniyle kutlamazsam haksızlık etmiş olurum.

Demek ki ‘şampiyon’ yaptırıyorlar!

BURSASPOR, büyük bir başarı gösterdi ve Türkiye liginde şampiyonluk kazanabilen beşinci takım oldu. Ertuğrul Sağlam’ı, kurduğu iyi takımı ve Bursaspor taraftarlarını kutluyorum.

Böylece “Bursaspor’u şampiyon yaptırmazlar” görüşünde olanların da ne kadar yanıldıkları ortaya çıkıyor. Futboldaki her şeyin altında bir şaibe ve komplo arayanlara demek ki o kadar da itibar etmemek gerekiyormuş.

Bursa, başarılı bir futbol takımına sahip olmak için her şeye sahipti ve bugüne kadar bunun neden başarılamadığı, bundan sonra ne yapılması gerektiğine de ışık tutuyor. Gazeteler, şampiyonluk kutlamalarını “Bursa artık beşinci büyük” başlığı ile verdi.

Evet, beşinci şampiyon ama beşinci büyük olması için bu başarının tekrarlanabilir olması gerekiyor. Trabzonspor’u dördüncü büyük yapan şey sadece kazandığı şampiyonlukları olmadı. Bursaspor, elindeki iyi oyuncuları koruyabilecek mi, bu zeminin üzerinde eksikliklerini tamamlayıp şampiyon olmasa bile her sene o yarışın içinde olabilecek mi? “Büyüklük” burada başlar.

Ertuğrul Sağlam Bursaspor içindeki iktidar mücadelelerinin kurbanı olacak mı? Yoksa kurduğu takımı geliştirip, uzun yıllar yönetebilecek mi? Bu da önemli bir konudur. Bir Fenerbahçeli olarak elbette kaçan şampiyonluk nedeniyle sevinmedim. Ama şunu da unutmayalım: Altı hafta önce hangi Fenerbahçeliye sorsak, “Biz olamayacağız, Bursaspor olsun” derdi.

Maçtan sonra çıkan olayların nedeni kuşkusuz ki o saçma anonstan kaynaklanan hayal kırıklığıdır. Fenerbahçe, pazar günü mükemmel oynadı ve şampiyon olmasa da alkışı hak ediyordu. O anons olmasaydı, kuşkusuz ki sahayı alkışlarla terk edecekti.

Trabzonspor’u ise son maçtaki cansiperane oyunu nedeniyle kutlamak gerek. Beşiktaş’ın ise neden benzer bir performans ortaya koyamadığı ise ayrı bir soru. Ama zaten bu tür bir şeyi ilk kez yapmıyorlar! Oynamadıkları bir maçla Bursaspor’u küme düşürmüşlerdi, bu kez şampiyon yaptılar.

Böylece Bursaspor-Beşiktaş maçlarına rakip seyirci alınmaması saçmalığı da sona erer belki! 

X