Gündem Haberleri

    Baykal, hükümetin dış politikasını eleştirdi

    İSTANBUL (A.A)
    24.02.2006 - 01:03 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'nin yıllardır bu coğrafyada dış politika götürdüğünü, hiçbir zaman tartışmaların bir parçası olmadığını belirterek, “Biz buradaki çatışmalarda (İsrail-Filistin) taraf haline dönüşmeye başlarsak bunun Türkiye için yaratabileceği çok ciddi sıkıntılar vardır. Dış politika dostluk, duygusal dayanışma, mezhep, inanç, din, ırk, etnik temel beraberliğiyle götürülemez” dedi.

    Boğaziçi Üniversitesi-Robert Koleji Mezunu Sanayici, İşadamı ve Yöneticiler Derneği'nin düzenlediği toplantıda konuşan Baykal, Türkiye'nin 6 yıldır uyguladığı programının amaçlarına geniş ölçüde ulaştığını ifade ederek, Türkiye'nin kabul edilebilir bir istikrar tablosu yakaladığını, ancak bunun, ülkenin ekonomik sorunlarının tümünün ortadan kalktığı anlamına gelmediğini söyledi.

    Baykal, gelinen aşamada Türkiye'nin önünde yeni sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, “(6 yıldan beri izlenen program aynen sürdürülürse önümüzdeki birkaç yıl daha sabredersek, dişimizi sıkarsak bu süreç bizi rahatlatacak. Ekonomi ayakları üzerinde sürdürülebilir bir kalkınmayı yakalamış, dengelerini oturtmuş bir ekonomi haline dönüşecektir) deme imkanının ortadan kalktığını düşünüyorum” diye konuştu.

    İktidar partisi ve onunla bağlantılı olarak Türkiye bakımından kimlik probleminin pek çok çevreyi kaygılandırmaya başladığı bir noktada bulunulduğunu ifade eden Baykal, bunun ciddi bir sorun haline gelmeye başladığını, bugün karşılaşılan sorunların giderek bir kimlik çatışmasıyla ilgili olduğuna dikkati çekmek istediğini söyledi.
    Son karikatür krizinin altında yatanın da kimlik çatışmasının yansıması olduğunu belirten Baykal, Ortadoğu'da yaşanan çatışmaların temelinde de bunun bulunduğunu kaydetti.

    Baykal, 11 Eylül'ün ardından yeni bir çatışma türünün ortaya çıktığını, gözlerin İslam dünyasına döndüğünü ifade ederek, İslam dünyasındaki değişik modellerin irdelenmeye başlandığını, bu çerçevede Türkiye modelinin olağanüstü önemli olduğunun ortaya çıktığını söyledi.

    HAMAS

    Son günlerde Hamas problemiyle karşı karşıya olunduğunu ifade eden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Bizim nasıl sakıncalı gelişmelere maruz bırakılabileceğimizi göstermesi açısından bence büyük önem taşıyor. İsrail-Filistin çatışması yıllardır sürüyor. Türkiye, İsrail-Filistin çatışması konusunda, dünyada belki de tek ülke olarak, her iki ülkeyle eşit, güvene dayalı bir ilişkiyi gerçekleştirmiştir. Dış politikamızın temel hedefi olarak, Türkiye'nin güvenliğini, güvenilirliğini, varlığının güvence altına alınmasını, bunun gerektirdiği ilişkilerin açık bir zihinle dürüst bir şekilde yürütülmesi anlayışına dayanan dış politikayı bir tarafa bırakıp, yakınlıklar, dostluklar, tarihi beraberlikler, dini ortaklıklar, mezhepsel dayanışmalar temelinde bir özel imtiyazlı ilişkiye döndürmeye yönelecek olursak bunun yol açabileceği çok önemli sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olur. Türkiye yıllardır bu coğrafyada dış politika götürdü. Hiçbir zaman tartışmaların bir parçası olmadı. Biz buradaki çatışmalarda taraf haline dönüşmeye başlarsak bunun Türkiye için yaratabileceği çok ciddi sıkıntılar vardır. Dış politika, dostluk, duygusal dayanışma, mezhep, inanç, din, ırk, etnik temel beraberliğiyle götürülemez. Biz bu coğrafyada ülkemizin varlığını, geleceğini güven altına alacak soğukkanlı, objektif, duygularımızı, kimliklerimizi aşarak insan olarak tercihlerimizi belki yok sayarak tavır takınmak ve politika götürmek zorundayız. Ülke olarak siyaset götürürken, kişi olarak sahip olduğumuz duygusallıkların, dayanışma anlayışlarının etkisine girecek olursak ülkeye çok büyük zararlar verme durumuyla karşı karşıya kalabiliriz.”

    Türkiye'nin terör konusunda olağanüstü hassas olduğunu vurgulayan Baykal, bunun sadece bir insani tercih olmadığını, Türkiye için bir siyasi mecburiyet olduğunu, bu konuda hiçbir esneklik gösterilemeyeceğini söyledi.

    Türkiye'nin, Bulgaristan, Yunanistan, Suriye, İran ve Ermenistan ile gerginlikler yaşadığını anlatan Baykal, “Bugüne kadar Türk hükümetlerinin hiçbirisi bu haklı, meşru ihtilafları doğrultusunda, terör yöntemini doğrudan ya da açıkça destekleme, kullanma anlayışı içine girmemiştir. Bu durumu korumak zorundayız. Bu konuda bir kırılma Türkiye'yi çok büyük sıkıntılarla karşı karşıya bırakır” diye konuştu.

    Türkiye'nin terör konusunda tutarsız bir tavır sergilemeye tahammülü olmayacağı için bu konuda ciddi olmak durumunda bulunduğunu ifade eden Baykal, “(Bunlar bizden, bunlar bize yakın, o kadar da hassas olmayalım. Bunlar da değişecekler...) Evet değişsinler. O ayrı bir iş. Değiştikleri zaman onun gereğini hep beraber yapalım. Ama bu konuda uluslararası, kolektif bir duyarlılığı Türkiye sürdürmek zorundadır” dedi.

    Baykal, dış siyasetle ilgili gelişmelere değinirken de ”Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin dış siyasetinin, iç siyasetinin bu noktalarda birbirine olumsuz etkiler getirmesi ihtimalinden kaygı duyuyorum. Bu gelişmeye karşı özümüzdeki, mayamızdaki anlayışın sahiplenilmesinin çok büyük değer taşıdığına inanıyorum” dedi.

    YENİ KİMLİK OLUŞTURMA ÇABASI

    Deniz Baykal, AKP iktidarının 3 yılını geride bıraktığını anımsatarak, şunları kaydetti:

    “AKP iktidarı fırsat bulduğu yerde eğitimi, devlet yönetimini dinsel temelde yeniden şekillendirme arayışı içindedir. Geride bıraktığımız zamanın doğruladığı bir tespittir bu. Bir başbakanlık müsteşarı var. Onun açıkça yazdığı; (Artık cumhuriyetin modası geçti. Laikliği, milliyetçiliği ve cumhuriyeti dinsel temelde yeniden tanımlamak gerekiyor.)
    Üniversite sorunu, yargı sorunu, tümü öyle bir yeni kimlik oluşturma çabasının parçasıdır. Bu kimlik oluşturmada uluslararası ortamda yeni gelişen evrensel düzeydeki çatışmalar, kimlik mücadeleleri, dinsel mezhep temelli gerginlikler ortamında Türkiye için her zamankinden çok daha büyük tehlikeler doğurabileceğine dikkatinizi çekmek istiyorum. Türkiye, bu kimlik tartışmalarının bizi alıp götürmesine izin vermemeli. Önce kimlik tartışmasını aşmalı. Türkiye'nin kimliğiyle ilgili zihinler netleşmeli. Laik, demokratik, çağdaş bir cumhuriyet olmanın gerekleri herkesin gönlünde, kafasında rahatça yerleşebilmeli. Başka arayışlara gerek yok. Türkiye'nin rotası belli.”

    Cumhurbaşkanlığı seçiminin büyük önem taşıdığını dile getiren Baykal, “Oraya yapılacak atama hangi ölçülerde yapılacak? Futbol Federasyonu'na kim başkan olacak sorusunda kullanılan üslup, tercih, zihniyet ve anlayış eğer Anayasa Mahkemesi oluşumuna yön verecek olursa bunun yaratabileceği sorunları hepimiz kolayca değerlendirebiliriz” dedi.

    Baykal, Türkiye'nin hızla bir yargı reformuna ihtiyacı bulunduğunu, çok ciddi bir eğitim reformu ihtiyacı da olduğunu belirterek, hiçbir mazeret olmadığı halde milletvekilliği dokunulmazlığının da kaldırılmadığını söyledi.
    Cari açığa değinerek, Türkiye'nin ana sektörlerinde alarm zillerinin çalmaya başladığını ifade eden Baykal, katılımcıların sorularını yanıtlarken de işsizlik rakamlarının hiçbir şekilde gerçekçi olmadığını söyledi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı