Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: Enerji'de AKP damgalı yolsuzluk yapıldı

    Ankara
    15.02.2005 - 15:57 | Son Güncelleme: 15.02.2005 - 15:57

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Enerji Bakanlığı'nda yapılan yolsuzluk; bürokratı, işadamı, siyasetçisi ve mafyası ile 4 başı mamur entegre bir yolsuzluktur.” dedi. Baykal, ortada AKP damgalı bir yolsuzluk olduğunu söyledi.

    Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Enerji Bakanlığı'nda ortaya çıkan yolsuzluğun, Türkiye'de giderek yaygınlaşan çürümeyi çok ileri boyutlarıyla bir kez daha kanıtladığını söyledi.
      
    Dünyanın her ülkesi ve toplumunda yolsuzluk olaylarının yaşanabileceğini, ancak Türkiye'de yaşanan yolsuzluğun ahlaki zaafiyetin ötesinde bir toplumsal yozlaşma ve çürüme olarak ortaya çıktığını belirten Baykal, şunları söyledi:
      
    “Garip ve anlaşılmaz olan, bu yolsuzlukların sıradan yolsuzluklar olarak algılanması. Biz buna bir türlü alışamadık ve alışmamaya devam edeceğiz. Türkiye garip bir noktaya gidiyor, mahalleler numara sırasına göre soyulmaya başladı. Bana dokunmayan yolsuzluk beni ilgilendirmez yaklaşımıyla bir yere varılamayacağı ve eninde sonunda bu yolsuzlukların bedelini toplum olarak ödeyeceğimiz artık alenen ortada.
      
    Bu tabloya en son katkı Enerji Bakanlığı'nda yapılan yolsuzluklardır. Burada dikkati en çok çeken noktalar, bu yolsuzluğun entegre bir yolsuzluk olmasıdır. Bu yolsuzluk; bürokratı, işadamı, siyasetçisi ve mafyası ile çok boyutlu entegre bir yolsuzluktur.”
      
    Yolsuzluk ilişkilerinin, bakan, milletvekili, işadamı ve bürokratların birbirine hediye verdiği, okey oynadığı ve umre biletlerinin dağıtıldığı müteahhit bürolarında başladığını ileri süren Baykal, bu ilişkilerin bazı çevreler tarafından “Modern ve çağdaş” ilişkiler olarak tanımlandığını söyledi.

    "TEMEL DEĞERLERİ UNUTURSANIZ HEDEFİ KAYBEDERSİNİZ"

    Bazı çağdaş sosyal demokratların da aynı tanımlamayı yaptığını belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
      
    “Biz böyle çağdaşlaşmayı bir türlü anlayamadık ve anlamamaya devam edeceğiz. Bazı temel değerleri unutursanız, varmayı umduğunuz hedefleri kaybedersiniz. Siz böyle yetim hakkı yiyerek modernleştiğinizi zannettiğiniz zaman, işte böyle çukura düşersiniz. Ama biz asla değişmeyeceğiz ve o çukurlara düşmeyeceğiz.
      
    Müteahhit bürolarında ayrı, bakanlıkta ayrı bir hiyerarşik yapı var, ilişkiler buna göre şekilleniyor. Bu ilişkilerde acaba bir tarikat bağı mı var sorusu akla geliyor. Buralarda belirlenen bürokrat atamalarınından birisi Cumhurbaşkanı Sezer tarafından geri çevriliyor. Bir kez daha gönderiliyor ve yine geri çevriliyor. Bunun üzerine aynı kişi genel müdür yetkileriyle genel müdür vekili olarak atanıyor.
      
    "VETOYA RAĞMEN ATAMA YAPTIRAN KİM?"

    Şimdi akla gelen soru, Cumhurbaşkanının vetosuna rağmen kimdir bu atamayı ısrarla yaptırmak isteyen kişi. Arkasında kimler var. Cumhurbaşkanına doğal saygının gereği bunun yerine başka biri atanabilir. Ama buna rağmen ısrarla aynı isim öneriliyor. Kimdir bu, başbakan mı, bakan mı, parti genel başkan yardımcılarından birisi mi? Kimdir bu Cumhurbaşkanına meydan okuyan güç odağı?”
      
    Baykal, AKP'nin vücut dilinden anlayan bürokratların gerçek yüzlerinin yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığını ve bunun ilk örneklerinin hızlı tren kazası sonrasında görüldüğünü öne sürerek, ”Bunları oraya kim getirdi bilmem. Ama şunu biliyorum ki, onları oraya AKP kültürü, zihniyeti ve anlayışı getirdi. O ürün gerçek yüzüyle işte orada. Bu kültürü allayıp pullayıp değişim diye sunanlar utansın”dedi.
      
    Deniz Baykal, Türkiye'de ahlaklı ve dürüst birçok işadamı ve müteahhit bulunduğunu ve bunların hiçbir zaman bürokratların peşinden koşan insanlar konumuna düşmediklerini belirterek, “Bunlar müteahhit değil müteahhit bozuntuları” diye konuştu.
      
    “TERCİH DEĞİL, MECBURİYET”
      
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkililerinin yolsuzlukla ilgili olarak, 'nereye kadar giderse gitsin', 'damardan gireceğiz), 'kökünü kazıyacağız' gibi iddialı açıklamalarda bulunduğunu belirten Baykal, sözlerini şöyle tamamladı:
      
    “Böyle efelik taslayarak bu iş olmaz. Nereye kadar giderse gitsin diyorsunuz... Meclise kadar geldi siz ne yaptınız, dokunulmazlıkları dönem sonuna ertelediniz. Başkası için bunları söylüyorsun da kendin için milletvekillerin için bakanların için niye diyemiyorsun. Bunlar boş laflar. Kaldırın dokunulmazlığı ve herkes hesabını versin.
      
    "AKP DAMGALI YOLSUZLUK VAR"

    Bugün yaşananlar AKP kültürünün bir sonucudur ve bu kültürün tasfiyesi ile bu yolsuzluklar ortadan kalkacaktır. Ortada AKP damgalı bir yolsuzluk var. Bazıları (helal olsun bakan tatbikata izin verdi) diyorlar. Herkes şunu bilsin ki, yolsuzluk olayına el koyan bu hükümet değildir. Güvenlik güçlerinin telefon dinlemesi ile başlayan ve
    hükümet yetkililerin önüne konulan bir dosya ile gelişen  bir süreçtir
    bu. Yani bir tercih değil, bir mecburiyet sonucu olarak tatbikat başlatılmıştır.
      
    Enerji Bakanlığı'ndaki yolsuzluk buz dağının görünen yüzüdür. Su altında çok büyük bir kısmı var. Ancak malesef bu iktidar yolsuzlukla mücadeleyi göze alma şartlarına sahip değildir. Kendi hesabını veremeyen başkasına hesap soramaz. Türkiye'yi bunların elinden kurtaracağız.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı