Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: Ecevit, devletin hassas kurumlarını kullanıyor

    Hürriyet Haber
    09 Aralık 2000 - 00:00Son Güncelleme : 09 Aralık 2000 - 00:01

    CHP Genel başkanı Deniz Baykal Ecevit'i, ortakları arasındaki sorunları çözmek için devletin hassas kurumlarını kullanmakla suçladı. Şenkal Atasagun'un açıklamalarına Ecevit'in 'ben izin verdim' sözlerini hatırlatan Baykal, "Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasından Sayın Başbakan'ın haberi var mıdır?" diye sordu.

    CHP Genel Başkanı Baykal, Parti Meclisi (PM) toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'de ilke, kurallar ve hukukun genel çöküntünün bir parçası olarak çiğnendiğini ve bir kenara atıldığını öne sürdü. Baykal, sözlerine örnek olarak MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un yaptığı açıklamayı gösterdi. Ülkede siyasi iktidara bağlı kurumların bu tür çıkışlarının çok tehlikeli bir yönetim anlayışını ortaya koyduğunu savunan Baykal, şöyle konuştu:

    ''Başbakan, kendi ortakları arasındaki sorunun çözümü için emrindeki kuruluşlardan medet umuyor. Bu yanlış, sınırları kesin olarak çizilen bir sınır olarak kalamaz ve nitekim, diğer bazı hassas kurumlar da bu yolu izlemiştir. Türkiye'de bu tür tartışmaların zemini, siyaset zeminidir. Hükümet, elbette hassas bazı kamu kuruluşlarından görüş alacaktır.Zaten, bunun için Milli Güvenlik Kurulu vardır. Ama, bu yapılan yanlıştır. MİT Müsteşarı, açıklama yaptığı zaman Sayın Başbakan, 'haberim vardı, izin verdim' demişti. Şimdi soruyorum; Sayın Genelkurmay Başkanı'nın açıklamasından Sayın Başbakan'ın haberi var mıdır? Bu sorunun yanıtı çok önemli sonuçlar doğuracaktır.''

    Affın mahkemeden döneceğine mi güvendiler?

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal af yasasının, ''vadeli, mahçup ve ürkek'' bir yasa olduğunu ileri sürerek, ''Bu yasa, vadeli bir af yasasıdır. Mahçup ve ürkek bir yasadır. Hukuki ve ondan da öte ahlaki içeriği olmayan bir yasadır. Bu yasa, büyük olasılıkla Anayasa Mahkemesi'nden dönecektir. Eğer, hükümet Anayasa Mahkemesi'nden geri döneceğine dayanarak bunun yaptıysa durum daha da vahimdir'' dedi.

    Banka soygunlarını kapatamazsınız

    Banka yolsuzluklarının siyasi himayeyle yapıldığının belgelerle kanıtlandığını, yeminli murakıpların raporlarına, ''derhal el koyun'' emirlerine rağmen soygunların aylarca sürdüğünü, bunların bugün bütün belgeleriyle ispatlandığını söyleyen Baykal, o günkü siyasi ve ekonomik sorumluluğu yüklenenlerin bugün yine ekonomiyi yönlendirmeye devam ettiğini kaydetti.
    CHP Lideri Baykal, ''Bunların siyasi bağlantılarının ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Bunlar ortaya çıkmadan bu işi kapatamazsınız'' diye konuştu.

    Kararlar IMF'in takdiriyle

    Geçtiğimiz haftalarda ülkenin çok önemli bir ekonomik çöküntü yaşadığını ve bu çöküntünün neden ve sonuçlarının doğru irdelenmesi gerektiğini ifade eden Deniz Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Krizin tahribatı çok büyük olmuştur. Türkiye'nin sosyal dengesi, bu kriz sonunda daha çarpık hale gelmiştir. Geniş halk kesimleri, bu programın başarısızlığı nedeniyle daha büyük sıkıntılar içine girecektir. İktidar, bu ekonomik çöküntüyle IMF'in güdümüne teslim edilmiştir. Artık, bu iktidar, her karar ve tercihini IMF takdiriyle yapma durumuna gelmiştir.''

    THY'nin 'Türk'ünü satmayın

    THY'nin yüzde 51'inin yabancı bir ortağa blok olarak verilmesinin gündemde bulunduğunu, ancak araştırmalar sonucunda dünyadaki hiçbir havayolu şirketinde böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade eden Baykal, ''Yüzde 51'ini yabancılara satacaksanız, onun başındaki (Türk)lafını kaldırın. Çünkü, artık o Türk Hava Yolları değildir. Satacaksanız satın, ama, (Türk) adını satmayın. (Ulusal onur) derken, bunlardan da söz ediyorum'' diye konuştu.

    KOB'da ne değişti?

    Avrupa Birliği ile imzalanan Katılım Ortaklığı Belgesi'nin kamuoyuna ilk duyurulduğunda iktidarın buna karşı haklı bir tepki gösterdiğini ve konuyla ilgili olarak devletin bütün üst görevlilerinin ve sorumluların zirve yaptığını belirten Baykal, o dönemde sorumluların ''gerekirse Kıbrıs için AB'den vazgeçeriz'' sözlerinin de söylendiğini hatırlattı. Baykal, şöyle konuştu:

    ''İmzalanan belgede değişen hiçbir şey yok. Kıbrıs, siyasi bir kriter olarak yer almaya devam ediyor. Ayrıca, buna ek olarak da o belgede Ege sorunu da yer almıştır. Yani, Katılım Ortaklığı Belgesi, bu şekliyle Helsinki Belgesi'nden çok daha olumsuz bir noktadadır. Ne değişti? 'AB'den vazgeçeriz, Kıbrıs'tan vazgeçmeyiz' sözünün faturası, 7.5 milyar dolarkayıp ve belgeye Ege sorununun da eklenmesi olmuştur.''


    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı