Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: Dini istismarla servete TBMM el koymalı

    Hürriyet Haber
    22.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme: 22.03.2005 - 00:01

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”İnsanların dini duygularını istismar ederek servet oluşturmaya çalışanların ortaya çıkardığı soruna” TBMM'nin el koyması gerektiğini ifade ederek, “TBMM'de bir komisyon kurulup bu olay aydınlatılmalıdır. Yoksa büyük vebal altında kalınır. Bunun geçiştirilmesi kabul edilemez” dedi. Baykal, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Ankara Modern Çarşı esnafının sorunlarına değinerek başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in “Modern Çarşı'nın rantını farklı şekilde değerlendirmek istediğini” ifade eden Baykal, bu nedenle esnafın mağdur edildiğini söyledi. Baykal, bu uygulamayı kınadığını bildirerek, ilgilileri esnafın sorunlarına sahip çıkmaya çağırdı.     Ankara'da “hukuksuzluğun” yaygın bir hal aldığını savunan Baykal, Konya Yolu üzerinde yeni bir yol projesi uygulanacağı gerekçesiyle vatandaşların haklarının ellerinden alındığını, vatandaşlar arasında ikilik yaratıldığını söyledi. Baykal, “Kimse belediye başkanına etki edemez, ali kıran baş kesen, bildiğini okumaya devam eder” diye konuştu.     'DİNİ DUYGULARIN İSTİSMARIYLA”    “İnsanların dini duygularını istismar ederek servet oluşturmaya çalışanların ortaya çıkardığı soruna”, TBMM'nin el koyması gerektiğini bildiren Baykal, ancak bunu sağlamaya yönelik çabalarından bir sonuç alamadıklarından yakındı.     Din adamlarının yanındaki birtakım kişilerin işbirliği ile vatandaşların ellerindeki birikimlerin toplanarak “Bir avuç haramzadenin çıkarı” için harcandığını ifade eden Baykal, “Buna TBMM'nin sessiz kalması mümkün değil” dedi. Bu tür davranışların karşılıksız kalmayacağının herkese gösterilmesi gerektiğini kaydeden Baykal, siyasetçilerin de oy uğruna buna göz yumduklarını öne sürdü. Bu konuda derhal harekete geçilmesinin zorunlu olduğunu söyleyen Baykal, “TBMM'de bir komisyon kurulup bu olay aydınlatılmalıdır. Yoksa büyük vebal altında kalınır. Bunun geçiştirilmesi kabul edilemez” diye konuştu.     KARA DELİK KOMİSYONU     Konuşmasında “Kara Delik Komisyonu” olarak isimlendirdikleri ve banka batmaları araştıran komisyonun çalışmalarının sonuçlarından da söz eden Baykal, TBMM'de bu konuda da bir komisyon kurulması gerektiğini söyledi. CHP'nin bu konudaki raporunun ortaya çıktığını bildiren Baykal, bunu, ilgililerin dikkatine sunduklarını ifade etti. Baykal, bir araştırma komisyonu kurulmasına katkı yapmaya hazır olduklarını da kaydetti.     Raporun, Türkiye'de yaşanan krizin altındaki temel olayın ”bankalar krizi” olduğu gerçeğini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Baykal, şunları söyledi:     “Ülkeyi yöneten teknik ve idari kadrolar, kriz gelirken üzerlerine düşen görevi yapmamışlardır, yetkilerini kullanmamışlar, zamanında müdahale edememişler ve kriz gelmiştir. Krizi 'Anayasa kitabının atılma krizi' gibi geçiştirmek mümkün değildir, bunun altında ciddi gerçekler yatmaktadır. Bir kısmı yıllardır izlenen ekonomik politikalarla ilgilidir, bir kısmı da kadroların zamanında girişim yapamamasından kaynaklanmaktadır. Türkiye'de özelleştirme heyecanı içinde kamu bankalarının dikkatsizce özelleştirilmesi sonucu özelleştirilen bankalar bir süre sonra içleri boşaltılmış, batmış şekilde tekrar devlete iade edilmişlerdir. Türkiye, 'Bankacılık sistemini çağdaş hale getirmenin yolu özelleştirmedir' dedi, eş dost özelleştirmesi yaptı. Sonra bu bankalar büyük yükle devlete iade edildi.”     Krizin mağdurları arasında geniş halk kitlelerinin yer aldığını belirten Baykal, milyonlarca vatandaşın faturayı ödemeye devam ettiğini söyledi. Baykal, bono alanların sorunlarının hala çözülememesinin büyük haksızlığa yol açtığını da kaydetti.     Bundan sonra batabilecek bankalarının yükünün TMSF tarafından karşılanıp karşılanmayacağı konusundaki tartışmalara da değinen Baykal, IMF'nin, “yükü kamunun sırtlanması gerektiğini” ısrarla Türkiye'ye söylediğini ifade etti.     KOYULHİSAR'DAKİ HEYELANIN ARDINDAN    Deniz Baykal, Sivas'ın Koyulhisar İlçesi'nin bir mezrasında meydana gelen heyelanı yerinde incelemek üzere oluşturulan heyetin çalışmalarını tamamlayarak bir rapor hazırladığını bildirdi.  Raporun, hükümetin bu olaya sahip çıkmak için “hiçbir şey yapmadığını” ortaya koyduğunu ifade eden Baykal, vatandaşların kaderlerine terk edildiklerini savundu. Ortada büyük bir ihmal olduğunu, heyelan yaşanabileceğinin çok önceden saptandığını ve yetkililerin uyarıldığını belirten Baykal, ancak hiçbir şeyin yapılmadığını ifade etti. 6 yerleşim yerine yönelik heyelan tehdidinin de belirlendiğini bildiren Baykal, buralarda yaşayanların bir an önce başka yerlere yerleştirilmesi gerektiğini söyledi.     Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen'in “Olay yerinde şöyle bir göründükten sonra ortadan kaybolduğunu” savunan Baykal, ”Koyulhisarlılar terk edilmişliğin, cenazelerini toprağın altından çıkaramamanın çaresizliğini yaşıyorlar” diye konuştu.    ÇANAKKALE SAVAŞI'NIN YILDÖNÜMÜ    Baykal, Çanakkale Savaşı'nın 90'ıncı yıldönümü dolayısıyla bu savaşın önemini de dile getirdiği konuşmasında, “Çanakkale Savaşı çok önemli tarihsel bir deneyimdi” dedi. Savaşın, üzerinde durulacak önemli yönleri olduğuna dikkati çeken Baykal, “Bizim için önemli yönü Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türkiye toplumunun bunalım döneminde sorunları çözecek siyasi ve askeri kimlikle ortaya çıkmasıdır” diye konuştu. CHP Genel Başkanı Baykal, bundan büyük bir ders çıkarmak gerektiğini vurguladı. “MAVİ AKIM'DA TÜRKİYE MİLYARLARCA DOLAR KAYBETMİŞTİR”  CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP iktidarının Mavi Akım'da doğalgaz fiyatının belirlenmesiyle ilgili olarak gerçekleştirdiği yöntem değişikliği nedeniyle Türkiye'nin milyarlarca dolar kaybettiğini öne sürdü. Mavi Akım ile ilgili bazı iddialar nedeniyle Yüce Divan'da yargılamanın devam ettiğine dikkati çeken Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:     “Geçmiş iktidar, Mavi Akım dosyasıyla ilgili olarak yargılanıyor da bugünkü iktidarın Mavi Akım dosyasının durumu konusundaki tablo nedir? Mavi Akım'ı başkaları hazırladı onlar şimdi Yüce Divan'da... Siz geldikten sonra ne oldu? Mavi Akım'daki fiyat belirleme mekanizmasını değiştirdiniz. Türkiye bundan ne kazandı, ne kaybetti? Bu konudaki dosya elimizin altındadır.     Türkiye, AKP iktidarının Mavi Akım'da doğalgaz fiyatının belirlenmesiyle ilgili yöntem değişikliği nedeniyle milyarlarca dolar kaybetmiştir. Bu, bir hukuki olay olarak değil, tek taraflı bir lütuf olarak ortaya çıkmıştır. BOTAŞ, uluslararası tahkim için başvurmuş, bir süre sonra niçin vazgeçmiş? Tam 5 saat Rus yetkili ile Enerji Bakanı baş başa çalıştı ve ondan sonra 'Tahkime gitmekten vazgeçtik biz anlaşarak belirleyeceğiz' dediler. Anlaşma ile Türkiye milyarlarca dolar kaybetti. Anlaşmayı da piyasaya fiyat indirimi olarak takdim ettiler.”     BOTAŞ'ın uluslararası tahkim kararından vazgeçmesi ile ilgili olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun “Hazine'ye zarar vermemesi” şartıyla onay verdiğini kaydeden Baykal, “Anlaşma, ekleri önünde, Hazine'ye zarar veriyor mu vermiyor mu baksana. Yani diyor ki 'Ben bunu onaylamak durumundayım, zarar da verecek görünüyor. Ama kendimi korumak için zarar vermemesi şartıyla onay verdiğimi söylerim'...” dedi.     Bakanlıkların pek çoğunda, çok üzüntü verici yolsuzluk olaylarının ortaya çıkmaya başladığını savunan Baykal, bunlarla ilgili dosyaları biriktirdiklerini, günü geldiği zaman teker teker ortaya çıkararak gereğini yapacaklarını söyledi.     “BAŞLARINA TAŞ DÜŞSE”     Deniz Baykal, TCK'nın basına yönelik bazı maddeleriyle ilgili  tartışmalara da değinerek, “Bu iş olurken CHP ne yaptı?” diye muhalefeti eleştirenler bulunduğunu belirtti.     CHP'nin her zaman olduğu gibi TCK konusunda da görevini tam yaptığını kaydeden Baykal, “CHP'nin yaptığı görev tam yansıtılmamış olabilir. O zaman tam yansıtmayanların, şimdi 'CHP görevini yapmadı' diye şikayet etmeye hakkı yok. Görev tam yapılmıştır, tutanaklar, Genel Kurul'da yapılan konuşmalar bunun kanıtıdır” diye konuştu.     TCK'nın AB ile ilişkiler bakımından ilgiyle izlenen temel bir yasa olduğunu, çıktığı dönemde hiçbir engellemeye maruz kalmaması konusunda kendilerine yönelik bir bekleyiş bulunduğunu ifade eden Baykal, şöyle devam etti:     “Başlarına taş düşse, 'taşı CHP attı' diyecek anlayışta olanlar var. Bu, bizim çıkardığımız bir yasa değil. Basınla ilgili düzenlemelerde bizi de rahatsız eden pek çok yön var. Basın özgürlüğü, demokratik rejimin, hukuk devletinin güvencesidir.     Yolsuzluklar ülkenin temel sorunu olmaya devam ediyor. Yolsuzlukla mücadelenin en sağlam dayanağı elbette basınımızdır, basın özgürlüğüdür. O nedenle basınımızı sıkıntıya sokacak düzenlemeleri hiçbir şekilde kabul etmemiz söz konusu değildir.    TCK'nın basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeleri ile ilgili olarak zamanında görevimizi yaptık bundan sonra da yapmaya hazırız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.”     “SUÇLULAR ÜLKESİ”     Konuşmasında, suç ve suçluluk tablosunun son dönemde “vahim bir gelişme gösterdiğine” dikkati çeken Baykal, “Türkiye, bir suçlular ülkesine dönüşmeye başlamıştır. Suçluluk oranları kaygı verici biçimde artmakta, bir suç patlaması yaşanmaktadır” diye konuştu.     Bunun altında, “izlenen ekonomik ve sosyal politikaların” yattığını söyleyen Baykal, bu sorunun sadece alınacak polisiye tedbirlerle, yasal önlemlerle çözümlenemeyeceğini belirtti. Suç oranları incelendiğinde 2004 yılından itibaren önemli bir artış göründüğüne, bazı suçlarda bu artışın yüzde 60'lara kadar vardığına dikkati çeken Baykal, özellikle İstanbul'da bir patlama yaşandığını kaydetti.     Çözüm için kalıcı önlemlere yönelmek gerektiğini ifade eden Baykal, “Erzak dağıtarak ya da Ramazan'da iftar sofraları kurarak çözümün mümkün olmadığını” söyledi. TBMM'nin mutlaka konuya el atması gerektiğini, olayın artık hükümeti aştığını savunan Baykal, polis teşkilatının ayağa kaldırılması gerektiğini belirtti.     Suç oranı artarken, yakalama oranının azaldığını vurgulayan Baykal, vatandaşların artık “başının çaresine bakma” anlayışına doğru sürüklendiğini kaydetti. Deniz Baykal, sorunun artık geçiştirilecek bir konu olmaktan çıktığını da belirterek, ”Başbakanın, bakanların, yetkililerin bu tabloyu Nevruz ateşinin üstünden zıplayarak örtbas etmeleri mümkün değildir” dedi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı