"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Baykal darbeyle devrildi

EĞER dürüst birer insansak.<br><br>Eğer ülkemize gerçekten demokrasinin yerleşmesini istiyorsak.

Eğer çifte standardın karanlık gölgesinde siyaset yapmayı reddediyorsak.
Eğer samimiysek.
Eğer Ergenekon’da yapılan yargılamaların Türkiye’de darbe geleneğini kaldıracağına samimiyetle inanıyorsak.
Eğer gerçekten böyle bir insansak.
Baykal olayının da adını tam olarak koymalıyız.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ana muhalefet partisi genel başkanı, referanduma 2 ay, seçime 1 yıl kala, karanlık bir siyasi darbe ile devrilmiştir.
Bunun adı “darbe”dir.
Karanlık bir güç bir plan yapmış, bu planı uygulamaya koymuştur.
Öyleyse ne yapmalıyız?
Ergenekon darbe planları konusunda ne yapılıyorsa onu yapmak.
* * *
Bakın bu ülkede “Balyoz” adı altında bir olay aylardan beri manşetlerden düşmüyor.
Birtakım emekli askerler, muvazzaf subaylar gözaltına alındı, sorgulandı.
“Balyoz” olayı nedir?
2002 yılında hazırlandığı, sadece iddia edilen “mutasavver” bir darbe planı.
Aradan geçen 8 yılda gerçekleşememiş, yani atıl kalmış bir şeyden söz etmiyoruz.
Söz konusu olan “mutasavver” bir darbe değil, eyleme geçip, başarıya ulaşmış bir darbedir.
Ana muhalefet partisi genel başkanı darbe ile devrilmiştir.
Deniz Baykal Zincirbozan’dan beter bir yere gönderilmiştir.
Yapan kim?
Devlet mi, cemaat mi, gizli güçler mi, kendi partisinden biri mi? Hiç önemli değil.
Yapan kimse, darbecidir.
Demek ki bu ülkede yargılananların dışında da bir “Ergenekon” var.
Yatak odalarına musallat olmuş bir darbe çetesi, seçimle işbaşına gelmiş bir lideri devirebiliyor.
Kimse bunu kendi mezhebine uygun komplo teorileri ile geçiştirmeye kalkışmamalı.
Kim ki, demokrasiyi sadece kendi için değil, herkes için istiyor; işte samimiyet sınavı...
İşte turnusol kâğıdı.
Biz sadece, “bizimkileri deviren” darbecilere mi karşıyız?
Yoksa kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın her darbeye mi?
* * *
Ama, bugüne kadar yapıldığı gibi AK Partili bakana yumruk atıldığında emniyet müdürünü görevden alır; BDP’li milletvekilline yumruk atıldığında o ilin emniyet müdürünü derhal uzaklaştırır; Baykal’a saldırıldığında ise o ilin emniyet müdürünün sırtı sıvazlanırsa; Başbakan’ın telefonu kanunsuz yoldan dinlendiğinde onu yayınlayanı hapse atıp “Ergenekoncu” muamelesi yaparken; başka insanlara ait her türlü kanunsuz dinleme, röntgenleme konusunda üç maymun oynanırsa; yani “Herkesin darbecisi kendine” lakaytlığı siyasetin şiarı haline getirilirse; kimse bana demokratlığından, liberalliğinden, sivilliğinden söz etmesin.
Bakın bir daha tekrarlıyorum.
Bu ülkenin ana muhalefet partisi genel başkanı bir darbeyle devrilmiştir.
Mutasavver bir darbe değil, gerçekleşmiş bir darbe ile...
Ülkenin başbakanı “milli iradeyse” ana muhalefet partisi genel başkanı da “milli iradedir”.
Ve milli irade konusunda kimse kendi ahlakına, kendi mezhebine göre “ehliyet verme” hakkına sahip değildir.
X