Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal’dan izin aldım Gül’den destek gördüm

    Hürriyet Haber
    25.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNDP) Başkanlığı için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın aday gösterdiği CHP Milletvekili Kemal Derviş, adaylık için CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın iznini, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün desteğini aldığını söyledi.CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı UNDP Başkan adaylığı için, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve TBMM Başkanı Bülent Arınç’tan tam destek aldığını açıkladı. Aday gösterileceği kendisine bildirilip izni istenen Derviş, ‘üç gün’ isteyip, hem Hükümet, hem partisi hem de TBMM’den güçlü ortak desteği alınca Kofi Annan’ı 20 Mart Pazar günü arayıp ‘Evet aday gösterebilirsiniz’ dedi. Derviş’in adaylığı, ‘daha güçlü ve daha etkin’ bir BM için Genel Sekreter Kofi Annan’ın tam da yeniden yapılanma ve reform programını açıkladığı günlere rast gelmesi gelişmenin önemini arttırıyor. Çünkü Derviş, yarışacağı altı ülkenin adayları arasından kim başkan olursa olsun en kritik görevin ‘Her yıl kalkınma için gerekli asgari 40 milyar dolarlık finansman kaynağını bulmak’ olduğunu söylüyor. Derviş, bu ay sonu İngilizce olarak yayımlanacak ‘A Better Globalization’ (Daha İyi Bir Küreselleşme) kitabında, BM için kuvvetli, dahası radikal sayılabilecek önerilerde bulunmuş. Derviş, sorularımızı şöyle yanıtladı: BİLGİM YOKTUUNDP başkanlığına aday gösterileceğinizi biliyor muydunuz, süreç nasıl gerçekleşti?- Bilgim dahilinde değildi. Yakından izlemiyordum. İki tür adaylık var. Ya ülkeler belirliyor, ya da BM. Ben ikinci kategoriye diğer bazı adaylarla birlikte gösterildim. Sanırım geçen perşembe günüydü. (17 mart) Benden müsaade istediler. Ben, ‘Hem hükümet, hem partim, hem de TBMM Başkanı ile görüşmek kaydıyla üç gün düşüneyim’ dedim. Abdullah (Gül) Bey’le, Meclis Başkanı’yla ve tabii genel başkanımız Deniz Baykal ile görüştüm. Üçü de buna olumlu baktıklarını ve eğer kısa listeye girebilirsem adaylığımı destekleyeceklerini söylediler. Ben de onun üzerine sanırım geçen pazar akşamıydı. BM Genel Sekreteri’ne böyle bir desteğin olduğunu ve aday listesine koyabileceklerini söylediler. Onların takdiriydi, koydular. Şimdi bir yarışma olacak. İnşallah dostça bir yarışma olur.Dışişleri Bakanı ve Meclis Başkanı ile görüşmeniz gereklilik miydi nezaket miydi?- Gereksinimdi. Genel Başkan’ın destek vermesi çok önemli. Ama Abdullah Bey’in, Türk Dışişleri’nin bunu desteklemesi de çok önemli. Çünkü diğer ülkelerde olduğu gibi, benim Türkiye’nin adayı olmam lazımdı. Sadece Kemal Derviş değil Türkiye’nin adayı olacağım. Bu benim için çok çok önemli. Hem duygusal, kişisel açıdan hem de oradaki kampanya ve yarışma açısından. Meclis Başkanı’nın desteği de çok önemli, çünkü milletvekiliyim. Başkanlıktan bir gece önce Meclis’ten istifa ederimMilletvekilliğini ne kadar daha sürdürebileceksiniz?- Başkanlık kesinleşmeden önceki bir aşamada istifa etmem gerekiyor. Ama tam zamanlamasını bilemiyorum. Seçilmezseniz? Milletvekilliğine geri dönebilecek misiniz?- Gerçekten bilmiyorum. Ama öbür türlü olamaz zaten. Yani başkan olacaksam, o anda benim milletvekili olmamam gerekiyor.Bu yapabileceğim ve yapmak istediğim görevUNDP Başkanlığı’na seçilirseniz, Türkiye’de, siyasette, neyi eksik ya da yarım bırakmış olacaksınız?-Biraz beni üzen üzecek olan, özellikle İstanbul’da sivil toplum kuruluşlarıyla olan, AB’ye dönük çalışmalar. Türkiye’yi güçlü kılacak Avrupa kamuoyunda da Türkiye’yi hem tanıtacak, hem güçlendirecek çalışmalardan hem zevk alıyordum. Hem çok önemli olduğuna inanıyordum. Başkan olursam aynı şekilde devam edemem. Bu bakımdan haftasonu tereddüt de ettim.Ama bu görev gerçekten önemli. Hem BM’ye çok inanan bir insan olduğum, hem de hayattaki diğer çabalarımla uyumlu olduğu için. Yapabileceğim yapmak istediğim bir görev olarak geliyor. Dünya Bankası Başkanlığı ‘gönülden geçen’ bir şeydiDünya Bankası başkanlığı için de adınız geçmişti...- O hiçbir zaman geçerli değildi. Çünkü orası her zaman bir ABD’linin seçildiği bir yer. Çok güçlü bir teamüldür bu. O zaman bu görev için adınızın geçmesi, gönüllerden geçen birşey miydi?- Daha ziyade öyle görünüyor. Ekonomide 2-3 ay gecikme dünyanın sonu değilEkonomiyi nasıl görüyorsunuz?- 2001’den bu yana epey mesafe kaydedildi. Her yıl ondan önceki yılın üstüne birşey getirmek gerekiyor. Dolayısıyla özlediğimiz yüzde 7 ve ortalama büyüme hızı ve istihdam ve sosyal sorunları çözen bir tempoya ulaşmamız gerekiyor. Böyle uzun vadeli ortamda 2-3 aylık gecikme dünyanın sonu değil. Bazı konularda anlaşmazlık olabilir. Uzlaşmak için, bazı konularda karşılıklı bilginin oluşması için zamana ihtiyaç olabilir. Önemli olan bu reform programının, orta vadeli bir perspektif içinde götürülmesi. Türkiye ekonomisi bu perspektifi IMF’siz götürebilir mi?- Birçok ülkede olduğu gibi, ekonomik politikanın oluşmasında uluslararası örgütler, hem bilgi hem finans bakımından katkıda bulunuyor. Bu olumsuz değil, olumlu. Ama tabii ki ekonomik politikanın, reformların esas itici gücü, ulusal bilinç ve toplumdaki irade olmalı. Türkiye’de de öyle olmalı. Ve sanıyorum Türk insanı daha iyi yaşamak mutlu bir toplum olarak yaşamayı çok istiyor. Şu sıralarda, geçmiş krizler yüzünden, IMF’nin çerçevesine ihtiyaç duyulan bir dönemden, daha az IMF’ye ihtiyaç duyulan, kendi ayağımız üzerinde durabileceğimiz bir dönemin geçiş göstergelerini görüyoruz. Sıcak para büyük bir belaBüyümede özlenen düzeyin koşulu nedir?- Tasarruf hacmi hala Türkiye’de yeterli değil. Ulusal tasarrufumuzun en az 4-5 puan daha artması gerekiyor. Bunun yolu da uzun vadeli güvendir. Bunun tesisi zaman alıyor. İnsanlar hala krizleri hatırlıyor. Dolayısıyla güveni tesis etmek çok önemli. Yatırımcı ister ulusal yatırımcı ister uzun vadeli olsun çok şeffaf çok güvenilir ve çok tutarlı bir ortamı arıyorlar. Zor bir dünyada yaşıyoruz. Petrol fiyatları olağanüstü arttı. Avrupa ekonomisi maalesef çok bocalıyor ve bizim en önemli pazarımız Avrupa. Sıcak para pek çok ülke için büyük bir bela. Bütün bu zorluklarla mücadele edebilmek, hızlı büyümeyi güvence altına almak kolay birşey değil.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı