Gündem Haberleri

    Baykal: Cezası müebbetti, 7 yılda çıktı

    Vahide YANIK- İbrahim LALELİ- Göksel YAPAR /ANTALYA, (DHA)
    11.01.2006 - 17:21 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ağca'nın tahliyesiyle ilgili olarak, “Bunu ne hukukla, ne vicdanla ne adalet politikasıyla izah etmek mümkün değil. Bu İtalyan adaleti ile Türk adaletinin infaz hukuku bakımından ortaya çıkan bir büyük farklılığı göstermektedir" dedi.

    Kurban Bayramı nedeniyle bulunduğu Antalya'da Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesini değerlendiren Cumhuriyet Halk Partsisi(CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal,  Mahkemenin verdiği müebbet hapis kararını politikacıların bozduğunu söyleyerek, “Ne yaptık? Adaletin müebbete mahkum ettiği bir insanı 7 yılda tahliye ettik. İtalya ne yaptı? Öldürmeye teşebbüs eden birini 20 yıl mahkum etti ve 20 yılın tümünü çektirdi. Hüküm veriliyor ama infaz yok. Hakimin verdiğini politikacı bozuyor” dedi.

    Kurban Bayramı'nın ikinci gününde CHP İl Başkanlığı'nda bayramlaşma programına katılan Genel Başkan Baykal partililerle bayramlaştı. Bayramlaşmada CHP Parti Meclisi Üyesi tiyatro sanatçısı Şahnaz Çakıralp, tiyatro sanatçısı ve oyuncu Şebnem Özinal, Antalya milletvekilleri, il yöneticileri ve belediye başkanları da hazır bulundu. Törende, Baykal, Mersin'den kendisini görmeye gelen Nuray Gencer'in ve 11 yaşındaki kızı Buket Gencer ile partililerin çocukları 2 yaşındaki Zeynep Sude ve 9 yaşındaki Yağmur Çelik'in verdiği nergis çiçeklerini alıp kokladı ve teşekkür etti.

    Partililerin yoğun ilgi gösterdiği bayramlaşmada, Baykal gazetecilerin Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesi ile ilgili sorularını yanıtladı. Ağca'nın tahliyesinin çok tartışmalı bir uygulama olduğunu söyleyen Baykal şöyle dedi:
    “Çarpıcı olan şu; Ağca, Papa'ya yönelik bir öldürme teşebbüsünde bulundu ve bu girişim nedeniyle yargılandı. Öldürme girişimi nedeniyle İtalya'da 20 yıl hapishanede kaldı. Türk mahkemelerinde, Türkiye'nin çok seçkin, değerli gazetecisi, genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi'nin katili olarak yargılandı. Bu konu yargıda kesinlik kazandı ve müebbet hapse mahkum oldu. Müebbet hapse Türkiye mahkemeleri karar verdi ama 7 yıl içinde onun tahliye edilmesiyle sonuçlandı. Bu tabii Türkiye'de çok ciddi bir problemin bulunduğunu gösteriyor.”

    İTALYAN ADALETİ İLE TÜRK ADALETİNİN FARKI

    Olayı Ağca olayından ziyade bir adalet sorunu olarak değerlendirmek gerektiğine işaret eden Baykal, “Bunu, gereksiz, yanlış, zamansız bir af uygulamasının Türkiye'de nelere yol açtığı konusunda ibret verici bir örnek olarak değerlendirmemiz lazım” dedi. Baykal, “Bunu ne hukukla, ne vicdanla ne adalet politikasıyla izah etmek mümkün değil. Türkiye'nin en önde gelen gazetecisini öldüren biri müebbete mahkum olacak, elini kolunu sallayarak çıkacak, bunu anlamak mümkün değildir. Bu İtalyan adaleti ile Türk adaletinin infaz hukuku bakımından ortaya çıkan bir büyük farklılığı, bir büyük çarpıklığını bize göstermektedir. Bunu hepimizin ibretle değerlendirmemiz ve buradan gerekli sonucu çıkarmamız lazım” dedi.

    HAKİMİN VERDİĞİNİ POLİTİKACI BOZUYOR

    Adaletin hükmünü vermesine karşın, müebbet hapse mahkum olmuş bir kişinin 7 yılda salıverilmesini anlamakta zorluk çektiğini ifade eden Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Mahkeme ‘müebbet hapis’ dedi. Ne yaptık? Adaletin müebbete mahkum ettiği bir insanı 7 yılda tahliye ettik. İtalya ne yaptı? Öldürmeye teşebbüs eden birini 20 yıl mahkum etti ve 20 yılın tümünü çektirdi. Adalet sadece hükmün ilan edildiği anda gerçekleşmez, hükmün gereğini yerine getirilip getirilmediği ile ilgili olarak adalet yerini buldu mu, bulmadı mı bunu tepsit etmek lazım. Hüküm veriliyor ama infaz yok. Hakimin verdiğini politikacı bozuyor. Bir af çıkarıyor bununla adalet allak bullak ediliyor. Buna kimsenin hakkı yoktur, bu yanlış bir uygulamadır.”

    MALİYE BAKANI KENDİNE 4 AF ÇIKARDI

    Af sözcüğünün artık gündemden çıkarılması gerektiğini kaydeden Baykal, “Maliye Bakanı sadece kendisi için 4 af çıkarıyor. Böyle bir uygulama olabilir mi? Dünyanın neresinde, hangi ülkesinde? Otanto'da bile Maliye Bakanı kendine 4 defa af çıkarsa kıyamet kopar ama Türkiye'de oluyor. Kimsenin aldırdığı yok” diye konuştu.

    ENTEGRE TESİSLER DESTEKLENMELİ

    Kuş gribi ile ilgili soruları da yanıtlayan CHP Lideri Baykal, kuş  gribi tartışmalarının Türkiye'ye çok ciddi zarar verir bir noktaya geldiğini söyledi. Konunun, Türk ekonomisinin hızla gelişen tavuk ve yumurta sektörünün ciddi bir şekilde vurduğunu kaydeden Baykal, “Büyük bir ekonomik kaybımız var, büyük üzüntü içindeyiz” dedi.
    Baykal, “Konuyla ilgili yapılacak şey çok açık. Türkiye'de tavuk üretimini daha hijyenik koşullarda gerçekleştirecek entegre tavuk üretim tesislerini sahiplenmek, onları desteklemek, onlara ağırlık vermek lazım. Kontrol edilemeyen, sağlık şartları elverişsiz, ortalıkta dolaşan kümes biçiminde tavuk beslemeye yönelik uygulamayı kontrol altına almak lazım. Bunun gereği yapılmalıdır” diye konuştu.

    TURİZME DARBE UYARISI

    Baykal, olayın şimdi kontrolden çıktığını ve bütün dünyayı kaygılandırır hale geldiğini belirterek, hastalığın sadece tavuk ve yumurta sektörü açısından değil, Türkiye turizmi açısından da kaygı verici olduğunu belirtti. Baykal şöyle dedi:
    “Türkiye'nin dünyada tehlikeli tavuk gribi sahası olarak algılanması Türkiye turizmine ciddi bir darbe vurur. Bunun derhal ortadan kaldırılması lazım. Güven verilmesi, etkin önlemlerin biran önce kararlılıkla alınması lazım. Tavuk sektörünün desteklenmesi ve sektöre yönelik haksız kaygıların bertaraf edilmesi için hükümetin etkin tedbir alması lazım. ‘Sağlık bakımından güvenilir, yenilmesinde sakınca yoktur’ damgalı tavuk ürünlerinin piyasaya sürülmesi gerekir. Bu konuda güvence verilmesi lazım. Vatandaş hiçbir tavuğu yiyemez, hiçbir kanatlıya yaklaşamaz, hiçbir bir yumurtaya dokunamaz hale geldi. Bu yanlıştır.”

    MANYASTAKİ GİBİ HIZLI DAVRANILMADI

    Doğubeyazıt'ta çıkan vak'alardan sonra Manyas'taki gibi hızlı davranılamadığını belirten Baykal, “Doğubeyazıt'ta ortaya çıkınca yeterince hızlı ve etkili tebdir alınmadı. Konu savsaklandı. Başlangıçta inkar edildi, ‘zatürreedir’ denildi. Bunu tavuk gribi diye değerlendirenler hükümet sözcüsü tarfından ağır bir şekilde suçlandı. Çok değerli 4 gün israf edildi. Karantina, itlaf uygulaması yapılamadı, kamuoyu bilgilendirilemedi” eleştirisinde bulundu.

    HIZLI TREN BENZETMESİ

    Etkin bir şekilde vatandaşın eğitilmesine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Baykal şöyle devam etti:
    “Ama vatandaştan önce Türkiye'de sorumluluk sahibi olanların, yöneticilerin eğitilmesine, aydınlatılmasına, bilimin gereklerinin daima ön planda tutulması zorunluluğunun onlara öğretilmesine ihtiyaç var. Bu konuda Türkiye'nin en yetkili kuruluşunun başkanı ‘tavuk gribi yoktur, bu zatürreedir’ dedi ve atladı yurtdışına gitti. Sonuç ortada. Vatandaştan önce Türkiye'yi yönetenleri eğitmek lazım. Hızlı tren, bilimin gereklerinin unutulduğunu bize hakir bir şekilde hatırlatıyor. Bugün burada ortaya çıkan tablo yine aynı şekilde bilim ve tıbbın söylediklerini önemsenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Türk turizmine darbe vurmaması için bu konuya iktidarın el koyması lazım.”

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı