Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: Benim yaşımla ilgili kompleksim yok

    (a.a.)
    13.07.2007 - 01:50 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bir insanın yaşını, hastalığını, kendi iradesi dışında oluşan özelliklerini siyasi tartışma konusu yapmanın yakışıksız olduğunu belirterek, “Benim yaşımla ilgili kompleksim yok” dedi.

    Baykal, ATV'de yayınlanan “Siyaset Meydanı” programında gazeteci Ali Kırca'nın sorularını yanıtladı.
    Deniz Baykal, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, sizin için 'iktidarı istemez keyfine düşkündür' sözlerine yanıtınızı açar mısınız?” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan ile dolaylı yoldan diyalog kuruyor olmaktan rahatsızlık duyduğunu vurguladı. Dünyanın tüm demokratik ülkelerinde genel başkanların seçim öncesinde karşılıklı bir araya geldiklerini ve tartıştıklarını kaydeden Baykal, Erdoğan'ın bu tartışmadan kaçtığını savundu.

    Başbakan Erdoğan'ın söylemlerini dedikodular üzerine kurduğunu ve bunun kendisine yakışmadığını bildiren Baykal, “Hakaret ederek hiçbir konuyu aydınlatamazsın” dedi.

    “(Başbakan olmak istemez, ehlikeyftir) demiş. Kendisinde, benim niyetimi söyleme hakkını nereden buluyor” diyen Baykal, 35 yıldır siyaset hayatı içinde olduğunu, daima çalıştığını, zorlu ve çileli bir koşu gerçekleştirdiğini söyledi. Tüm siyaset hayatı boyunca aynı çizgide ilerlediğini anlatan Baykal, “Bizim arkamızda para yok, medya desteği yok, yabancı ülke desteği yok” diye konuştu.

    Ehlikeyf insanların zevklerine sahip olmadığını kaydeden Baykal, şöyle devam etti:

    “Benim tek mutluluğum, ailem, torunlarım, eşim, aile ortamımız. En büyük mutluluğu orada buluyorum. Son zamanlarda onu da yapamıyorum tabi. İçkim yok, sigaram yok, kumarım yok, gece hayatım yok, sosyetik özentilerim yok, kolumda 15 bin dolarlık saatim yok, marka tutkum yok. Ehlikeyflerin böyle merakları, zevkleri olur değil mi? Bir gün kayak merkezinde tatil yapmadım eşimle. Bir gün bir 5 yıldızlı otelde hafta sonunu geçirelim diyemedik. Ben buraya geldiğim zaman Beşiktaş'daki devletin konukevinde kalıyorum, çünkü parasını kendim ödüyorum. Partime para ödetmiyorum. Çünkü buraya da partim için geliyorum, memleket için geliyorum. Yurt dışına çıktığımda harcırah almıyorum. Ben de almıyorum, arkadaşlarım da almıyor.

    32 yıl aynı evde kaldım ben. Emlak Kredi'den 50 bin lira kredi ile satın aldığımız evde 32 yıl yaşadım. Sabahları çıkar yürüyüşümü yaparım, gazetemi kendim alırım, parasını kendim öderim. Partiden gazete servisi yapılmaz bize. Alışverişimizi kendimiz yaparız. Yani ehlikeyf Deniz Baykal'ın hayat tarzı budur.”

    Bu arada Baykal, “Arada bir uyarı aldım onu paylaşmak istiyorum. Çok fazla bilgim olmadığı için yanlışlık yaptığım anlaşılıyor. Sözünü ettiğimiz saat Frank Müller'dir en düşüğünün fiyat 60 bin dolardı” dedi.

    Hiçbir zaman gösteriş merakı içinde olmadıklarını belirten Baykal, çok mütevazı orta sınıf bir Anadolu ailesi gibi yaşadıklarını kaydetti. Bu tür konuları konuşmaktan utanç duyduğunu ifade eden Baykal, “Bunlara ne gerek var. Yani şimdi ben başbakan olmak istemiyorum ama koşuyorum. Sadece ben koşmuyorum, 550 milletvekili adayımız da koşuyor. Koca bir makine. Bu makineyi harekete geçirmek için can siperhane mücadeleler vermişiz. Şimdi gelmişiz seçimlere doğru, ben diyorum ki güya bu teoriye göre... (Aman çocuklar bu kadar çok çalışmayın bir bakarsınız tak iktidar bize düşer. Sakın ha çok fazla da ileri götürmeyin, tadında tutun) mu diyorum? Bunda akıl, mantık var mı? Böyle bir şey olabilir mi?” diye konuştu.

    “Bir Başbakan'ın işi gücü yok da karşısında rakip diye gördüğü muhalefet partisinin lideri hakkında böyle dedikodu mu yapar yani? Bu dedikodu” diyen Baykal, bu tür söylemlerin yakışıksız olduğunu ifade etti.

    “YAŞIMLA İLGİLİ KOMPLEKSİM YOK”

    Baykal, kişisel özellikleri siyaset meydanlarında dile getirmenin yanlış olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Sayın Başbakan, (Baykal'ın yaşı 70, ama siyasi etikten nasibini almamış) demiş. Şimdi neresinden tutayım bunun. Bir insanın yaşını, hastalığını, kişisel kendi iradesi dışında oluşan özelliklerini siyasi tartışma konusuna çekmek

    yakışıksızdır. Benim yaşımla ilgili kompleksim yok. Henüz 70 olmadım. İnşallah Allah nasip ederse olurum, olmaktan da mutluluk duyarım. Allah 70 yaşında sağlıklı, memleket için çalışan konumunda olmayı bana nasip etsin. Bunlar önemli değil, 68 olmuş, 70 olmuş, yarın sen de olacaksın Sayın Tayyip Erdoğan.”

    Baykal “Herhangi bir sağlık sorununuz var mı?” sorusuna ise “Bildiğim kadarıyla yok” yanıtını verdi.

    Başbakanın siyasi etik konusunda kendisini eleştirmeye hakkı olmadığını belirten Baykal, “Yıllardır siyasetin içindeyim, hiç kimseye hakaret etti diye bir mahkumiyetim yok” dedi.

    Eleştirilerinin kişisel değil, siyasi olduğunu belirten Baykal, Başbakan Erdoğan'ın terör, yolsuzluklar gibi konulardaki tutumunundan şikayeti olduğunu ve bunları eleştirdiğini söyledi. Baykal, “Başbakan bunlardan rahatsız oluyor. Bunlara cevabı olsa anlayacağım ama onu yapmıyor, kızıyor. Siyasi etikten bahsediyor, bize (cibilliyetsiz) diyor. Bunu bir insan hangi ruh haliyle söyler. Ben hiçbir zaman Başbakan'a (cibilliyetsiz) demem. Bunlar hoş tartışmalar değil, bunlar Türkiye'nin hak ettiği tartışmalar değil. Biz işimize bakalım” şeklinde konuştu.

    CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ

    Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin soruları da yanıtladı. Adaylık konusunda hiçbir zaman eşlerin başörtüsünü gündeme getirmediğini belirten Baykal, şöyle konuştu:

    “Ben bu konular tartışılırken eş kavramını gündeme getirmemeye çalışıyorum. Daima benim dışımdakiler konuyu o noktaya çekiyorlar. Bundan da hiç mutlu olmuyorum, olay o değil. Benim için önemli olan Cumhurbaşkanı olacak kişinin kafasının zihniyetinin, ahlakının bir Cumhurbaşkanılığı için gereken nitelikte olmasıdır. Yani nedir?

    Cumhurbaşkanının laik, demokratik, cumhuriyet anlayışını içine sindirmiş olmasını beklerim. Anayasa'nın temel ilkeleriyle açıktan ya da gizli bir savaşımının olmamasını beklerim. Ayrıca arkasında yolsuzluk dosyası olmamalıdır, hesabını yargıda vermiş olmalıdır. 70 milyonun şerefini, onurunu temsil edecek bir insan olmalıdır. Yani bu ilkeleri karşıladığımız zaman zaten mesele olmayacaktır.”

    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün adaylığına, 3 kişinin kapalı kapılar arkasında karar verdiğini ileri süren Baykal, bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını söyledi.

    Baykal, “Bizim adımıza onlar karar verecekler. Ben muhalefet partisiyim. 'Sayın Bülent Arınç'la Sayın Tayyip Erdoğan'ın uygun gördüğü kişiyi Cumhurbaşkanı seçeceğim' diye gözü kapalı taahhütte bulunmadım. Millet de 'bunu yap' diye bana oy vermedi” dedi.

    “BAŞBAKAN'IN MİLLETTEN ÖZÜR DİLEMESİ GEREKMEKTEDİR”

    Türkiye'nin Cumhurbaşkanını seçememesinin sorumlusunun AK Parti'nin uzlaşmadan uzak tavrı olduğunu savunan Baykal, kendilerinin uzlaşmadan yana olduğunu, Başbakan Erdoğan'ın bunu ancak şimdi söylediğini ifade etti. Baykal, “Bunu 5 ay önce söyleseydi Türkiye bu krizin içine girmezdi. Buna sen yol açtın. Senin şimdi bulduğun bu gerçeği, Deniz Baykal sana söylüyordu. Eğer o zaman dinleseydin, bugün buraya gelinmezdi. Başbakan'ın (uzlaşmayla seçeceğiz) sözü (ben hata ettim) demektir. Başbakan'ın en azından samimi davranması ve milletten özür dilemesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.

    Yeni oluşacak Meclis'i görmeden Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yorumlarda bulunmanın yanlış olduğunu belirten Baykal, kendilerinin her zaman uzlaşmadan yana olduklarını söyledi.

    Cumhurbaşkanı'nın mutlaka tarafsız bir isim olması gerektiğini ifade eden Baykal, “Geçen defa bir parti militanını Cumhurbaşkanı olarak dayatma girişimi yaptı. Bu başarılamadı” dedi.

    Baykal, Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda Türkiye'yi rahatlatacak bir adım atılması ve tarafsız bir Cumhurbaşkanı bulunması gerektiğini kaydetti.

    Erdoğan'ın “meclis dışından bir adaya sıcak bakmadığına” ilişkin açıklamasına da değinen ve tamamen reddetmediğini hatırlatan Baykal,şunları söyledi:

    “Kimse dereyi görmeden paçaları sıvamasın, çünkü meclisin nasıl bir kompozisyonla ortaya çıkacağını kimse bilmiyor. Hepimizin büyük umutları, heyecanları var. Böyle bir meclis yapısı içinde bugün söylenen sözlerin hiçbir anlamı kalmayabilir. Bunu da bir uyarı olarak ifade ediyorum. Çünkü AKP'nin çok ciddi bir kayba sürükleneceğini, Başbakan'ın kafasındaki tablonun hiç gerçekleşmeyeceğini biliyorum.”

    “Cumhurbaşkanı adayı olarak kafanızdan geçen kimse var mı?” sorusuna Baykal, şu yanıtı verdi:

    “Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı yapacak çok insan var. Ona şüphe yok. Burada bütün mesele parlamentodaki siyasi yapının böyle bir isim üzerinde mutabakatını sağlayabilmek. Bunun mümkün olacağı isimleri ancak parlamento şekillendikten sonra görüşerek belirlemek mümkündür. O nedenle bu aşamada benim herhangi bir isim telaffuz etmem mümkün değil. Doğru da değil. Kafamda da bir isim gerçekten yok. Ama bizim koyduğumuz ölçüleri karşılayacak, gerçekten işini çok iyi yapabilecek çok insan olduğu kanısındayım. Bunlardan herhangi birisini bulabilirsek onunla birlikte çalışabiliriz. Önemli olan bu konuda ortak bir niyet içine girmemizdir. Şimdi bunu sağlamaya çalışıyorum.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı