Gündem Haberleri

    Baykal: AKP yolsuzluk merkezi haline geldi

    Hürriyet Haber
    28.02.2006 - 16:24 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AKP’nin maalesef hayatın her alanında bir yolsuzluk merkezi haline geldiğini savunurken, "Türkiye’deki yolsuzluk iddiaların merkezinde maliye bakanı değil bizzat Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan vardır" dedi.

    Deniz Baykal partisinin TBMM Grubu toplantısında yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tyyip Erdoğan ve AKP’ye yüklendi. Türkiye’de son dönemde büyük bir yolsuzluk ve çürüme yaşandığını dile getiren Baykal, AKP kadrolaşmasının bugünleri getirdiğini savundu.

    Baykal: AKP yolsuzluk merkezi haline geldi


    Çeteleşmenin Türkiye’de toplumsal bir yaşam biçimi haline dönüştüğünü, okul çeteleri, kantin çetesi, arazi çetesi gibi şimdi de sauna çetesi çıktığını kaydeden Baykal, "Bunlar magazin haberi olarak geçiştirilemez. Artık işler iyice çığırından çıkmıştır. Bir tarafta etkili bürokratlar, eski yeni bürokrasiyi yansıtan, ağırlığı olan insanlar. Öte yandan AKP’li milletvekilleri, yöneticiler. Ve bunu kendi çıkarları için kullanmak isteyen sözde işadamları, kapkaççı, vurguncu, gözü kazançtan başka bir şey görmeyen insanlar. Bu manzaranın içinde AKP yadsınamaz bir şekilde yerini aldı" diye konuştu.

    AMPUL UTANDI  DA KIZARDI

    Baykal, hayatın her alanında AKP’nin "maalesef bir yolsuzluk merkezi haline" dönüştüğünü savunurken şöyle dedi:"Hani hikayede olduğu gibi müşteri balığın başını değilde kuyruğunu kokluyormuş, balıkçı ’oradan anlaşılmaz başından belli olur’ demiş. Müşteri de ’ben başından vazgeçtim artık, başı zaten koktu da acaba kuyruğa doğru indi mi onu merak ediyorum’ demiş. Artık AKP’de koku tepeden tabana doğru inmiştir, örgütsel, kurumsal bir kimlik kazanmıştır."

    Baykal, geçen günlerde AKP’nin amblemi olan ampülün rengini niye değiştirmeye çalışıyor diye düşündüğünü dile getirirken, "Niye buna ihtiyaç duydular. Acaba ampül utandı da kızarmaya mı başladı?" dedi.

    Baykal, Maliye Bakanı Unakıtan’ın bir yolsuzluk uygulamasının parçası haline dönüştüğünü, bunu reddetmenin imkanı olmadığını ifade ederken, AKP Balıkesir milletvekili Turhan Çömez’in dün vicdanının sesini dinleyerek çok dürüst bir tavır takındığını söyledi. Artık olayın maliye bakanını aştığını kamuoyunun ve AKP’li milletvekillerinin dikkatine sunan Baykal, sözlerini özetle şöyle sürdürdü:

    YOLSUZLUK İDDİALARININ MERKEZİNDE BİZZAT BAŞBAKAN VAR

    "Bunu artık bir bakanın zaafiyeti, kendisini tutamaması olarak anlamak mümkün değildir. Tablo bir kişisel olay olmanın ötesine geçmiştir, ortaya çıkan bu yolsuzluklar bir biri ile dayanışma içinde olan bir ekip, takım dayanışması içinde götürülmektedir. Bazı köşe yazarları ve AKP’li milletvekilleri ’maliye bakanını değiştirin’ diyor, bu bir türlü gerçekleşmiyor. Artık öyle anlaşılıyor ki maliye bakanı ile başbakan arasındaki ilişkinin, bu kadar somut yolsuzluk iddiaları ortaya atıldıktan sonra platonik bir ağabey kardeş ilişkisi olduğunu düşünmek mümkün değildir. Türkiye’deki yolsuzluk iddiaların merkezinde maliye bakanı değil bizzat Başbakan sayın Tayyip Erdoğan vardır."

    ÜÇ NOKTA YAKASINDA

    Deniz Baykal, bütçe görüşmelerinde yolsuzluk iddialarını gündeme getirdiklerinde Başbakan Erdoğan’ın bu iddiaların ispat edilmesini istediğini ve "ispat edemeyene üç nokta" dediğini anımsatırken, "Ben şimdi sayın başbakana Balıkesir milletvekili Turhan Çömez’in mektubunu dikkatlice okumasını öneriyorum, bu durumdan sonra da başını eğip yakasına bakmasını öneriyorum. O koymaya çalıştığı üç nokta nereye gelmiştir, şimdi oturup bir değerlendirme yapma zamanı gelmiştir. Arkada bir büyük başbakanlık iradesi olmasa maliye bakanının bu kadar akla hayale sığmaz uygulamaların içinden geçmesi mümkün mü?" diye konuştu.

    Baykal konuşmasında, son günlerdeki doktor tartışmasına da değindi. Başbakan Erdoğan’ın bu ilk tartışması olmadığını, nedense başbakanın doktorlarla arasının pek iyi olmadığını ifade eden Baykal, "Kiminle iyi bilemiyorum da... Durduk yerde bir hekim tartışması açtı. ’Sizin burnunuzu sürteceğim, siz burada gerekeni yapmıyorsunuz, dışarıdan doktor getireceğim, o doktorlarla sizin işinizi göreceğim’ diyor. Bir ülke başbakanı kendi toplumunun olağanüstü değerli bir kesimine karşı böyle bir duygu beslemesi hiç bir şekilde izah edilemez" diye konuştu. Baykal, Başbakan Erdoğan’ın "dışarıya hasta gitmesini" gerekçe olarak gösterdiğini anımsatırken, şöyle dedi:"Türkiye’den dışarıya ne kadar hasta gidiyor? Yılda 100 kişinin altında kamu kesiminden, turist pasaportuyla gidenler de var, o kendi parasıyla tedavi olmak üzere yurt dışına gidenler kimlerdir ve kaç kişidir. Türkiye’de 70 milyon insan yaşıyor, insanlar köyünden kasabasındaki sağlık merkezine gitmekte zorlanıyor. Nereye gidecek o getirdiğimiz doktor, Türk doktorları, yeterli para, kadro veremediğin için gönderemediğin Anadolu’nun ücra köşelerine o yurt dışından gelen doktorları mı göndereceksin? Ne yapacaklar orada, tercümanla mı konuşacaklar. Senin kendi vatandaşına karşı yerine getiremdiğin bu görevi, dini imanı para olan Türkiye’nin sağlık sektörüne girmek isteyen o insanlarla mı çözeceğiz. Sen dişini çektirmek için bile yurt dışına giden insanların yerine Türkiye’de bir türlü bebek ölümlerini Avrupa’nın düzeyine çıkaramış olan sağlık sorunlarına sahip çık. Başbakan ’Yurt dışından doktor getireceğim, Türk hekimlere de haddini bildireceğim’ diyor. Merak etme sayın başbakan sana da haddini bildirecek birileri çıkacaktır."

    Konuşmasında tekstil sektörünün sorunlarına da işaret eden Baykal, "Tekstilciler, Maliye Bakanı tekstil işine girsin, bir fabrika açsın, o sayede KDV’miz yüzde 18’den 8’e düşsün diye duaya mı çıkacaklar" dedi.

    1 MART CHP’YE SAYGI GÜNÜ OLMALI

    Baykal: AKP yolsuzluk merkezi haline geldi

    Baykal, yarın tezkerenin TBMM’de oylanışının üçüncü yıldönümü olduğunu anımsatırken, "Bugün tabloya bakın, nedir tablo? Irak ve Orta Doğu bugün daha istikrarlı bir hale gelmiş midir? Kimin gözlüğüyle bakarsanız bakın, uygun kabul edilebilir bir manzara vardır demenin imkanı var mı?" diye sordu. Irak’ın bugün bir iç savaşın eşiğine gelip dayandığını, bir mezhep savaşının, bir etnik savaşın alanı haline geldiğini ifade eden Baykal, "Provakasyon varmış... En büyük provakasyon Irak’a askeri müdahele etme kararıdır" dedi. Baykal, o dönem Türkiye’de görevini yapan bir tek kurum olduğunu ve o kurum sayesinde bugün Türkiye’nin olabildiğince Orta Doğu’daki yangının dışında kaldığını kaydederken, "1 Mart günü CHP’ye saygı günü olmalıdır" dedi.

    AB’NİN BİZLE OYNAMASINA İZİN VERMEYELİM

    AB’nin doğrudan ticaret ve mali yardımı öngören tüzüğü ayırmasına tepki gösteren Baykal, yarı yarıya indirilen 139 milyon euroluk yardımın alınmaması gerektiğini söyledi. Baykal, "Sakın ha, o 139 milyon euro kabul edilmesin, sakın ha kabul edilmesin. Bu masum milletle daha fazla oynanmasına izin vermeyelim, hakkımızı koruyalım, sakın ha tenezzül etmesinler o paraya. Çünkü alınacak olan para bu yapılanı meşrulaştırmak demektir. Sakın ha hükümet, Türkiye’yi, KKTC’yi bu duruma düşürmesin" diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı