Gündem Haberleri

    Baykal: "Açılımın içi doldurulsun"

    Elif DEMİRCİ/İZMİR, (DHA)
    28.08.2009 - 17:08 | Son Güncelleme:

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bu yıl 78'incisi düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı'nın açılışı için geldiği İzmir Adnan Menderes Havalimanı'nda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün akşam ‘Ulusa sesleniş’ programında dile getirdiği ‘Kürt açılımı’ ile ilgili görüşlerini değerlendirdi.

    Baykal, Başbakan Erdoğan'ın inandırıcılık problemi olduğunu öne sürdü, “Bu nedenle Başbakan'ın bir an önce kafasının içindeki somut öneriyi, düşünceyi ortaya koymasına ihtiyaç vardır” dedi.

    İEF'nin açılışı için İzmir'e gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal parti yöneticileri ve partililerce karşılandı. Baykal VİP salonunda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan'ın dünkü Ulusa Sesleniş konuşmasını değerlendiren Baykal, Başbakan'ın son gelişmelerin ışığında kendisine yeni bir konum belirleme ihtiyacını hissettiğini söyledi.

    Kamuoyundaki tartışmalar, siyasi partilerin açıklamaları, çeşitli toplum kesimlerinin düşüncelerini ortaya koymasının Başbakan'ı yeni bir çerçeve içinde kamuoyu önüne çıkma zorunluluğuyla karşı karşıya bıraktığını belirten Baykal, “Bunu doğal karşılıyorum ama Başbakan'ın inandırıcılık problemi vardır. Çok kolayca birbirinden farklı tezleri kısa bir zaman dilimi içinde sahiplenir konumlarda kendisini görmüşüzdür. Başbakan'ın niyet beyanı, temenni ve iyi duyguları yansıtan konuşmalarıyla bu konunun bir netliğe kavuşmasını beklemek gerçekçi değildir. Bu nedenle Başbakan'ın bir an önce kafasının içindeki somut öneriyi, düşünceyi ortaya koymasına ihtiyaç vardır. Başbakan ne yapmak istiyor, neyi öneriyor, ne yapacaktır? Bunu bir an önce aydınlığa kavuşturmalıdır. Bu konu çözülmediği taktirde bugüne kadar ki ‘analar gözyaşını dindirmelidir. Biz bunun için çalışıyoruz. Anaların gözyaşının dinmesini istiyoruz’ söylemi hiçbir somut anlam taşımamaktadır” dedi.

    ANALARIN GÖZYAŞI PKK'IN SİLAH BIRAKMASIYLA DİNER

    CHP lideri, anaların gözyaşının ancak PKK'nın silah bırakmasıyla dinebileceğini dile getirdi. Bunun artık net biçimde ortaya çıktığını belirten Baykal, “Anaların gözyaşının dinmesi için mutlaka PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakması lazımdır. PKK silahlı mücadeleye devam ettiği süre içinde, anaların gözyaşını dindirmenin bir formülü Başbakan'ın elinde ise lütfen bu formülü hiç gecikmeden kamuoyu ile paylaşmalıdır. Biz silahlı kuvvetlerimizin, toplumumuzun, bu yaşanan olaylar karşısında ödemekte olduğu ağır bedeli, ızdırabın acısını milletçe yaşıyoruz.

    Anaların gözyaşının dinmesini herkesten çok istiyoruz. Gözyaşının dindirilmesinin PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakmasının dışında bir yöntemi olabileceğini kabul etmiyoruz. PKK Türkiye'de bir siyasal ayrıştırmayı gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu çabaları Kürk kökenli insanlarımızın ki büyük çoğunluğu tarafından da reddediliyor. Yani Kürk kökenli insanlarımız Türk milletinin bir parçası olarak barış içinde huzur içinde milli birlik içinde yaşamayı içine sindirmiş olan insanlardır. Olay Kürk kökenli insanlardan kaynaklanan bir olay değildir. PKK'nın silahlı mücadele anlayışından kaynaklanan bir olaydır” diye konuştu.

    ETNİK GRUPLARI PKK İLE AYNI KEFEYE KOYMAYIN

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan'ın Türkiye'deki farklı toplum kesimlerini PKK sorununun içine koyduğunu öne sürerek şöyle devam etti:

    “Başbakan Türkiye'de toplumumuzu, milli birliğimizi oluşturan çeşitli etnik kesimleri sık sık birbiri ardından sayıyor. Bu şu andaki meseleyi aydınlığa kavuşturan bir anlayış değildir. Türkiye'de birbirinden farklı etnik kesimler elbette vardır ama o etnik kesimlerin fiziki çoğunluğunun silahlı bir mücadeleyle ilgisi yoktur. O kesimlerin tamamına yakınının Türkiye'nin anayasal milli, siyasi kimliğini ortadan kaldırmaya yönelik bir bir toplum kesimi arayışları yoktur. Problemi olmayan toplum kesimlerini problem olan PKK konusunun içine yerleştirmek aynı kefeye koymak tehlikeli bir anlayıştır. Başbakan bu tehlikeli anlayıştan kendisini mutlaka kurtarmalıdır. Türkiye'de ne Çerkezler'in, ne Tatarlar'ın, ne Türkmenler'in böyle bir ayrılık mücadelesi yoktur.

    PKK sorununu ele alırken bunları dile getirmenin bir anlamı yoktur. Türkiye'de Kürk kökenli insanlarımızın ezici çoğunluğu da milli birlik içinde sorunlarını çözebileceklerine inanmaktadırlar ve anayasal ulusal kimliğimizin içinde yer almaya yönelik bir şikayetleri yoktur. Sorun Kürt kökenli insanlarımızı Türkiye'nin milli birliğinden kopartmak isteyen ve bunu mücadeleyle gerçekleştirmek için yıllardan beri çalışan PKK örgütünü etkisiz kılma sorunudur. Bu sorunu diğer etnik kesimlerin varlığıyla bir tutmak ya da ‘Kürk kökenli insanlarımızın sorununun çözümü için bu mücadele veriliyor’ diye düşünmek büyük bir yanılgıdır. Siyasi açılımlar yaparak anaların gözyaşının dindirmenin mümkün olacağına Başbakan inanıyorsa bunu açıkça ortaya koymalıdır. Hangi siyasi açılımla anaların gözyaşının dindirmek mümkün olacaktır. Anaların gözyaşı Türkiye'de demokratikleşme konusunda zaaflar olduğu için değil Türkiye demokratikleşme konusunda hangi noktada olursa olsun bir toplum kesiminin Türkiye'nin milli birliği ve bütünlüğü içinde varolmaktan çıkarıp ayrıştırma iddiası takip edildiği için ortaya çıkmaktadır.”

    DEMOKRATİKLEŞMEDE ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI

    CHP Genel Başkanı Baykal, Türkiye'de bugüne kadar demokratikleşme konusunda önemli adımlar atıldığını vurgulayarak, “Bir büyük tarihi atılım gerçekleştireceğiz. Şimdi gerçekleştireceğiz ve bu atılım Türkiye Cumhuriyeti'nin yepyeni bir bütünlüğe sahip olması anlamına gelecektir” iddialarının içi doldurulması gerektiğini söyledi.

    Türkiye çeşitli etnik kimliğe sahip vatandaşların kendi kimliklerini ortaya koymaları, demokratik hak ve özgürlüklerini kullanmaları konusunda geçmiş dönemlerde önemli adımlar atıldığını belirten Baykal, bu konuda önemli ciddi açılımların uzun bir süreden beri Türkiye'de gerçekleştirildiğini söyldi. Dil yasaklarının kaldırılarak o dillerin kullanılması olanaklarının geliştirildiğini, herkesin kimliğini ifade etme imkanı olabildiğince sağlandığını vurgulayan Baykal, şöyle devam etti:

    “Bu konuda hala bazı sıkıntılar yok mudur? Vardır. O sıkıntıların da kaldırılması için atılması gereken adımlara elbette ihtiyaç vardır. Ama bu ayrıdır. tarihi bir açılımla herşeyi değiştireceğiz iddiası ve bu iddia ile anaların gözyaşını dindireceğiz düşüncesi ve bu düşüncenin Başbakan'ın dün açıkladığı, çizdiği çerçeve içinde nasıl olacağının anlatılması çok ciddi bir ihtiyaçtır. Biz sorunu PKK'nın silahlı mücadele anlayışının sona erdirilmesinde görüyoruz.

    Türkiye'nin görevi de bunu sağlamaktır. bunu sağlamak için siyasi ödünler vermek, ayrışmayı öngören ayrışmayı doğuran ya da dolaylı mümkün kılacak adımlar atmak ne anaların gözyaşının dinmesine yardımcı olur, ne de Türkiye'de bugüne kadar toplumla birleşik bütünleşik bir vaziyette yaşamakta olan Kürk kökenli insanlarımızın huzurunu barışını ve refahını sağlar. Türkiye'yi kimse tedirgin etmesin, rahatsız etmesin. Türkiye'de değişik etnik gruplar olduğunu anaların gözyaşını dindirme projesine bağlamak çok ciddi bir yanlışa yönelmek demektir. Başbakan en kısa zamanda kamuoyuna ne yapmak istediğini ilan etmeli.”

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı