Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baykal: 100 milyar lira param var

    ANKA
    29 Ocak 2006 - 16:53Son Güncelleme : 29 Ocak 2006 - 16:53

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan önce bankalardaki parasının miktarını açıklayarak, "Üç aylık maaşı yeni aldık. O maaş hariç tutulursa 100 milyar lira param var. Benim para miktarımı, benden çok benim yanımda çalışan arkadaşlar bilirler" dedi.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CNN Türk'de Ankara Kulisi programına katılarak, burada son siyasi gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı. Baykal, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın partisinin ve kendisinin para miktarına ilişkin açıklamalarının gerçekle ilgisi olmadığını ve bunun zaten zor durumda olan bankacılık sektörüne büyük zarar verdiğini söyledi.

    Baykal, Unakıtan'ın CHP'nin 150 trilyon liralık hesabı olduğunu açıkladığını anımsatarak, "Ocak ayındayız. Hazine'den bu yıl için 22.6 trilyon alınmıştı. O olmasaydı bizim hesabımızda aralık ayı sonunda 2-3 trilyonluk para varmış. İkisi dahil CHP'nin banka hesabı 25 trilyon lira. 150 trilyonluk rakam gülünç. Hem varsa da var sana ne. Bir yolsuzluk varksa söyle. Ama bu yok. Maliye Bakanının benim banka hesabımla da, partinin banka hesabıyla ilgili verdiği rakam da yanlış. Partinin hesabıyla ilgili verdiği para bire 6 daha fazla oluyor. Benim hesabımla ilgili fark ise bundan daha fazla" dedi.

    "Sanki bu sorgulama haklı, meşru gibi ben buna yanıt vermek durumuna sürüklenmeye karşı çıkıyorum" diyen Baykal, yine de bankadaki parasının miktarını açıkladı. Baykal, "Üç aylık maaşı yeni aldık. O maaş hariç tutulursa 100 milyar lira param var. Bunu, benden çok benim yanımda çalışan arkadaşlar bilirler" dedi. Baykal, kendisinin servet beyanını bir Genel Başkan olarak hem TBMM'ye hem de savcılığa yaptığını belirterek, bu beyanı Başbakan Erdoğan'ın da yaptığını, ancak önemli olanın bu malvarlığının nasıl oluştuğu, 25 yıl önce, 5 yıl önce ne olduğu ve şimdi nasıl olduğu sorusu olduğunu vurguladı. Baykal, bu paranın meşruiyetine bakmak gerektiğini ifade etti.

    "UNAKITAN HAKKINDA SAVCILAR HAREKETE GEÇMELİ"

    Baykal, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın yaptığı açıklamanın suç olduğunu da vurgulayarak, "Bu bir suçtur. Bunun takip edilmesi lazım. Savcıların harekete geçmesi lazım. Yüzüncü Yıl Üniversitesi olayında yargıya müdahale yapılıyor diyen savcıların, Maliye Bakanı hakkında da inceleme yapması lazım. Dokunulmazlık dolayısıyla dosya yürür, yürümez ancak dosyanın açılması lazım. Bu bir suçtur" diye konuştu.

    Baykal, Unakıtan'la ilgili olarak en son "iki kaçak villasına af getirmesi" olayına da değinerek, Başbakan Erdoğan'ın Unakıtan'ın arkasında olduğunu söyledi. Baykal, "Yoksa onu niye taşısın. Burada Başbakanın, Maliye Bakanının uslubu karşısında tepki göstermesi gerekirken, 'ağabey, ağabey' diye bakmasıdır. Dört kere kendisi ile ilgili af çıkardı. Başbakan olmadan bunlar olur mu?" dedi.

    ŞENER'İ KUTLADI

    AKP'nin yolsuzluklar konusunda sınıfta kaldığını vurgulayan Baykal, bütün bakanların bunlarla bağlantı olduğunu da söyleyemeyeceğini belirterek, Galataport olayına karşı çıkan Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'i kutladı. Baykal, Şener'i Galataport konusundaki tavrından dolayı yürekten kutladığını ifade ederek, "Çok kişilikli ve tutarlı bir tavır takındı" dedi. "Orada yalnız olan Abdüllatif Şener'dir" diyen Baykal, Şener'in imzası olmadan karar alınamayacağını da vurguladı.

    "MESELE CUMHURBAŞKANLIĞINI KAPMA-KAÇMA İŞİDİR"

    Baykal, bir soru üzerine de Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda AKP'den uzlaşma emaresi görmediğini söyledi. AKP'nin Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce gidilecek bir erken seçimin istikrarı bozacağını öne sürdüğünü anımsatan Baykal, "Seçim istikrarı bozmaz. Yunanistan'da üç kere üst üste seçim yaptılar. Uzlaşma olmaması iktidarın gizli amaçlarından kaynaklanıyor. Başbakanlık Müsteşarının zihniyetinde birini Cumhurbaşkanlığına gelirse ne olur. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. Seçim konusunda iktidarı yönlendiren tek olay Cumhurbaşkanlığı seçimidir. Cumhurbaşkanlığı seçimi Mayıs 2007'de yapıldıktan sonra, Haziran'da seçim yapılmasına karşı çıkacaklarını sanmıyorum. Sorun Cumhurbaşkanlığını kapma-kaçma işidir. Dört yılda seçim yapılması hiçbir sorun yaratmaz. Seçim istikrara katkı yapar. Ateşi alır, gerelimi alır, istikrarı sağlar"şeklinde konuştu.

    Baykal, AKP hükümetinin amacının Cumhurbaşkanlığına Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer zihniyetinde birini getirmek ve oradan alınan güçle ülkeyi kontrol etmek olduğunu belirterek, "Şimdi bunu önemsemeyerler o zaman Türkiye'nin yaşayacağı sıkıntıyı görecekler" dedi.

    SİNE-İ MİLLET

    Baykal, erken seçimi nasıl sağlayacakları ve sine-i millete dönüp dönmeyeceklerine ilişkin bir soruya da, "Bizim atacağımız adımlar anayasal, hukuki yetkilerimizin çerçevesinde olacaktır. Biz meşru her girişimle olumsuz her gidişi engellemek zorundayız. Bunu yapacağız. Bunun için kısıtlamamız yoktur" yanıtını verdi.

    BAŞBAKAN ASABİ

    Baykal, Başbakan Erdoğan'ın, "Ben seçerim sen kabul edersin" dediğini belirterek, "Sen kimsin. TBMM seçer. Sen TBMM misin? Bu zihninin arkasındaki anlayışı gösteriyor. Asabi bir tavrı var. (Bu konuyu gündeme getirmek ihanettir) diyor. İhanet termonolojisi onun içindeki ruh durumunu ortaya koyuyor" diye konuştu. Baykal, Erdoğan'ın bu tutumunun TBMM'nin gerçek işlevini yapamadığını da gösterdiğini kaydetti.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı