Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baydemir, PKK'ya ‘Kürt muhalefeti’ dedi

    Hürriyet Haber
    09.09.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, terör örgütü PKK’dan "Kürt muhalefeti" ve "Kürt Hareketi", dağdaki silahlı teröristten ise ‘Dağdaki Yurttaş’ olarak söz etti.Avrupa Parlamentosu'nun (AP) davetlisi olarak Brüksel ve Strasbourg’a giden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in, AP Başkanı Joseph Borell’e verdiği iki bölümden oluşan 18 sayfalık raporu DHA ele geçirdi.  Baydemir'in sunduğu raporda, “Türkiye, Kürt muhalefetinin ateşkesini iyi değerlendiremedi. Daha çok demokrasi, daha çok reform çerçevesinde gerekli açılımların yapılmaması halinde bölgede yeni bir çatışma ortamının yükseleceği maalesef yüksek bir ihtimaldir” ifadeleri yer aldı. İŞTE O RAPOR ‘Bölgelerarası eşitsizlikler kıskacında Diyarbakır’ başlıklı raporun birinci bölümünde, 1990’lı yıllarda ‘Olağanüstü Hal’ çerçevesinde devletin güvenlik gerekçesiyle bölgenin kırsal yerleşim birimlerinin çok önemli bir kısmını boşaltmasının ekonomik değil, siyasal nedenlere dayandığı ve bununla birlikte çok büyük bir göç dalgası oluştuğu belirtildi. Raporda "siyasal kökenleri olan bu göç ve çatışmalı ortamın diğer olumsuz etkileri, özellikle bölgenin ekonomik gelişimine büyük bir darbe daha vurmuştur” denildi.  ‘EKONOMİK DİNAMİKLER FELCE UĞRATILMIŞTIR’ Devletin sosyo-ekonomik gelişime değil, güvenlik sağlamaya yönelik politikalarıyla bölgenin ekonomik hayatına sürekli müdahalelerde bulunduğu ileri sürülen raporda, şöyle devam edildi: “‘Mecburi iskan politikaları, köy boşaltmaları, koruculuk sistemi, tarımsal alanların mayınlanması ve OHAL gibi uygulamalar bölgenin ekonomik anlamda gelişim dinamiklerini büyük oranda felce uğratmıştır. Kürt sorununun çözümü için demokratikleşme çerçevesinde siyasal ve kültürel açılımlar sağlanıp, toplumsal barış ve siyasal istikrar sağlanmadıkça bölgesel sosyo- ekonomik kalkınmanın sağlanmasının mümkün olmayacağını düşünüyoruz.” "KÜRTLER ENGELLENDİ" ‘Demokratikleşme ve Kürt sorunu’ başlıklı diğer bölümde ise, Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar Kürtlerin kendi dil ve kültürlerini ifade etmelerinin engellendiği iddia edilerek, Türkiye siyasetine demokratik bir şekilde katılma kanallarının kapatıldığı ileri sürüldü.  Baydemir tarafından AP Başkanı Borell’e sunulan raporun bu bölümünde şöyle denildi: “Kürtlerin kendilerini ifade etme biçimlerinde şiddet yöntemleri kullanması, devletin inkar baskı politikaları ile diyalektik bir ilişki içerisindedir. Kürt sorununun sürdürülebilir bir barışçıl çözüme kavuşması için, devletin kültürel tek tipleştirme politikaları ile askeri siyasal baskıların Kürtler arasında isyan şiddet eğilimlerine koşulladığını görmek gerekir.” PKK'YA 'KÜRT MUHALEFETİ’ NİTELEMESİ Raporda terör örgütü PKK'dan "Kürt muhalefeti" diye söz eden Baydemir, şu görüşleri dile getirdi:  “Stratejik bir dönem geçiren Kürt muhalefeti ‘Çatışmadan uzlaşmaya’ siyasal söylemiyle Kürt sorununun isyan çatışma stratejisinden çıkarılması gerektiğini ve meselenin demokratikleşme, insan hakları ve anayasal vatandaşlık gibi kavramsal siyasal çerçevede çözülebileceğini ifade etmiş, bu doğrultuda silahlı güçlerini 1999 yılında Türkiye sınırlarının dışına çıkarmıştı.  Her ne kadar 1999’dan bugüne kadar tam bir çatışmasızlık ortamı yaratılmamışsa da Kürt hareketi, son derece net ifadelerle sorunun devletin üniter birliği içerisinde Kürtlerin insani kültürel ve siyasal haklarının yasal ve anayasal güvenceye alınarak bir demokratik çözüme ulaşabileceğini belirtmiştir.”  KÜRTÇE ÇİZGİ FİLMLER YAYINLANMAMIŞTIR Raporunda bir süre önce talep azlığından kapanan Kürtçe kurslarına da değinen Baydemir şöyle devam etti: “Yasal değişiklikle müsaade edilen özel dil kursları Kürtçe dilinde eğitim öğretim konusunda sembolik olarak önemli bir adım olmakla birlikte, Kürtlerin kendi dillerini öğrenip geliştirebilmeleri için yeterli değildir. Kurslar paralıdır ve sadece en az ilkokul 3'üncü sınıfı bitirebilmiş kişilere açıktır. Çocukların kültür dil alanındaki reformlardan faydalanamaması, TV programları için de geçerlidir. Bu durumda çarpıcı bir örnek çocukların ilgisini çekebilecek Kürtçe çizgi filmlerin yayınlanmasına müsaade edilmemesidir. Maalesef gerçekleştirilen reformlar mevcut durumda Kürtlerin talep ve ihtiyaçlarına cevap verebilmekten halen uzaktır.”  Baydemir, bu görüşleri dile getirerek, AB için yapılan reformları yetersiz bulduğunu açıkladı. ‘TÜRKİYE ATEŞKESİ İYİ DEĞERLENDİREMEDİ’ Raporun, ‘Çatışma ve barış arasında müzakerelere giderken’ başlıklı bölümünde, “Haziran 2004’te Kürt muhalefeti kendilerine yönelik askeri imha operasyonlarının tek taraflı ateşkese rağmen devam ettirildiğini ve devletin Kürt sorununa demokratik bir çözüm perspektifi geliştiremediğini belirterek ateşkese son vermiştir. Maalesef 1999- 2004 dönemindeki fiili barış ve çatışmasızlık ortamı iyi değerlendirilememiş, devlet otoriteleri Kürt muhalefetini tamamen silahsızlandıracak ve onları yasal siyasetin içine dahil edebilecek bir politika geliştirememiştir” denildi. Başbakan Erdoğan’ın 12 Ağustos’ta Diyarbakır’da yaptığı açıklamalara da işaret edilen raporda, bu açıklamalar karşısında terör örgütü PKK’nın bir aylık eylemsizlik kararı aldığı belirtilerek şöyle denildi: “Kürt hareketinin ‘Bir aylık eylemsizlik’ kararı alması, sorunlarımızın demokratik bir çerçevede tartışılması ve toplumsal barışın tesis edilmesi için yeterli olmasa da önemli bir adım oldu.  Devletin, Kürt sorununun çözümü için yapacağı demokratik açılımlar bu geçici eylemsizlik sürecini kalıcılaştırıp bir barış için gerekli koşulları oluşturabilir. Daha çok demokrasi, daha çok reform çerçevesinde gerekli açılımların yapılmaması halinde, bölgede yeni bir çatışma ortamının yükseleceği maalesef büyük bir ihtimaldir.” BAYDEMİR'İN ÖNERİLERİ Baydemir, raporunda Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmeye dönük somut tespitlerini ise şöyle sıraladı:1- Başta Anayasa olmak üzere, tüm hukuksal ve idari mevzuatın kültürel ve siyasal farklılıkları yok sayan yasaklayıcı hükümlerden arındırılması gerekir.2- Toplumsal barış ve kalıcı siyasal istikrarın tesisi ve kalıcılaştırılması için politik nedenlerle gerek yurt dışında, gerekse dağda bulunan tüm yurttaşların geri dönüp, demokratik yaşama katılmaları için hukuksal düzenleme yapılması özellikle önemlidir.3- Kürtçe dilinin eğitim müfredatına alınması.4- Köy koruculuğuna son verilmesi, korucuların topluma kazandırılması.5- Cezaevlerinde insani yaşam standartlarının sağlanması ve insan onuruna uygun olmayan tecrit ve yalıtım uygulamalarının terk edilmesi, toplumsal gerilimi azaltacak başka önemli bir adım olacaktır. 6- Seçim barajının düşürülmesi7- AB’den alınacak fonların ‘pozitif ayrımcılık’ çerçevesinde bölgeye aktarılması gerekir.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı