Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bayan Çiller saçmalıyor

Tufan TÜRENÇ

Başbakanlık yapmış bir insan için bu sözcüğü kullanmak kolay değil. Ama olaylar bu kadar çığrından çıktıktan sonra yapılacak başka bir şey de yok.

Ülkesinin cumhurbaşkanı, silahlı kuvvetleri, yargısı, basını, özel sektörü, sendikaları ve bürokrasisi ile kavga eden bir politikacı için başka ne diyebilirsiniz?

Bu kadar gözü dönmüş bir liderin kazara iktidar olduğunu düşünün. Bu ruh yapısındaki insan ülkeyi kim bilir nasıl bir kaosa sürükler.

İntikam ve kin duygularıyla dolu bir kişinin ülkeyi normal bir şekilde yönetmesine olanak var mı?

Ülke böyle bir insanın eline bırakılabilir mi?

Bütün kurumları bir yana bırakın ama ülke savunmasıyla görevli orduyla kavgalı olan bir başbakan düşünebiliyor musunuz?

Rejim karşıtı olan ve hakkında kapatılma davası görülen bir partinin bir takım kurumlara hakaret etmek amacıyla avukatlığına soyunmak hangi mantığın işidir?

Ayrıca bu hanımın derdinin demokrasi olmadığı, esas niyetinin bu partinin tabanında sempati toplamak amacı taşıdığını sokaktaki çocuk bile biliyor.

Böyle pespaye bir amaç için rejimle kavga etmeyi insan anlamakta gerçekten de büyük zorluk çekiyor.

İşte bu yüzden Çiller'in içinde bulunduğu durumu anlatmak için ‘‘saçmalık’’tan başka bir sözcük bulamadık.

* * *

Yoksa amacımız Türkiye'de başbakanlık yapmış bir politikacıya hakaret etmek değil.

Bakın Tansu Hanım o kadar oyunlar içinde ki ummadığı tepkiler alınca yayınladığı bildirinin bile arkasında durma yürekliliğini göstermedi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından bildirinin dikkate alınmaması ve iade edilmesi üzerine paniğe kapıldı ve ‘‘Ben Genelkurmay'a gönderin diye bir talimat vermedim’’ dedi.

Suçu anında basın merkezinde görevli bir garibanın üstüne attı.

Ayıptır, insan tükürdüğünü yalamaz.

Çıkacaksın toplama kalabalıkların önüne, düzmece TV programlarına ‘‘Beni Yüce Divan'a gönderecekler’’ diye kendini acındırmaya çalışacaksın.

‘‘Ben yargılanmaktan korkmuyorum ama beni ve eşimi yıpratacaklar’’ diye arkadaşlarını kandırıp kendini korumak için yasa teklifleri hazırlatacaksın.

Mağduru oynayıp, Türk milletinin o engin hoşgörüsünü istismar edip, Yüce Divan'dan kurtulmaya çalışacaksın.

Bunların hepsi birer boş çabadır.

Eğer temiz topluma ulaşmak amaçlanıyorsa Tansu Hanım'dan hesap sormak zorunludur.

Eğer bu Meclis, Yüce Divan yolunu açamazsa halkın hışmına uğrar.

Türk halkının çok büyük bölümü, bu hükümete ülkedeki pislikleri temizlesin, hesap sorulması gerekenlere hesap sorulsun diye destek verdi.

Tansu Hanım ne yaparsa yapsın yargının önünde hesap vermekten kurtulamaz.

* * *

Evet, Tansu Hanım işte bu çaresizlik girdabı içine düşmenin verdiği panikle saçmaladıkça saçmalıyor.

Yapılmayacak hareketlerde bulunuyor.

Bir politikacı olarak rejime zarar veriyor.

İşin şaşılacak yanı, koltuk uğruna yanındaki bu kadar deneyimli insan da ona engel olacaklarına yanına oturup gülümsüyorlar.

İtiraf edeyim ki, bir vatandaş ve bir gazeteci olarak Tansu Çiller benim hiç umurumda değil.

Ama DYP ciddi olarak umurumda...

Çünkü Tansu Hanım'ın elinde DYP'nin uçuruma doğru sürüklendiğini içim burkularak görüyorum.

İşte canımı sıkan da bu zaten.

X