Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bay Bush akıllı ya!

<B>EĞER</B> inanırsanız Başkan <B>George W.Bush</B> önceki gün <B>Beyaz Saray'</B>da İslam ülkelerinin büyükelçileri ile belli başlı İslam cemaati liderlerine verdiği iftar yemeğinde, <B>‘‘İslam'ı kucakladığını’’ </B>söylemiş. Sonra da asıl hedeflerinin <B>‘‘İslam'ı gasp eden teröristler’’ </B>olduğunu vurgulamış.

Biz kendimizi ‘‘İslam’’ adına beyanda bulunmaya yetkili saymayız. Bu konuda söz söyleyecek bizden çok daha ehil insanlar olduğunu biliriz.

Ama aklımızı da peynir ekmekle yemiş değiliz.

Yani yukarıdaki sözleri söyleyen Bay Bush mu ABD Başkanı Bush'un gerçek görüşlerini yansıtıyor, yoksa 11 Eylül faciası üzerine yaptığı ilk açıklamada İslam'a karşı ‘‘Haçlı Seferi’’ ilan eden Bush mu?... Biliriz.

Anımsarsanız ağzından kaçırdığı o sözler üzerine danışmanları Bay Bush'a ülkesindeki ve ABD dışındaki Müslümanların gönlünü alması için olmadık roller oynattılar. Bay Bush'u Washington D.C.'deki camiye bile götürdüler. Orada buldukları imamın neredeyse bir elini öpmediği kaldı.

Ama Başkan Bush hiçbir zaman inandırıcı olamadı. Çünkü ‘‘sadece teröre karşı’’ savaş açtığını söylemesine rağmen aslında Ortadoğu'nun petrol ve doğal gaz yataklarına hükmetmek için savaştığı çok çabuk ortaya çıktı.

İslam'a karşı hiçbir önyargısı olmadığını kendisi de, en yakın yardımcısı Savunma Bakanı Donald Rumsfeld de söylüyor. Ama uygulamada İslam dinini tahkir eden, örneğin Somali'de esir aldıkları bir Müslüman çete reisinden söz ederken, ‘‘Benim Tanrımın onunkinden büyük olduğunu biliyordum. Benim Tanrım gerçek, onunki ise bir put’’ diyecek kadar bağnaz bir Hıristiyan olduğu bilinen General William Boykin'i tam da İslam'ı hedef alan sorunlarla görevlendiren de Bush yönetimi.

Başkan Bush gerçekten sadece teröre karşı savaşıyor olsaydı, ABD'nin ‘‘terör örgütleri’’ listesinde yer alan PKK/KADEK'e karşı bugüne kadar hiç değilse göstermelik türden bir tepkisi, bir operasyonu görülmez miydi?

Diyelim ki Irak'ta karşılaştığı tablo, ABD'nin PKK'ya karşı harekáta geçmesini engelledi.

Peki o zaman Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bu meseleyi temizlemesine neden karşı çıkıyor?

Görüldüğü gibi oyun içinde oyun var.

ABD, Türkiye'yi pasifize ederken, Irak'taki Kürt gruplarını (bu arada PKK/KADEK'i) birbirine karşı kullanabileceği senaryolar üzerinde çalışıyor. Üstelik tüm bunları Türkiye'nin gözünün içine baka baka ve ‘‘Türkiye bizim stratejik ortağımızdır’’ türü koccaman bir yalanı kabul etmemizi isteyerek yapıyor.

Stratejik ortaklığımız yalan değil de gerçek ise, bir stratejik ortak ötekinin başına ebediyete kadar sürecek belalar sarmak için uğraşır mı?

Daha somut konuşalım:

Mesut Barzani ve Celal Talabani ikilisinin Türkiye aleyhine sürdürdükleri sistemli ve düşmanca politikalara izin verir mi?
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI