Gündem Haberleri

    Batılılaşma projesi korse gibi sıkıyor

    Kasım CİNDEMİR WASHINGTON
    18.10.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Pamuk, Kuran’da kadınların başlarını nasıl örtmeleri gerektiği konusunda bazı ifadelerin bulunduğunu, ancak bunun artık katı bir biçimde yorumlanmayacağını söyledi.

    Türkiye’de türban konusunda kamusal alanda ibadet etmek isteyenler ile laik devletin karşı karşıya geldiğini kaydeden Pamuk, kadınlar konusunda politika yapıldığını, bunu da erkeklerin yaptığını savundu. ‘İslamcı politikacılar, bu sorunu manipule etmek ve kendilerini kurban gibi göstermek konusunda uzmanlar’ diyen Orhan Pamuk, türban sorununun Batılı medya kuruluşlarının sunduklarından daha ‘karmaşık’ olduğunu da belirtti.

    Atatürk’ün öncülük ettiği Batılı reformların tam demokratik olmadığını, ordu ve milliyetçilik gibi araçlarla gerçekleştirildiğini anlatan Pamuk, bunun o dönemin koşullarında işlediğini, ancak bugün o çizgide ilerlemenin mümkün olmadığını kaydetti. Pamuk, şöyle devam etti:

    ‘Çünkü bu İslamcı köktendinciliği besliyor ve bu da her yerde, her seçimde görülüyor. Bunun için, benim o Batılılaşma programı ile pek bir sorunum olmamasına rağmen Atatürk’ün ordusu bugün yaramıyor ve o ulusal, güçlü ve jakoben proje, devleti bir korse gibi sıkıyor. İhtiyacımız olan, devletin yeniden müdahaleciliğinden çok daha hoşgörülü bir liberalizmdir.’

    ‘Erdoğan gibi İslamcı birinin iktidara gelmesi iyi midir?’
    sorusunu ‘iç politika’ olduğu gerekçesiyle yanıtlamak istemeyen Pamuk, kendisinin ‘siyasi bir adam’ olmadığını, 60-70 yıllarındaki Türk kültürünün siyasetleştirilmesine karşı olduğunu söyledi.

    ‘Ermeni’ meselesiyle ilgili açıklamalarına dikkat çekilmesi üzerine Pamuk, şunları söyledi:

    ‘Yakışık olmayan bir şeyi gizlemeye çalışmak, onu kabul etmek ve ondan söz etmekten daha yakışıksız’ dedi. Pamuk, ‘Atatürk’ün cumhuriyeti, daha hızlı ilerlemek için geçmişle yüzleşmek yerine onu unutma yolunu izledi’

    Nobel alamadı jüri utansın

    AMERİKAN Washington Post gazetesinin güçlü kalemlerinden Jim Hoagland, Nobel Edebiyat Jürisi’nin ‘kısa ömürlü siyasi bir karar alarak’ bu yılın ödülüne Harold Pinter’i layık bulduğunu, Orhan Pamuk ve Philip Roth’u görmeyerek ‘yaratıcılığı ödüllendirmediğini’ yazdı.

    Hoagland, Pinter’ın sert bir Amerikan aleyhtarı olduğunun altını çizdi. Pinter’ın en büyük ve önemli eserlerini on yıllarca önce yarattığını ve Nobel jürisinin de bugüne kadar kendisine bir ödül vermediğini vurguladı.

    Post’un etkili kalemi, oyun yazarı Pinter’ın bugünkü yazılarını ‘dar, keskin ve sert bir şekilde siyasi’ olarak niteleyip, şöyle devam etti:

    ‘Yazın güçlerinin en yüksek noktasında bulunan, Philip Roth ve Türkiye’den Orhan Pamuk gibi iki romancı dururken Pinter’i tercih etmek, yaratıcılıkla ilgili kalıcı bir yargıdan çok, ömrü kısa olan siyasi bir açıklamaya benziyor. Eğer öyleyse, bu tercihin kuşkulu zamanlamasıyla, jüri sadece kendisini utandırıyor.’
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı