Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Batan geminin malları

    Neylan BAĞCIOĞLU nbagcioglu@hurriyet.com.tr
    29.01.2012 - 00:00 | Son Güncelleme: 27.01.2012 - 22:51

    Titanik gemisinin batışının üzerinden 100 yıl geçti. Bu, elbette kutlanacak bir olay değil ama anılmayacağı anlamına da gelmiyor

    10 Nisan 1912 günü İngiltere'nin Southampton limanından New York'a gitmek üzere yola çıkan Titanik gemisi, beş gün sonra Atlas Okyanusu'nun kuzeyinde bir buzula çarparak batmıştı. Yolcu ve mürettebatın oluşturduğu toplam 2 bin 228 kişiden 1500'den fazlasının hayatını kaybettiği bu felaketin 100'üncü yılında, amiyane ama yerinde bir tanımla 'batan geminin malları' satışa çıkarılıyor.

    11 Nisan'da New York'ta, 'Guernsey's Auctioneers & Brokers' isimli halka açık şirket tarafından yapılacak açık artırmada 'Büyük Parça' (The Big Piece) olarak adlandırılan geminin gövdesinden geriye kalmış 17 tonluk parça, geminin büyük merdiveninin üzerinde bulunan bronz melek heykeli, porselen yemek setleri, yolculara ait özel eşyalar 11 Nisan'da satışa çıkacak.

    Üstelik bu parçaların hiçbiri gemi batığına giren dalgıçlar tarafından toplanmış eşyalar değil. Hepsi, 1915'teki kazada gövdesi ikiye ayrılan Titanik batmaya başladığında 13 millik alana dağılmış ve çevredeki sonraki dalışlarda kurtarılmış eşyalar. Halen okyanusun dibinde duran gemideki parçalara ise hiçbir şekilde dokunulmuyor.

    1987'den beri yedi ayrı keşif dalışı sonucu bir araya getirilen koleksiyonun sahibi Premier Exhibitions adlı firmanın 2007'den beri koleksiyonu elden çıkarmak istediği söyleniyor. Firma, Türkiye'ye de 2011'de gelen 'Body Worlds' sergilerinin de düzenleyicisi. 2007'de 189 milyon dolar değer biçilen 5 bin 500 parçalık Titanik koleksiyonunda, okyanusun dibinden toplanan eşyaların yanı sıra, geminin bulunduğu bölgenin yakın zamanda tamamlanmış detaylı haritası, aralarında 2010'da yapılan keşfin 3D çekimlerinin de yer aldığı bilgi verici arkeolojik belge ve görseller yer alıyor.

     PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAMAZ

    Ancak bu açık artırmanın can alıcı bir özelliği daha var: Parçaların hepsi birlikte satılıyor. Yani, ya hep ya hiç. Guernsey's müzayede evinin başkanı Arlan Ettinger, alıcının kimliği konusunda herhangi bir sınırlamaları bulunmadığını fakat potansiyel alıcının koleksiyonun bir arada tutulması zorunluluğunu da içeren satış kurallarını kabul etmesi gerektiğini belirtiyor.

    Kısacası parayı veren düdüğü çalar kuralı bu açık artırmada geçerli değil. Çünkü, koleksiyondaki parçaların tek tek satılmasını engelleyen bir mahkeme kararı var. Üstelik, alıcının bu parçaları muhafaza ve restore etme olanaklarına ve sergileyecek bir binaya sahip olması şart koşuluyor.

    "189 milyon dolarım var" diyen bu açık artırmaya katılamıyor. Durum böyle olunca da, olası alıcı tahminleri yürütülürken gözler Washington'daki Smithsonian ya da Londra'daki British Museum gibi büyük müzelere çevriliyor. Premier Exhibitions sözcülerinden Brian Wainger “koleksiyonun, kısa vadeli kâr yükümlülüğü olan halka açık bir şirketten ziyade, özel bir kurumun elinde olması çok daha doğru” diyor.

     BİR ÇİFT KAHVERENGİ ÇOCUK AYAKKABISI

    Bir de bu açık artırmaya sıcak bakmayan önemli bir kurum var: Atlantik Denizcilik Müzesi (Maritime Museum of the Atlantic). Müzenin arşivcisi Lynn-Marie Richard, 'Uluslararası Denizcilik Müzeleri Meclisi' üyesi kurumların, gemi enkazlarından eşya kurtarma operasyonlarına karşı çıktığını, koruma ve dokümantasyon amacı dışında bu tip keşif ve toplama eylemlerini talan etmeyle eşdeğer kabul ettiğini belirtiyor. Atlantik Denizcilik Müzesi'ndeki Titanik ile alakalı 20'den fazla objenin tamamının bağış yoluyla edinildiğini, hiçbirinin satın alınmadığına dikkat çekiyor.

    Richard'a göre, kurtarmayla talan arasındaki farkı bulmanın en doğru yolu objelerin su yüzüne çıkartılma şekline bakmak: “Buradaki objelerin tamamı, kazadan sonra insanları kurtarma operasyonu sırasında Halifax kablo gemileri tarafından toplanan şeyler. Diğerleri de deniz trafiğini tehlikeye atacak kadar büyük boyutlu oldukları için kurtarılmış parçalar” diye ekliyor Richard.

    Atlantik Denizcilik Müzesi'ndeki Titanik yadigarlarından en ilginci, bir çift çocuk ayakkabısı. Gemi kazazedelerini kurtarma operasyonu sırasında su üstüne çıkarılan eşyaların büyük bir kısmı, yolcu yakınlarına ulaştırılmak üzere bekletilmiş. Bir süre sonra sahibi çıkmayan her şey, ödül avcılarının eline geçmemesi için yakılmış. Fakat bu kahverengi çocuk ayakkabılarını bulan polis memuru, nedendir bilinmez, ayakkabıları saklamaya karar vermiş. Yıllar sonra polis memurunun torunu, ayakkabıları müzeye bağışlamış. Ayakkabılar şu anda Atlantik Denizcilik Müzesi'nde.

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı