Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başsavcı'nın görüşleri

Emin ÇÖLAŞAN

İstanbul Belediye Başkanı Tayyip, geçtiğimiz aylarda Siirt meydanında yaptığı bir konuşma nedeniyle -halkı din ve mezhep farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiasıyla- Diyarbakır DGM'de yargılanmış ve hapis cezası almıştı.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi şimdi bu konuda son kararı verecek. Tayyip'e verilen bu ceza onandığı takdirde, bu şahsın siyasal yaşamı bütünüyle sona erecek... Çünkü Türk Ceza Yasası'nın bu maddesinden hüküm giyen kişiye siyaset yolları, yine yasa uyarınca kapanıyor.

Anımsayınız, Tayyip'e mahkeme tarafından verilen ceza sonrasında, bu kesim yargıya ve Türk adaletine ağır biçimde saldırmaya başlamıştı.

Gazetelerinde boy boy ilanlar yayınlatıp ‘‘Arkandayız başkan. Bu cezalar bize vız gelir’’ diye gösteriler yapıyorlar, Tayyip'e gaz veriyorlardı.

Son sözü yakında Yargıtay 8. Ceza Dairesi söyleyecek.

İşin ilginç yanı, şimdi bazı çevreler tarafından söylentiler çıkarılmış durumda. Bunu en yetkili ağızlardan bile duyuyoruz.

Tayyip'e verilen cezanın bozulması için bazı Yargıtay mensuplarına 5 milyon dolar rüşvet dağıtılmış!

Biz buna güler geçeriz.

***

Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, bu konudaki yazılı görüşünü dün Yargıtay'a iletti. Savaş'ın başvurusu şöyle başlıyor:

‘‘Sanık Recep Tayyip Erdoğan'ın hakkında verilen karara boyun eğmeyeceğini açıkça ilan edip ucuz kabadayılık gösterilerine kalkışması, bu davaya ilişkin olarak bazı milletvekillerinin ‘görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz' yolundaki Anayasa'nın 138. maddesine aykırı hareket etmeleri... Suç içeren ve mahkeme kararını kınayan ilanlar, makaleler ve söyleşiler yayınlayarak, bu dava bahane edilerek başta adliyemiz ve ordumuz olmak üzere Cumhuriyet'in en sağlam kurumlarını yıpratmaya, baskı altına almaya, olaylar çıkarmaya çalışmaları karşısında, dava dosyası bizzat tarafımdan incelemeye alınmıştır.’’

Evet, Vural Savaş’ın 13 sayfalık görüşü böyle başlıyor ve dört dörtlük sürüp gidiyor. İçinde çok ilginç hususlar var.

Tayyip'in daha önce hâkime hakaret ve orman suçlarından yargılanıp mahkûm olduğu anlatılıyor... Ve yakın geçmişe dönülüyor:

Necmettin Erbakan, iktidara gelişlerinin ‘‘kanlı mı, kansız mı’’ olacağını soruyor.

Hasan Hüseyin Ceylan, Ahmet Tekdal, şimdi yurtdışına tüymüş bulunan Şevki Yılmaz gibi eski Refah milletvekillerinin kürsülerden bağıra bağıra söyledikleri inanılmaz sözler...

Halen hapis yatmakta olan Şükrü Karatepe'nin sözleri:

‘‘Müslümanlar, içinizdeki kin ve nefreti eksik etmeyin...’’

Başsavcı Vural Savaş şöyle diyor:

‘‘Ülkemizde şeriatçıların emelleri, ancak kanla ve iç harple gerçekleşebilir.’’

Bu cümleyi okuyunca, Recai Kutan'ın birkaç gün önce söylediği söz aklıma geliyor:

‘‘Savaş baltalarını gömdük.’’

Ne savaşı, hangi baltalar? Kime karşı savaşıyordunuz da baltaları gömdünüz?

Vural Savaş devam ediyor:

‘‘Sanık (Tayyip), silahlı eylemi çağrıştıran bu sözleriyle siyasal İslamcılar'a, sizin aradığınız adam benim mesajını vermeye çalışmaktadır...’’

Ve Tayyip'in başka konuşmalarından örnekler veriyor:

‘‘Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye. Bu millet istedikten sonra, tabii elden gidecek...’’

‘‘Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman. Hem laik, hem Müslüman olunmaz...’’

‘‘1.5 milyarlık İslam alemi, Müslüman Türk milletinin ayağa kalkmasını bekliyor. Kalkacağız. Bu kıyam (ayaklanma, isyan) başlayacak.’’

***

Vural Savaş, Tayyip'in Siirt'te okuduğu Ziya Gökalp'e ait şiire de değiniyor:

‘‘Minareler süngü, kubbeler miğfer/ Cami kışlamızdır, müminler asker...’’

Ve soruyor:

‘‘Balkan Harbi sırasında yazılmış bu şiir, siyasi mahiyetteki bir açıkhava toplantısında, binlerce kişiye karşı niçin okunur?

Sanırsınız ki Türkiye'yi ‘‘küffar’’ ordusu işgal etmiş...’’

Ve bir örnek daha veriyor:

‘‘Atatürk 1922 yılında ‘Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri' emrini vermiştir. Bugün aynı emri PKK kendi yandaşlarına verse, suç olmayacak mı?’’

Başsavcı’nın görüşü şöyle bitiyor:

‘‘Sanığın dosya içeriğinde somutlaşan kişiliği, geçmişteki hali ve suç işleme hususundaki eğilimleri dikkate alındığında, mahkemenin (DGM'nin) sanığa verilen cezanın paraya çevrilmemesi ve ertelenmemesi konusu isabetlidir.

Sanık Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki hükmün onanması talep olunur.’’

***

Şimdi kararı Yargıtay 8. Ceza Dairesi verecek. Bu ceza onandığı takdirde Tayyip hem belediye başkanlığından alınacak, hem de bundan sonra siyaset yapamayacak. Böylece, Fazilet'in başına geçme hayalleri de sönüp gidecek.

Mahkemenin kararı Yargıtay tarafından bozulursa, yani karar Tayyip lehine bozulursa, Başsavcı bu kararı Yargıtay Genel Kurulu'na götürme hakkına sahip.

Yargıtay Tayyip aleyhine karar verirse, gazetelerinde yine çarşaf gibi ilanlar yayınlatıp yargıyı kınarlar. Bol bol nutuk atıp tehditler savururlar. ‘‘Yargı siyasallaştı’’ diye bağırırlar.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, önümüzdeki günlerde çok önemli bir karar verecek.













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI