Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Başsavcılık: Neşter-2’ye beraat kararı bozulmalı

    ANKARA (A.A)
    28 Ekim 2005 - 11:02Son Güncelleme : 28 Ekim 2005 - 11:02

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Neşter 2 Davası” olarak bilinen davada, 19 sanık hakkında, “suç örgütü oluşturmak” suçundan verilen beraat kararının bozulmasını istedi.

    Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Haldun Erdavran, Cenk Güryel, Galip Altıntaş, Özgün Öztunç, İffet Gökbakan, ersin Refik Pamuksüzer, Orhan Gemicioğlu, Saner Ayar, İhsan Coşkun, Ali Canverdi, Betül Ebru Edin, Hulki Selim Edin, Rasim Esat Edin, Yasin Gökmen Mungan, Harun Utçu, Cemil Kazancı, Refik Renda, Burçin Özdemir ve Ahat Erbil hakkında verdiği “çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak suçundan” beraatlerine, “memuriyet ve mevki nüfusunu suiistimalden” ise görevsizlik kararı vermişti.

    Bu karar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ve müdahiller tarafından temyiz edilince dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na geldi. Başsavcılık, hazırladığı tebliğname ile dava dosyasının temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay 8. Ceza Dairesi'ne gönderdi.

    Tebliğnamede, görevsizlik kararlarının temyizinin mümkün olmadığı, itiraz edilebileceğine işaret edilerek, temyiz istemi reddedildi.

    4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Yasası'na aykırılıktan tüm sanıklar hakkında verilen beraat kararına ilişkin ise tebliğnamede, bu suçun kaldırılan 4422 sayılı yasa ve 1 Haziran'da yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu'na göre unsurları irdelendi.

    “TEHDİT VE BASKI”

    Tebliğnamede, Turkcell A.Ş ile Telekom A.Ş arasında devam eden hukuk davalarında özellikle sanıklardan Erdavran ve Güryel'in, davaya bakan hakimlere, davanın Turkcell lehine sonuçlanmasını sağlamak için ”tehdit ve baskı uyguladıkları, sanık Güryel'in babası dönemin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Başkanvekili E.G'nin de üstün konumunu kullanarak aynı amaç için hakimler üzerinde kimi zaman doğrudan kimi zaman dolaylı olarak yaptığı tehdit ve baskıyla etkin bir korkutma ve sindirme ortamının yaratılıp sürdürülmesini sağladığı ve sağlamlaştırdıkları” savunuldu.

    Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde Turkcell ve Telekom arasında devam eden tedbir davasında, Mahkeme Başkanı ve üyelerine, HSYK Başkanvekili E.G'nin telefon ederek, “Turkcell'in haklı olduğunu, aleyhine karar verilmemesi gerektiğini ima ettiği” iddia edilen tebliğnamede, dava sırasında sanık Haldun Erdavran'ın, davaya bakan hakime, “Turkcell lehine karar vermeleri halinde önünün açık olduğu, Yargıtay'a üye seçilebileceğini söyleyerek etkilemeye çalıştığı” kaydedildi.

    Dönemin HSYK üyesi H.D'nin ise Hakim Cemalettin Koçak'ı makamına çağırdığı, odasında oturan Kentbank Genel Müdürü Hasan Kılavuz'u göstererek, “yurtdışına çıkış yasağı olduğunu, mallarına tedbir konulduğunu, bunun kaldırılması gerektiğini, bunun için mahkeme Başkanı Aydemir Ersoy'u ikna etmesini söylediği” ifade edildi.

    “RİCA, BİZATİHİ MANEVİ BASKIDIR”

    Sanıklar Cenk Güryel ile Haldun Erdavran arasında geçen telefon görüşmelerine de yer verilen tebliğnamede, şöyle denildi:

    “HSYK'nın başkanvekili ve üyelerinin doğrudan tehdit bir yana, iş sahipleri, vekalete sahip olsun olmasın iş takipçileri için hakimlerden randevu alarak görüşme yapmalarının sağlanması ve bizzat hakimlerin yüksek kuruldaki makama çağrılarak ve ayrıca telefon edilerek talimat şeklindeki rica ve istekte bulunmaları, bizatihi hakimlere manevi baskıdır.
    İşgal ettikleri konum, hakimler üzerindeki yetkileri, bunlara dayanarak istekte bulunmalarında güdülen amaç ve hakimlere yansımaları manevi baskıdan başka bir durumla izah edilemez.
    Sanıklar arasındaki iletişimlerin yasal tespitine ilişkin tutanaklarda da Yüksek Kurul'un hakimler üzerindeki yasal yetkisini, tehdit ve baskı için bilinçli olarak kullanıldığını ortaya koyan, açık ve net ifadeler yer almaktadır.”

    “MAHKEME ÜYESİNİN EŞİNE TEHDİT”

    Tebliğnamede, “sanıkların, ayrıca bazı Yargıtay üyelerini de devreye koyarak tehdit alanını genişlettikleri, karar verecek mahkemenin bir üyesinin eşini de tehdit ettikleri” iddia edildi.

    Telbiğnamede, “Sanık Erdavran'ın bir tedbir kararının aleyhte sonuçlanması üzerine, ret kararını veren hakimin tayinin çıkacağını, bir hakim aracılığıyla hakime iletmesi isteğinde temel amaç HSYK'deki bağlantısını duyurmak, dolayısıyla tehdit ve baskı dahil her türlü güce sahip olduğu görüntüsünü yaymak olduğu açıkça anlaşılmaktadır” denildi.
    Tüm delillerden, çıkar amaçlı suç örgütü oluşumu için gerekli unsurların bulunduğu belirtilen tebliğnamede, bu nedenlerle Cenk Güryel, Haldun Erdavran, Galip Altuntaş ve Özgün Öztunç'un suç örgütü oluşturmak suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği, diğer sanıklar yönünden de delillere göre cezai sorumluluklarının değerlendirilmesi gerekirken beraatlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kaydedildi.

    Tebliğnamenin, Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin bağlayıcı niteliği bulunmuyor. Ancak, tebliğnameye aykırı karar çıkarsa Başsavcılık karara itiraz edebilecek.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı