Gündem Haberleri

    Başsavcı Ok'tan sert uyarı

    Hürriyet Haber
    10.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, Yüksek Mahkeme'nin yargıda siyasallaşma için pilot alan seçildiğini ileri sürdü.Ok, ''Anayasa Mahkemesi'nde açılmak istenen siyasal pencerenin, adli ve idari yargı için kapı oluşturacağında kimsenin kuşku duymaması gerekir'' dedi.  Başsavcı Nuri Ok, ''Ceza Hukuku'' konulu panelde yaptığı konuşmada, yargının ağır iş yüküne karşın üzerine düşen görevi yerine getirdiğini belirti, özlük haklarının yetersizliğinden yakındı.  Türkiye'de demokrasi geleneği oluşmakla birlikte yapısı itibariyletehlikelere açık sistemin sürekli koruma görme ve geliştirilme ihtiyacı bulunduğunu vurgulayan Ok, şöyle devam etti:  ''Hukuk devleti ilkesine bağlı politik güç, demokratik sistemin göreceli güvencesidir. Yargı, basın ve muhalefet. Bu üçlü, demokrasinin etkin korumasını mutlaka sağlamalıdır. Bunun için, yargının bağımsız, basının özgür, muhalefetin güçlü olması gerekir.  Demokratik sistemde, ulus egemenliğini kullanmada tekel kabul edilmemiş, belli ölçü ve oranlarda paylaşıma tabi tutulmuştur.  Politik gücün her şeyi belirleme, kontrol etme, etkisi altına almaeğilimi tarihsel gerçek olarak karşımızda durduğu gibi, bugün de aynı eğilimi gözlemlemekteyiz.  Demokratik toplumda politik gücün kendi alanında kalmasını sağlayan en önemli anlayış ve mekanizma, erkler ayrılığı temelinde hukuk devleti ilkesi ve yargı denetimidir.''  ''ON DAİRE DE KURULSA...''Anayasa Mahkemesi'nce hazırlanan ve mahkemenin yapısının değiştirilmesini öngören Anayasa değişikliği önerisini de eleştiren Ok, bu değişikliğin, Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yapılandırılması ihtiyacı, giderek artan iş yükü ve bireysel başvurunun (Anayasa şikayetinin) benimsenmesi gerekçelerine dayandırıldığını anımsattı.  ''Bireysel başvurunun, Anayasa Mahkemesi'ni tümüyle işgal edeceği,Yüksek Mahkemeyi felç edeceğinde kuşku yoktur. Değil 2, 12 daire de kurulsa, şikayetlerin getireceği iş yükünün altından kalkılamayacağı bilinmelidir'' diyen Ok, değişiklik önerisinin, yargıda siyasallaşmayayol açma tehlikesi bulunduğunu kaydetti.  Ok, özetle şu görüşleri savundu:  ''Öneri aynen yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi'nin siyasallaşacağı, kararlarına salt bu nedenle kuşkuyla bakılacağı, haksız da olsa eleştirilerin dozu ve etkisini artacağı, güven konusunun gündeme geleceği kuşkusuzdur.  Anlaşılıyor ki, yargıda siyasallaşma için Anayasa Mahkemesi pilot alan seçilmiştir. Başarılı olunursa, bu girişimin nerelere yayılacağı,nerelerde son bulacağı kestirilemez.  TBMM'nin dört, Cumhurbaşkanı'nın iki, toplam altı üyenin siyasi güç tarafından seçilerek Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi, hem de üyelerini kendilerinin seçtiği iki Sayıştay üyesinin TBMM tarafından hukuk eğitimi alıp almadığı da aranmaksızın seçilmesi imkanının tanınması, adayların kendilerini tanıtmak için siyasetçilerle doğrudanveya dolayısıyla kurdukları ilişkinin görev sırasında devam ettirilmesinin kaçınılmazlığı siyasallaşma tehlikesinin ciddiyetini göstermektedir.  Anayasa Mahkemesi'nde açılmak istenen siyasal pencerenin, adli ve idari yargı için kapı oluşturacağında kimsenin kuşku duymaması gerekir.''  POLİTİK GÜÇ VE YARGIBaşsavcı Ok, politik gücün, yargıyı kendilerinin emir ve hizmetinde bir kurum olarak görmemesi gerektiğin işaret etti.  ''Yargıda itaat; hukuka, hakka ve adaletedir'' diyen Ok, şöyle devam etti:  ''Bunun dışındakilere itaat, bu değerlerin yanında, demokratik toplumu da temelinden sarsmaktır. Anayasa kuralları değişmez kurallar değillerdir. Ancak, değiştirmede kullanılan araç ve yöntemin, yasal vedemokratik olmasının yanında, getirilmek istenen yeni kuralların demokratik ilke ve değerlerle uyumlu bulunması gerekmektedir.  Çağdaş devlet yapısı ve çoğulcu demokratik sistemin temelini oluşturan yasama, yürütme ve yargı organları arasında denge kurma işlevi verilen erkler ayrılığı ilkesinden sapma olarak değerlendirilmesi gereken bu öneriye eleştirel yaklaşım, amacını keşfetmek için yeterli olacaktır.  Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve öz görevine yürekten bağlı, bağımsızlık ve yansızlığına duyarlı olduğunu yakından bildiğim Anayasa Mahkemesi'nin gerçek niyeti ortaya çıkan bu öneriye karşı demokratik tavır alacağına inanıyorum.''  ''SAYISAL ÇOĞUNLUĞA DAYANARAK...''Demokrasinin kendine özgü ilke, kural ve değerler sistemi olduğunu belirten Ok, ''Demokratik toplumda siyasal iktidarı sayısal çoğunluğuna dayanarak bu ilke, kurul ve değerleri göz ardı ederek her şeye nüfuz ile kontrol etmesi mümkün değildir'' diye konuştu.  Sayısal çoğunluğun, yönetimde istikrarın sağlanması bakımından önemli olduğunu ifade eden Ok, ''Yönetimde istikrarın topluma yansıması; huzur, güven, hoşgörü ve refah yanında, bu hedeflere götürecek yol ve değerleri oluşturan, kurtuluş ve Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine, insana, hukukun üstünlüğüne, yargı bağımsızlığına duyarlılık, üniter, laik, demokratik, sosyal hukuk devletine ve rejimine bağlılık olmalıdır'' dedi.  Demokratik sistemin, sayısal çoğunlukları olsun ya da olmasın, siyasal iktidarların görev ve yetki alanlarını belirlediğini, zorlamanın mümkün olmadığını belirten Başsavcı Ok, ''Her girişimin, demokratik ilke ve kurallar bağlamında evrensel ve anayasal yasallık zemini bulunmalıdır'' şeklinde konuştu.  ''DİN, BAŞLANGIÇTAN BERİ İSTİSMAR EDİLEGELMİŞTİR''İnsanın manevi dünyası ve moral değerleriyle ilgili olmasına rağmen dinin insan yaşamını dolayısıyla toplumsal ilişkileri düzenlemede önemli roller aldığını, İslam gibi kimi dinlerin, kamu yönetimine ilişkin kurallar getirdiğini belirten Ok, şunları kaydetti: ''Din, başlangıçtan beri istismar edilegelmiştir. Yakın gelecekte de istismarın son bulacağına dair güçlü işaretler görülmemektedir. Geniş alanda; toplumsal, siyasal, kamusal ve ticarette, hatta düşük yoğunlukta da olsa, sanatın her dalında istismar, ancak, insanın aydınlanmasıyla yavaşlayıp son bulacağı kanaatini herkesimin paylaşması gerekir. Bunun için, yani insanın aydınlanmasını sağlamak için eğitimin önemine özellikle vurgu yapmak isterim. Eğitim; okuyan, düşünen, araştıran, sorgulayan, eleştiren, çözüm üreten ve öneren, yaratıcı insan yetiştiren karakterde olmalıdır. Bugün için bunu sağlayan, aklı temel alan eğitimdir. Bu eğitimde müfredatın laik niteliği kaçınılmazdır. Bilimi, aklı dışlamak, çağdaşlığa, uygarlığa ve refaha giden yolu tıkamaktır.''  Demokratik toplumda tek tip insan yetiştirilmesinin mümkün olmadığını, ancak, çağın asgari değerlerini paylaşan insan yetiştirmenin hedef olması gerektiğini vurgulayan Ok, bağımsız düşünceve araştırmayı temel alan bilimsel eğitimden geçmemiş toplumların çağdaş değerleri yakalamasının mümkün olmadığını kaydetti.  ''DİN ÜZERİNDEN SİYASET...''Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok, şunları söyledi:  ''Din eğitimi, din hizmetlerinin düzenli ve yeterli olarak yürütülmesi gereksinimini karşılayacak kadroları yetiştirmekle sınırlı tutulmalıdır. Din eğitiminin temelinde, dini toplum yaratma düşüncesi olmamalıdır.  Hiç kimse, zümre ve küme İslam'ı korumanın sadece kendilerine ait olduğunu düşünmemeli, o konum ve pozisyonu almamalıdır. İslam, 14 asırdan beri vardır, varolmaya da devam edecektir. Önemli olan, bağnazlığın, yobazlığın, cehaletin ve istismarın devam etmemesidir. Bunu sağlamak için, din üzerinden siyaset yapılmamalı, dinin siyaset yapmasına izin verilmemelidir.  Öte yandan, taassubun esaretini, özgürlük olarak değerlendirme yanılgısından da kurtulmalıyız.''  Devlet ve toplum yaşamında varolan sorunlar yumağının çekirdeğini dün olduğu gibi, bölücü-yıkıcı-gerici radikal tavır ve faaliyetlerin oluşturduğunu kaydeden Ok, sözlerini şöyle tamamladı:  ''Birleştikleri ortak nokta, T.C. Vatandaşlığı kimliğini ret, uygun gördükleri kimlikleri dayatmaktır. Bunlara eklenen her alanda israf ve yağma; siyaset, bürokrasi ve iş dünyası üçgeninde, çoğu kez üçü birlikte, hem de organize yolsuzluklar, kamu yönetimi, insan ve toplumdaki çözülmeye, dolayısıyla umutsuzluğa yol açmıştır. Süregelen gerilim ve iç çatışma ortamı; sosyal barışı bozmakta, insan değerlerini, demokratik toplum değerlerini, ülke kaynaklarını tahrip etmekte, huzur ve refah yolunda ilerlemeyi engellemektedir.'' 
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı