Gündem Haberleri

    Başsavcı Cihaner: Örgüt kursam söylerim

    A.A
    05.05.2010 - 17:45 | Son Güncelleme:

    Erzincan'daki silahlı terör örgütü davasının tutuklu sanıklarından Erzincan Cumhuriyet Başsavcı İlhan Cihaner, “Ülkenin yararına herhangi bir örgüt kursam bunu, yaptırımı ne olursa olsun söylerim. Hele hele benim yaptığım işler nedeniyle aylardır tutuklu olan insanlar varsa bunu rahatlıkla söylerim” dedi.

    Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada davanın iddianamesinin okunma işleminin tamamlanmasının ardından sanıkların sorgusuna geçildi.
    Mahkeme Başkanı, daha sonra haklarını ve yüklenen suçu hatırlattığı Başsavcı Cihaner'den savunmasını istedi.

    Savunmasını yapmaya başlayan Cihaner, kendisinin önce savunma yapmayı düşünmediğini ancak iddianamenin yazılış tarzı ve kamuoyunda kesin suçlu olarak algılanmaması için savunma yapacağını belirtti.

    Savunmasına bir anı anlatarak devam eden Cihaner, şunları söyledi:
    “12 Eylül sürecinde bir uçak kaçırma olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında pek çok aydın kişi gözaltına alındı. Bu kişilerden birinden zorla örgüt ismi söylemesi istendi. O da THÖ ismini verdi. Karadenizli bir kişiydi bu. Örgütün ismi de 'Titrek Hamsi Örgütü' idi. Sonuçta soruşturmada gözaltına alınan bu kişi de dahil tüm şüpheliler serbest bırakıldı. Bu olay, trajikomik bir anı. Burada da bir örgüt var. Ama bu örgütün adı GTÖ, daha doğrusu GTTÖ yani Gizli Tanık Terör Örgütü.”

    Tutuklu sanık Başsavcı Cihaner, bu davada lehlerine olan hiçbir delil toplanmadığını ifade ederek, “Ülkenin yararına herhangi bir örgüt kursam bunu, yaptırımı ne olursa olsun söylerim. Hele hele benim yaptığım işler nedeniyle aylardır tutuklu olan insanlar varsa bunu rahatlıkla söylerim” diye konuştu.

    Tehditle de suçlandığını söyleyen Cihaner, “Tehditle suçlanıyorum. Ama bu konuda herhangi bir tespit yapılmamış. Buradaki insanların sadece üçünü tanıyorum” dedi.

    "ÇOK CİDDİ BİR MANTIK HATASI VAR"

    Erzincan'daki silahlı terör örgütü davasının tutuklu sanıklarından Erzincan Cumhuriyet Başsavcı İlhan Cihaner, Erzincan'da uygulanmak istendiği öne sürülen “irtica ile mücadele eylem planı”na ilişkin, “2009'da hazırlanmış bir plan, 2007'nin ortasında nasıl hayata geçirilir. Bunu ben nasıl yürürlüğe koyabilirim. Burada çok ciddi bir mantık hatası var” dedi.

    Tutuklu sanıklardan Başsavcı İlhan Cihaner, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki savunmasında, davanın iddianamesini eleştirerek, yargılama sürecinde tezle antitezin karşı karşıya getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Eğer bu yapılmıyorsa biz burada boşu boşuna konuşmuş oluruz” görüşünü dile getirdi.
    Başsavcı Cihaner, savunmasını şöyle sürdürdü: “Karşı karşıya kaldığım komplo beni yıldırmayacak ama ne olursa olsun bu ülkenin hukukçuları, hukuk devleti ve eşitlik için, Türkiye için bedeller ödedi ve ödemeye devam edecek. Soruşturma aşamasından itibaren yetki ve görev gasbı söz konusudur. Asıl tutsaklar dört duvar arasında değildir. Siyasetin ve bürokrasinin baskısına boyun eğen insanlardır. Bunları mahkemeye yönelik söylemiyorum.”
    Esasa yönelik savunma yapmayacağını ve buna yönelik sorulara da yanıt vermeyeceğini ifade eden Başsavcı Cihaner, “Gülen cemaati”ne ilişkin yürüttüğü soruşturma konusunda da şunları söyledi:

    “Ben Gülen cemaatine ilişkin soruşturmayı, plansız terör örgütü iddiasıyla yürüttüm ama buradaki savcılar bu soruşturmayı dosyaya dahil etmekle asıl onlar Gülen cemaatine ve İsmail Ağa cemaatine silahlı terör örgütü demiş oldu. Ben tutuklandıktan sonra dosyanın gönderildiğini öğrendim. Nitekim amaçlarına ulaşmış oldular.”

    Albay Dursun Çiçek'in imzası bulunduğu belirtilen “irticayla mücadele eylem planı”na da değinen Başsavcı Cihaner, şunları kaydetti: “Dursun Çiçek belgesi... Çiçek'in Erzincan'a girdiği yönünde tek bir delil yok, gizli tanık ifadeleri dışında. Gizli tanık beyanları dışında tek bir delil yokken, avukatı da Çiçek'in Erzincan'a gelmediğini beyan etmişken bu iddialar araştırılmadan iddianameye konuşmuştur. Anlamakta güçlük çekiyorum. 2009'da hazırlanmış bir plan, 2007'nin ortasında nasıl hayata geçirilir. Bunu ben nasıl yürürlüğe koyabilirim. Burada çok ciddi bir mantık hatası var. Bunun bir mantıksal sürecini ortaya koymak lazım.”

    Cihaner, yetki ve görevine sahip çıktığı için suçlandığını savunarak, “Ben safsatayla fikirlerimi oluşturmam, ben hukukçuyum” dedi. Görevi gereği aldığı bir ifadeden dolayı sahtecilikten tutuklandığını ifade eden Cihaner, “Nezaket gereği yaptığım ziyaretler bile suç unsuru olarak gösterilmiştir” diye konuştu.

    Aleyhinde birtakım iftiralarda bulunulduğunu iddia eden Cihaner, şöyle konuştu:
    “Aleyhimde iftiralarda bulunan gizli tanık İ., yani İlyas Meral hakkında yalancı tanıklıktan dava açılmıştır. Bu davada çok temel bir hata yapılmıştır. Ceza hukukunun temeli yasallık ilkesidir. Yani bir eylem olacak, şahıs bir suçu işleyecek. Birisiyle kanka olmak, telefonda görüşmek, samimi olmak suç değildir. Yani birisi 6 ay sonra sizi herhangi biriyle olan samimiyetinizden dolayı suçlu görürse bu, hukuku katletmektir. Ben bu soruşturmayı tek sözcükle 'cinnet' olarak tanımlıyorum. Akıl ve mantık tutulması olarak görüyorum.”
    Cihaner, konuşmasında kovuşturma aşamasını da eleştirerek, “Biz hukuk metinlerini dille yorumlayacağız. Daha önce savcılık defalarca görevsizlik kararı isteğimizi reddetti. Sonra hakkımdaki bir suçla ilgili görevsizlik kararı verildi. Demek ki kullandığımız dil farklı” diye konuştu.

    “BU BİR ENGİZİSYONDUR”

    Cihaner, hakkında yapılan uygulamaları “Bu bir engisizyondur” diye niteleyerek, artık hukukun ve mantığın bittiği bir yerde olunduğunu savundu. Cihaner, “Yani sen iddiayı araştırmadan birini suçlayacaksın. Sonra kendini akla diyeceksin. Bu akla ve mantığa yanlıştır. Artık daha fazla konuşmayacağım. Kimlik bilgilerim hariç bundan sonra hiçbir soruya cevap vermeyeceğim” dedi.

    Daha sonra Mahkeme Başkanı Mustafa Karatay, “Sanık savunma yapmayacağını bildirdiğinden çapraz sorguya geçemiyoruz” dedi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı