« Hürriyet.com.tr

Basmane’den açtım yelkeni tarihin rüzgârına verdim teknemi

İzmir’in Basmane’si hayal teknesi tarih rüzgarına yelken açacak meraklı gezginleri bekler. Semtte Roma Hamamı’ndan Menderes Ailesi’nin evine, Latife Hanım’ın ailesine ait otele kadar pek çok keşfedecek ayrıntı vardır.

Tekin Sönmez
X

Basmane’nin içinde aynalı çarşı gibi tarihle bağ kuran Roma hamamı var. Elde var bir!
Anafartalar Caddesi’nin altında Büyük İskender’in rüyasıyla kondurulan arkaik bir de kent... Elde iki…
Kadınlar Müzesi, Mendereslerin evi, son günlere kadar Uşakizadeler mülkiyeti olduğu söylenen (Latife Hanım’ın ailesi) otel de oradadır. Elde var üç!
Bunlar olmadan İzmir sizi hayaller yelkenlisine çekip götüremez.
Temel nirengi noktası Anafartalar Caddesi. Yakın tarihle bağlantısı, 60’lı yıllarda süvari birliklerinin geçit yaptığı cadde oluşudur. Elde var dört!
Semt, bunlarla seyyahlara doğal yürüyüş parkurudur. Hayal teknesi tarih rüzgârına yelken açacak gezginleri bekler.
Getirisi ve götürüsü ile nedir İzmir, Konak, Basmane ve Anafartalar Caddesi bugün?
Fosilleşmiş yüreklerin taşlar üzerine yontulmuş izleri var Basmane’de. Geçmişin aşk ve özlem ezgileri, söylenceler.

BÜYÜK İSKENDER’İN UNUTAMADIĞI DÜŞ

Kilim dokumak gibi düş görmek, Büyük İskender’e çocuk olduğu günlerde öğretilmişti. Düş bir tılsımla açılır, bir tılsımla kapanırdı. Bunu tanrısal gücüyle Apollon yapar, bilgece öğütlerle ahaliye haber salardı.
Smyrnalı kadınlar, Büyük İskender’e Pagos Tepesi’nde huş ve boya ağacı liflerinden bir yatak hazırladı. Çeşmenin yakınında kuruldu kralın yatağı. Yastığının altına mavi boncukla işlenmiş kadife bir göz koydular. Göz, Apollon ve Büyük İskender arasında iletişim ağı oldu.
Büyük İskender yanar döner bir kent kurmaya karar verdi rüyasında o gün.
Siz bir kent kurmaya karar verseniz ne yaparsınız?
Bu satırların yazarı olsa... İlk, bir gül bahçesi yapardı orada.
Pembe gülleri severdi Büyük İskender de.
Buyruk tez ellerle yayıldı dört bir yana.
Ellerinde pembe gül fideleri olanlar alındılar bölgeden içeriye.
Demirciler, taş ustaları, dülgerler, saraçlar, dokumacılar da gerekiyordu kurulacak kente.
Böylece Kadife Kale, Pagos Tepesi’nden aşağı iki mendirek ve bir nirengi noktasının tarih sayımı başladı bugünkü Anafartalar Caddesi’ne doğru.
Tarih, tarih derken bir gürültü duyuldu. Bundan sonra olanlar oldu.
Kükreyen seferberlik.. Büyük göç başladı. Kadifekale, Pagos Tepesi yönü taşarak doldu.

/images/100/0x0/55ea0fa7f018fbb8f868bc5b

GARDAN GELEN ÇIĞLIK

 Tüm bunlar ‘altun üçgen’ denilen arkaik alan Basmane’ye açılan Anafartalar Caddesi’nin altında, hem her iki yarı yakasında saklı bir define olarak duruyor.
 Vefasızlar bu gerçeği unutsa bile, vefalı Basmane Garı, arada bir melankolik çığlık gibi tren düdüğüyle her şeyin orada varolduğunu belli ediyor, şimdilik. Basmane ve Anafartalar işte bu nedenlerle nirengi noktasıdır.
Şimdi kısa bir yürüyüş için Basmane’den yola çıkacağız. Basmane Garı, bize sağındaki ilk caddeyi gösterdi... Oteller sokağına girer girmez sağ köşe, solgun pembe rengiyle işmar eden otel, tarihi kişilerle dolu odaları gösterdi. Daha sonra beklerim, dedi. Son günlere kadar Uşakizadeler mülkiyeti olduğu söylenen (Latife Hanım’ın ailesi) otel, işte o, evet oradadır. Gündem düşüren bir tarih kulvarında olduğunu da eklemeyi unutmadı bu tuhaf otel.
Biraz ötede, sola açılan daracık sokak da kendince öyküler anlatmaya koyuldu. Tanıdık bir isim vardı öyküde: Tek katlı ev Menderes Ailesi’ne aitti bir zamanlar...
İki adım sonra Kadınlar Müzesi çıktı karşıdan. Bu yetmemiş gibi, üç beş adımla sona eren o daracık sokak,  Anafartalar Caddesi’ne açılmaz mı…
Bu satırların yazarının bölgeyle arkadaşlığı bir yıl önce böyle başladı... O günden bu yana belleğinden silinip atılamayan o yeri, ‘altun üçgen’ diye tanımlaması ise geçen nisanda İzmir Kitap Fuarı için kente gelişinde ortaya çıktı...

GELİN BİRLİKTE BAŞA DÖNELİM

Gezi alanı büyük ve tarihi katmerli. Başa dönelim! Anafartalar Caddesi nirengi çizgisi olsun. Çizginin üst yanı, Kadife Kale. Başka bir gün eski evleri görmek için oraya da çıkarız. Düz yürüyüşle bizi Basmane Emniyet Müdürlüğü’ne ulaştıracak eski evleri de daha sonraya bırakalım.
Aziz Vukolos Kilisesi, istasyon yakınında, Etiler Mahallesi’nde. 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında yapılmış. 1924’te Asar-ı Atika Müzesi’ne dönüştürülmüş. Etnografya Müzesi, Fuar’a taşınınca kaderine terk edilmiş. Büyükşehir Belediyesi’nce restore edilip kültür merkezine dönüştürülmüş.
Kadınlar Müzesi, Radyo Müzesi gibi yapılar da belediye onarımıyla yenilenmiş.
Bir haber daha: Anafartalar Caddesi’nde Konak Belediyesi’nin kazı çalışmaları sırasında Smiyrna Agorası’yla bağlantılar ortaya çıkmış. Kalıntılar camlı bir yapıyla korumaya alınmış. Hemen bitişikte tarihi bir kıraathane var, orada çay içtik ve batıya doğru yürümeyi sürdürdük. Sağlı sollu eski konutlar, daracık yol, durmayan trafik... Yiyecek, içecek, sebze, meyve, baharatçı, fırın, kuru bakliyatçılar, tekel maddeleri, kömürcü... Dar gelirliler için “3 kap yemek, 4 TL” aşhaneleri...
Anafartalar Caddesi bir bilge gibi karşılıyor bizi. Brandalarla kaplı caddede çevreye bakarak ilerliyoruz. Tatlıcılar, dondurmacılar, Roma Hamamı, sol yanında kömür deposu... Dönertaş Sebili’ni geçip ağaçlı alana çıktık.
Solda, 945. Sokak, köşede pencereleri, kapısı dantel gibi işlenmiş tarihi bir yapı: Kahvehane. Parlak günlerinde saray yavrusu olmalı. Bugün kapısında nar, portakal suyu sıkılan, nargile içilen bir sohbet mekânı.
Karşı köşe, geçmişin ünlü Altınordu Spor Kulübü kahvehanesi. Ortadaki ağaçlıklı park, Kuşçu Cami diye bilinen yandaki yapının adını taşıyor.
Sağa sola sapmadan biraz ilerledik. Sola açılan yol, Smiyrna Agorası’na götürür dileyeni. Caddeyi izlediğinizde Havralar Sokağı’nı içeren, sağlam kalmış sinagoglarıyla Kemeraltı’na çıkarsınız. Saat Kulesi, Vilayet Konağı’na ulaşırsınız.
Burada yol ikiye bölünür. Tarihin rüzgârına yelken açmak, Büyük İskender’le yüzleşmek istiyorsanız Smyrna Agorası sizi beklemektedir. Denizi görmek isterseniz, Saat Kulesi...
Tercih sizin...

Kadın Müzesi yaz sonunda açılacak

Butik müzecilik alanındaki çalışmalarıyla dikkat çeken Konak Belediyesi, Basmane’nin Akıncılar Mahallesi’nde bir yıldır Kadınlar Müzesi hazırlıklarını sürdürüyor. Yapının restorasyon çalışmaları tamamlanmak üzere. Müzenin yaz sonunda açılması bekleniyor. Müzenin amacı Anadolu kadınının unutulan geçmişini, yaratıcılığını ortaya çıkarmak, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, kendine güvenini desteklemek, geçmişine ait özel bir mekân yaratmak. Anadolu’daki ana tanrıça mitinden başlayıp, Sabiha Gökçen, Bedia Muvahhit, Belkıs Aran, Fahrünnisa Zeid gibi çağımızın öncü kadınlarına uzanacak müze koleksiyonu bağışlarla oluşturuluyor (www.izmirkadinmuzesi.com).

Kaynak: Tekin Sönmez

En İyi
Türkiye’nin en güzel 10 nehri
GezginGezgin
Şehirde kalanlara bayram için 20 öneri
YazYaz
Ayvalık Yeni Alaçatı olur mu?
36 Saat
36 saatte Granada
GezginGezgin
Disneyland’da rüya gibi bir gün
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Havalimanında sıra beklemeyin