Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Başkasının yeşil kartını kullanma suçundan ceza almadı

    Esra KIRDÖK/ ADANA, (DHA)
    17.10.2008 - 11:24 | Son Güncelleme: 17.10.2008 - 11:24

    Adana’da kuzenine ait yeşil kartla tedavi olduğu gerekçesiyle ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçundan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan lösemi (kan kanseri) hastası 17 yaşındaki S.S. ve yaşıtı halasının oğlu İ.C.’ye, zor durumda kalarak bu yönteme başvurdukları dikkate alınarak ceza verilmedi.

    S.S.’nin babası Mehmet S., 1.5 yıl önce hayatını kaybetti. Bir terzide sigortasız çalışarak evin bütçesine katkıda bulunan S.S., 2007’nin mart ayında rahatsızlandı. Her yıl yenilediği yeşil kartının vizesi çıkmaması üzerine çaresiz kalan S.S., aynı yaştaki kuzeni İ.C.’nin yeşil kartıyla Adana Numune Hastanesi’ne gitti. S.S., lösemi hastalığının arttığı anlaşılınca Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Pediatrik Hematoloji bölümüne sevk edilip tedavi altına alındı. S.S.’nin bir başkasının yeşil kartıyla 2 ay tedavi olduğunu fark eden üniversite yönetimi, Sağlık Müdürlüğü’ne, müdürlük Kaymakamlığa bilgi verdi.


    ‘YAPMASAYDIM ÖLÜRDÜM’

    Kaymakamlığın suç duyurusu üzerine S.S. ve kart sahibi kuzeni İ.C. hakkında ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçundan Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı. 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanan sanıklardan S.S., ağzında maskeyle katıldığı duruşmada, sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine kuzeninin yeşil kartıyla tedavi olduğunu doğrulayıp, şunları söyledi:
    “Babam vefat etti, annem yatalaktır. 6 kardeşiz. Ağabeyim pazarlarda ayran satarak evimizi geçindiriyor. Ben lösemiliyim. Yeşil kartla tedavimi devam ettiriyordum. Kartımın vizesi bitmişti. Yeniletmek için başvurmuştuk. Vize işlemleri bitmeden rahatsızlığım arttı. Maddi durumum da iyi olmayınca halamın oğlunun yeşil kartı ile tedavi oldum. Yeşil kartın benim olmadığı anlaşıldı. Ben de doktorlara zorunlu olarak kullandığımı anlattım. Daha sonra benim yeşil kartımın vize işlemi yapıldı. Kartımla tedavim devam ediyor. Vize işlemleri uzadığı, zorda kaldığım için böyle bir işe kalkıştım. Yapmasaydım ölebilirdim. Çünkü o sıra çok rahatsızdım.”

    İ.C. ise yeşil kartını kuzenine bilerek verdiğini belirterek, “S.S. dayımın oğludur. Rengi sararmış, terliyor, burnu kanıyordu. Durumu iyi değildi. Ben de muayene olması için yeşil kartımı verdim. Hastaneye yatıp tedavi oldu. Zor durumda olduğu için vermiştim”iyerek kendini savundu.

    ‘MEŞRU SAVUNMA VE ZORUNLULUK HALİ’

    S.S.’nin duruşmada ayakta zor durduğunu fark eden mahkeme başkanı, “Sen bir daha duruşmalara gelme” dedi. S.S., bu nedenle karar duruşmasına katılmazken, avukatı, her iki müvekkilinin S.’nin sağlığının kötü olması nedeniyle başkasına ait yeşil kartın zorunluluk halinde kullanıldığını belirtip, bu yüzden ceza verilmemesini talep etti.

    Mahkeme heyeti, zorunluluk hallerinde ceza verilemeyeceğini belirten TCK’nın 25/2’nci maddesine göre S.S ile İ.C.’ye ceza vermedi.


    TCK 25/2:

    TCK’nn ‘Meşru savunma ve zorunluluk hali’ni içeren 25’inci maddesinin 2’nci fıkrası şöyle:
    ‘Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı