« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Başkanlık yolunu babası açmış

Gençlerbirliği Kulübü'nün duayen başkanı İlhan Cavcav'ın, 34 yıl önce, son derece ilginç bir olayın ardından başkanlık koltuğuna oturduğu ortaya çıktı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

BEREN SAAT NASIL ÜNLÜ OLDU (FOTO-GALERİ)       

Cavcav'dan önce kırmızı-siyahlı kulübün başkanlığını yapan Hasan Şengel,  A.A. Muhabirine yaptığı açıklamada, başkanlığı İlhan Cavcav'a devretmesine neden  olan ilginç olayı şöyle anlattı: Sinema sanatçısı Beren Saat'in babası Hüseyin Avni Saat, o dönemde  takımımızın kalecisiydi. Bir otomobil almak istiyordu. Kulüp başkanı olarak ona  yeni otomobilini ben almak istedim. İstediği otomobili, Sinoplu bir diş  doktorundan almaya karar verdik. Otomobilin ücretini ödeme zamanı geldiğinde,  özel bir işim için İstanbul'a gitmek durumunda kaldım. Arabayı satın aldığımız  kişiye verilmek üzere, adına hazırladığım senedi de bir arkadaşıma bıraktım.  Fakat esnaf arkadaşım, senedi arabayı satın aldığımız kişiye vermemiş, kendisi  kullanmış. Bu yüzden mahkemelik oldum. Hatta 4 gün de hapishanede yattım. Bu 4  gün içinde adeta 10 sene yaşlandım. Bu olayın ardından başkanlık koltuğunu da  İlhan'a bıraktım. Kendisi başkanlığa çok hevesliydi ve 34 yıldır yaptığı  hizmetlerle de beni hiç yanıltmadı.”
       

CAVCAV KULÜBÜMÜZÜN KURTULUŞU OLDU”-         
1977 yılında kulüp başkanlığını devrettiği İlhan Cavcav'ın,  kırmızı-siyahlı kulüp için “kurtuluş” olduğunu ifade eden Hasan Şengel, şunları  söyledi:  “İlhan Cavcav, ticari zekası ve yönetim anlayışıyla, gerek Ankara  gerekse Türk futboluna büyük katkılar sağlamıştır. Doğrusunu söylemek gerekirse,  benim İlhan'a bıraktığım kulüple şimdiki kulüp arasında çok büyük farklılıklar  var. Eskiden Gençlerbirliği Kulübü maddi açıdan büyük zorluklar yaşardı, bugünse  oldukça iyi durumda. Başkanlık koltuğunu devrettiğim İlhan,kulübümüz için büyük  bir şans oldu.”
         İlhan Cavcav'ın özellikle futbolcu transferlerindeki başarısına hayran  olduğunu dile getiren Hasan Şengel, “Türk futboluna çok önemli yabancı oyuncular  kazandırdı. Gençlik yıllarında Afrika'ya gider, futbolcu izlerdi. Beğendiği  futbolcuları çok ucuz maliyetlerle getirir, daha sonra da iyi fiyatlara diğer  kulüplere satardı. Cavcav, ticaretteki üstün zekasını futbolcu transferine de  yansıtırdı, hala da devam ediyor. Ayrıca Ankara'ya önemli bir tesis kazandırdı.  Bunu da o dönemin yıldız ismi Tarık'ın transferinde Fenerbahçe'den aldığı  bonservis ücretiyle ve dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın katkılarıyla yaptı”  diye konuştu.
         Cavcav'ın, Geremi'nin transferi için Ankara'ya gelen İspanya'nın dev  kulübü Real Madrid'in yöneticilerini sabaha kadar bekletmesini hiç unutamadığını  vurgulayan Hasan Şengel, bu ilginç transfer anısını ise şöyle anlattı;
         “Kamerunlu Geremi gösterdiği performansla birçok Avrupa kulübünün  transfer listesinde yer alıyordu. Cavcav, bu oyuncunun transferini görüşmek üzere  Real Madrid yöneticileriyle yemekte buluştu. İspanyol yöneticilerin kendi  aralarındaki konuşmalarını anlamayan Cavcav, garsondan kalem ve kağıt istedi.  Kağıda '5.000.000 Dolar' yazarak masayı terk eden Cavcav, İspanyol yöneticilere,  el-kol işaretleriyle uyumaya gittiğini anlattı ve odasına çıktı. Real Madridli  yöneticiler transfer ücretini kabul ettiklerini, Cavcav'a ancak sabah  iletebildiler.”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler