Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başkaldıran kadınlar listesi

Kitapçılara gidiyorum Almanya’da. Aynı konuda pek çok kitap, satış listelerini allak bullak ediyor. Türk, Mısırlı, Sudanlı kadınların, kadınlar üzerinde yazdığı kitaplar tezgahların en önünde. En çok satılanlar arasında. Almanların bu kitaplara ilgisi, parti liderinden bakanına, sokaktaki insana kadar, tesadüf değil. Her toplum kendi analizini yapıyor.

YUTARCASINA, bir gecede okuyor. Ertesi sabah yazarı arıyor. ‘Sizinle mutlaka görüşmem gerek’ sözleriyle yazarı kutlayan Alman İçişleri Bakanı Otto Schily.

Seçim kampanyası sırasında, TV’ler ve gazeteler liderlerle röportaj yapıyor. Onlar arasında Sol Parti’nin lideri Oskar Lafontaine de var. Ona yöneltilen sorulardan biri, son okuduğu kitap. Lafontaine, Schily gibi, aynı kitaptan söz ediyor. ‘Son olarak ve çok beğenerek okuduğum kitap, Yabancı Gelin’ karşılığını veriyor.

*

YABANCI GELİN kitabının yazarı bir Türk. Necla Kelek. On yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya göç ediyor. Hamburg’da siyasal bilimler okuyor. Sonra üniversitede öğretim üyesi olarak kalıyor. ‘Günlük Yaşamda İslam ve Türk Gençlerinin Yaşamında İslam’ın Rolü’ başlıklı teziyle doktorasını veriyor.

Almanya’da yaşayan Türk toplumuna ilişkin gözlemleri var. Özellikle de, Türkiye’den Almanya’ya ithal edilen gelinlerle ilgili. Her yıl on beş bin gelinin ithal edildiğini belirliyor. O gelinlere, satın alınan kızlar, köleler, damgasını vuruyor.

Kitabında onların öykülerini anlatıyor. Gelin Almanya’ya geliyor. Ne dil kursuna gitmesine izin var, ne evden çıkmasına. Aslında Almanya’ya hiç gelmiyor. Almanya’daki Türkiye’ye geliyor.

Evliliklerinde ne aşk var, ne kendi görüşü. Aşk lüks. Görücü usulüyle yapılan evlilikler. Mutsuz beraberlikler. Yabancı bir ülkeye gelirken kurulan hayallerin yerle bir olması. Kendi ülkesindeki yaşam bile daha anlamlı. Ne de olsa, sıradan bir eşyadan farksız, ithal edilen bir gelin.

*

RAKAM korkunç. Her yıl on beş bin gelin. Her yıl on beş bin dram. Evlilikler çocuk doğuruyor, her çocukla birlikte, on beş bin drama yeni dramlar ekleniyor.

Necla Kelek, olayı saptadıktan sonra, düşüncesini sürdürüyor. Yanlış bir politikayla, sosyal demokratların ve Yeşiller’in ithal gelinlerin ezilmesine göz yumduklarını söylüyor.

Burada töre cinayeti yok. Ama, törenin insanı çıldırtan kuralları var. O kurallar, bir dönem sonrasında töre cinayetlerinin tohumlarını ekiyor.

*

HİTLER döneminin ünlü muhalifleri Scholl Kardeşler. Yıllardır Scholl Kardeşler Ödülü var Almanya’da. Her yıl Münih’te Bavyera Kitap Evleri Birliği tarafından verilen bir ödül. Bu ödülü bu yıl Necla Kelek kazanıyor. Ödülü ilk kez bir Türk yazar alıyor.

Kelek’in kitabı, Yabancı Gelin, ilk çıktığında, Almanya’da bestseller listesinde.

İlginç bir durum, töre cinayetleri, kadınların ezilmesi, kendi ülkelerinde ve gittikleri yerlerde kadın haklarına teyet geçilmesi, şu sırada Avrupa’nın ilgi alanına oturuyor.

*

KİTAPÇILARA gidiyorum Almanya’da. Aynı konuda pek çok kitap, satış listelerini allak bullak ediyor. Türk, Mısırlı, Sudanlı kadınların, kadınlar üzerinde yazdığı kitaplar tezgahların en önünde. En çok satılanlar arasında.

Örneğin, son günlerde o listelerden inmeyen bir başka kitap, Ayan Hırsi Ali’nin yazdığı İtham Ediyorum, Müslüman Kadınlara Baskı Bitsin, kitabı.

Başka bir yazar, sadece Ayşe adıyla, Bana Kimse Sormadı, Zorla Evlilik, adını taşıyor.

Mısırlı Nawal El Sadaawi’nin kaleminden Kadınlara Karşı Köktendincilik, Sudanlı Mende Nazer’in yazdığı Köle, Yakalandı, Kaçtı, İzlendi, yine benzer konuları işliyor.

Ya da bir başka dram, Fatma Fatıma’dan bir kitap: Her Şeyimi Alın, Ama Çocuğumu Asla.

*

DER Spiegel’de iki hafta önce bir ilan, kitapçıda gördüğüm kitabın reklamını, yazarın ağzından yapıyor. O da bir Türk. Hatice Akyün bu kitabıyla geçen aylarda yine en çok satanlar listesine giriyor, Hans’la Bir Kez, Acı Bir Sos başlığıyla. Dergideki ilanda Hatice Akyün kendini anlatıyor.

Almanların bu kitaplara ilgisi, parti liderinden bakanına, sokaktaki insana kadar, tesadüf değil. Her toplum kendi analizini yapıyor. Bu gibi karşılaştırmalar, toplum analizini derinleştiriyor. Bu analizler bizde de revaçta ve çok ses getiriyor. Çünkü, töre cinayetleri ve bağlantılı olaylarda, odak insan. Onun için, bu analizler zengin insan kaynakları.

Yüreği Alman Ruhu Türk

Benim adım Hatice. Ben Alman pasaportu taşıyan bir Türk kadınıyım. Türban takmıyorum. Henüz bir eşim yok ve Berlin’de gazeteci olarak çalışıyorum, yani param az, stresim çok. Politikacılar için ben başarılı entegrasyonun parlak bir örneğiyim, Alman erkekleri için yasak ve egzotik bir meyveyim, ama Alman kadınları için saçlarından çekilmeyi hak eden bir kadınım.
X