"Sahrap Soysal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sahrap Soysal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sahrap Soysal

Başka yaşlılar da var

Dün bayramların aslında en çok aile büyüklerini sevindirdiğinden ve onları ziyaret etmenin öneminden bahsetmiştik.

Zamanın pek çok şeyi değiştirdiğinden ve bu değişimden büyükanne, büyükbaba - torun ilişkilerinin ne kadar etkilendiğinden de dem vurmuştuk.
Evet artık torunlarını bayramdan bayrama gören dedeler, nineler var. Dün de bahsettiğimiz gibi, aile büyükleriyle aynı evde yaşayanların sayısı, özellikle de büyük şehirlerde gittikçe azalıyor.
Kimsesi olmadığı ya da kimseye yük olmak istemediği için huzurevlerinde yaşayan yaşlıların sayısı da az değil hani. Her birinin geçerli nedeni var orada kalmak için ve pek çoğu da şikayetçi değil aslında durumdan. Ama yine de bayramlar onlar için biraz daha zor olsa gerek. Hele hele huzurevine kimi kimsesi olmadığı için gitmek zorunda kalanlar için.
ışte bu insanlar, arkadaşlarının ziyaretçileri geldiğinde daha bir mahzun oluyorlar. Yalnızlıkları daha bir belirginleşiyor.
Birkaç sene önce ziyaret ettiğim bir huzurevindeki Hatice Teyze söylemişti bunu bana. “Bayramlar benim gibi kimsesizlerin yalnızlığını daha bir belirgin hale getiriyor, bizi en çok mutlu etmesi gereken bayram günleri içimi bir hüzün kaplıyor” demişti.
Hatice Teyze son derece zarif, akıllı bir emekli öğretmendi. Yani o, bayramlarda eski öğrencileri tarafından ziyaret edilmesi gereken öğretmenlerden. Hatice Öğretmen, “Unuturlar evladım, birbirimizi çabuk unutuyoruz” demişti...
Evet orada birileri yalnız. Orada birileri unutulmuş olduğunu düşünüyor. Biliyorum, kendi ailemize bile zaman ayırmak güç ama bu bayram madem pek çoğumuz kaçamadık bir yerlere, o zaman yaşlıları sevindirelim. Hem de hiç tanımadığımız, daha önce yüzünü bile görmediğimiz yaşlıları.
Oturduğunuz yere en yakın huzurevine gidip onlara Tanrı misafiri olmaya ne dersiniz?

ETLı KONUK PıLAVI

· 400-500 gr kuşbaşı kuzu ya da dana eti
· 1 adet orta boy  kuru soğan
· 6 yemek kaşığı zeytinyağı
· 1 adet orta boy patlıcan
Pilav için;
· 2 su bardağı pirinç
· 2 tatlı kaşığı tereyağı
· 3 su bardağı su  ya da et suyu
· 1 çay kaşığı tuz, karabiber

YAPILIşI: Önce pirinçleri bol tuzlu kaynar suda ıslatın. Zeytinyağı ve incecik doğranmış soğanı bir tencereye aktarıp orta ısılı ateşe oturttuktan sonra kuşbaşı eti ekleyin. Tahta kaşıkla sık sık karıştırarak 5-6 dakika kadar kavurun. Sonra da 3 su bardağı sıcak su ilave edip tencerenin kapağı kapalı vaziyette etleri pişmeye bırakın.
Diğer taraftan, patlıcanı alacalı formda soyup yarım santim kalınlığında doğrayarak tuzlu suda 20 dakika bekletin. Acı suyu çıkan patlıcanı yıkayıp süzün. ıyice yumuşamış olan etlerin üzerine patlıcan dilimlerini dizip kısık ateşte en az 20 dakika pişirin. Etler ve patlıcan piştiğinde tencereyi ocaktan alın.
Öte yandan tereyağını pilav tenceresinde eritip üzerine 3 su bardağı su ekleyin. Tuz ve karabiberi de katıp kaynamasını bekleyin. Su kaynamaya başlayınca, yıkayıp süzdüğünüz pirinci ilave edin ve tencerenin kapağını kapatıp orta ısılı ateşte pişirin.
Pilav suyunu çekince, çok kısık ateşte 3-4 dakika daha pişirip ocaktan alın. En az 15-20 dakika dinlendirin. Servis tabağına aldığınız pilavın üzerini patlıcan ve etle süsleyerek servise sunun.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI