« Hürriyet.com.tr

Başka olur Cakarta düğünü

Güneydoğu Asya’da bulunan, binlerce adaya yayılmış dev bir ülke Endonezya. Doğa burada en etkileyici yüzünü sergiliyor, ülkenin renkli kültürü ziyaretçileri büyülüyor. Bir yakınının düğününe katılmak için başkent Cakarta’ya giden okurumuz Banu Özkan Tozluyurt, geleneksel nikâh töreniyle ilgili izlenimlerini yazdı.

Banu ÖZKAN TOZLUYURT
X

17 Ağustos Endonezya’nın bağımsızlığını kutladığı gün. Tam da o tarihte başkent Cakarta’daydık. Dünyanın en büyük on ikinci şehri Cakarta, ülkenin binlerce adasından biri olan Cava’da. Her yer; ağaçlar, binalar, evler, heykeller, restoranlar Endonezya bayrağının rengi kırmızı beyaza büründü o gün. Bizim burada bulunmamızın sebebi ise bir dost düğünü. Türk oğlumuz Emek ile Endonezyalı kızımız Achie’nin nikâh törenlerine geldik. İngiltere’de okurken tanışan Achie ile Emek hem Türkiye’de hem Cakarta’da iki ayrı düğün yapmaya karar verdiler. Cakarta’daki görkemli merasim bizi çok etkiledi. Şahitlere bedenlerine göre dikilmiş, ülkenin yöresel kıyafetleri giydirildi. Tüm konukların beyaz giymeye özen göstermesi istendi. Gelin ve damadın yakınları ile şahitlerin tören sırasında ne yapacakları, hangi adımları izleyecekleri yardımcılar tarafından anlatıldı. Nikâhın yapılacağı salon göz alıcı renklerde çiçeklerle süslendi. Tüm salona tropikal meyve ve çiçek kokusu hâkimdi. Salonun sağ tarafına kız, sol tarafına erkek tarafının konukları alındı önce. Sandalyelerde hepimizin adı, nereye oturacağı yazılıydı.

Başka olur Cakarta düğünü

Önce damat, sonrasında da gelin, refakatçiler ve yöresel müzik eşliğinde salona girdi. Her ikisinin de kıyafetleri yine yöreseldi, damat uzun etek şeklinde bir giysi giymişti. Resmi nikâh dedikleri törende Kuran-ı Kerim’den sureler, ilahiler okundu. Damadın evlilik sözleşmesini okumasının ardından, her iki tarafın da imzasıyla tören tamamlandı. Bundan sonra geleneksel tören başladı. Damadın anne-babası tarafından geline önce bir muz verildi. Bunun gelin ve damadı görüştürmek, buluşturmak için izin istemek anlamına geldiğini öğrendik. Daha sonra gelin ve damat alınlarına yumurta aldılar ve bunu düşürmemeye çalıştılar.

Başka olur Cakarta düğünü

Bu da yuvanın idaresi için fikir, kalp ve ruhun bileştirilmesi demek.
Gelin, damadın çiğ yumurtayı ezmesi sonucu kirlenen ayaklarını gül yapraklarıyla karışık suda yıkadı. Bu işlemden sonra gelin ve damat anne-babaları eşliğinde sahneye yürüdüler. Anne-babanın çocuklarını mutluluk kapısına götürdüğünü sembolize eden bu yürüyüş sırasında gözüme çarpan gelinin anneannesi oldu. Elinde mendili sürekli ağlıyordu, kim bilir neler düşünüyordu.

Başka olur Cakarta düğünü

GELİN DAMADIN AYAKLARINI GÜL SUYUYLA YIKADI

‘Kacar Kucur’ Endonezya düğünlerinin tabirlerinden biri. Damat 7 çeşit fıstık, sarı pirinç, bozuk para dolu bir keseyi geline veriyor. Bu ritüel, kocanın iyi yönetilmesi ve israf edilmemesi için bütün kazancını her zaman sevgili eşine vereceği anlamına geliyor. Daha sonra gelinin babası hindistancevizi suyu içiyor ve ardından annesi “tadı nasıl” diye soruyor. “Tadı ferahlatıcı ve tatlı” diye cevaplıyor. Bu, gelinin anne ve babasının kalplerinin ferahladığı anlamına geliyor. Çünkü sevgili kızlarının nikâhı gerçekleşmiştir.

Başka olur Cakarta düğünü

Ardından gelin ve damat da hindistancevizi suyu içiyor. Bu da gelin ve damadın yuvalarını kurmaları için Allah tarafından bir tatlılık ve tazeliğin kendilerine verilmesini sembolize ediyor. Gelin ve damadın birbirine sarı pilav yedirmesi, her ikisinin de karşılıklı sevgi, saygı ve takdir içinde Allah’ın nimetlerinden beraberce faydalanmasını simgeliyor.

Başka olur Cakarta düğünü

Damadın anne-babasını, gelinin anne-babası karşıladı. Sahnedeki koltuklara oturmak için davet edildiler. Daha sonra da gelin ve damat diz çökerek saygı gösterisinde bulundular. Gelin ve damadın nikâh yüzükleri takıldıktan sonra yöresel yiyeceklerin ikram edildiği bir de şükür yemeği verildi. Geleneklerin özenle uygulandığı, tüm davetlilerin güler yüzle izlediği tören hediye alıp verme ve fotoğraf çektirme fasıllarının ardından sona erdi. Bu düğünün yanı sıra Cakarta’da geçirdiğimiz birkaç gün Asya kültürünü yakından tanımamıza fırsat verdi.

Kaynak: Banu ÖZKAN TOZLUYURT