"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Başına 2 koy, çevir...

Dünden bu yana kimi görsem başına 2 koyarak kendi telefon numarasını çeviriyor.

İddia şu ki telefon çalıyorsa dinleniyorsunuz (Bunu da Zekeriya Beyaz’ın açıklaması ayrıca enteresan oldu).

Ulaşılmıyor ya da "yanlış bir numara çevirdiniz" deniyorsa dinlenmiyorsunuz.

Hikayeler de hızla yayılmaya başladı.

Bir arkadaşım aradı kendi telefon numarasını başına 2 koyarak. Karşı taraf açmaz mı? Aynen şu diyalog yaşanıyor;

- Niye arıyorsunuz kardeşim?

- Siz beni dinlemeye utanmıyor musunuz?

- O bizim bileceğimiz iş değil.

- Madem bu kadar dinliyorsunuz insan bir başsağlığı diler değil mi?

- Doğru, annenizi kaybettiniz değil mi, başınız sağolsun.

- Siz de inşallah sevdiklerinize en kısa sürede kavuşursunuz...

- Bize şikayet etmeyin beyefendi, savcılığa başvurun...

Bu diyalog yüzde 100 gerçek.

Bir başka arkadaşımın da telefonu açılmış (bu kadın) ve ciddi fırça yemiş, "Ne diye zırt pırt arıyorsunuz" diye...

Şimdi bunlar kamera şakası değilse, biri kafa bulmuyorsa nedir, birileri açıklar mı acaba?

Hemen 2 0532 556 XXXX diye kendi numaramı çevirdim!

Çalıyor. O zaman ben de dinleniyorum ha?..

Ama benimkini açan olmadı!

Ha bire numarayı çeviriyorum çalıyor ama karşıdan tık yok.

Beni dinleyen galiba beni sevmiyor, konuşmak istemiyor...

Başına 2 koy, çevir...

Başına 2 koy, çevir...

Dünden beri herkes bunu deniyor, geyikler dönüyor...

Paranoyak ve manyak ettiniz milleti...

Doodle

Dün Google’ın logolarıyla ilgili yazınca konuya meraklı okurlardan mailler geldi.

Öyleyse bir iki bilgi daha vereyim konuyla ilgili...

Google’ın sayfasında görünen ve bazı günler farklı temaları işleyen logolara Google Doodle deniyor.

Bu özel tasarımlı logolar 1999 yılından beri kullanılıyor.

Google, Türkiye’ye özel bir Doodle’ı ilk defa 23 Nisan 2007’de yayınladı, dün de pehlivanlardan sonra Nasrettin Hoca’lı logo (bu da sadece Türkiye’den görüldü) sayfada yer aldı.

Google’ın bu sene 23 Nisan için Türkiye’de düzenlediği Google Logo Yapsana gibi yarışmalar hariç, doodle’lar Google’ın web master’ı olan Dennis Hwang tarafından tasarlanıyor.

Hwang, bugüne kadar 150’yi aşkın doodle tasarladı.

Nerede, ne zaman ve ne ile ilgili doodle’ların kullanılacağına, Google merkezde, yılda birkaç kez bir araya gelen bir komite karar veriyor ve yıllık takvimler oluşturuyorlar.

Her şey para değil

Hıncal Uluç, haftada bir gün Hürriyet Spor’a görüş verdiği için Sabah’ın bazı yazarları tarafından çirkince patrona ispiyon ediliyor.

Rakip gazetede görüşleri yayınlandığı için Sabah’tan tazminatsız atılması gerektiğini söylüyorlar.

Uluç ise oralı bile olmadı, "Çok sevdiğim bir kardeşim için bunu yapıyorum" diyerek kestirip attı olayı.

Ben de Hürriyet Spor’da yazdığım için işin iç yüzünü merak ettim, derginin başındaki Mehmet Arslan’a sordum.

Mehmet dergiyi çıkarmadan önce Hıncal Abi’ye "Yazar mısın" diye sormuş.

"Sabah’ta çalışırken Hürriyet’e yazarsam yanlış olur. Ama haftada bir gün bana telefon açıp soru sorarsan yanıtlarım" demiş Hıncal Abi...

Paranın lafını bile etmemiş, sadece Mehmet’i sevdiği için, dostluk adına, onun çıkaracağı spor dergisinin yaşaması için destek vermeyi hemen kabul etmiş Hıncal Abi...

4 hafta geçtikten sonra Mehmet utana sıkıla telefona sarılmış daha lafı gevelerken de Hıncal Uluç, "Bana para mı teklif edeceksin Mehmet" diye sormuş.

"Abi işte hafatalardır emek veriyorsun falan" derken... "Ben orada senin için varım, para için değil" yanıtını almış Hıncal Abi’den.

"Telefonu nasıl kapatacağımı bilemedim" diye anlatıyor Mehmet...

O günden sonra da para lafı bir daha açılmamış.

21 haftadır Hürriyet Spor’a görüş vermeye devam ediyor Hıncal Uluç, tek kuruş para almadan, sadece dostluk adına...

Bunu da medyada bir tek o yapabilirdi...

Onu bu yüzden eleştirenler medyada sadece kavgadan beslenenlerdir.

Karadut votka

Çoktan Bozcaada’nın spesyalitesi olmuş bile, yakında adanın şaraplarıyla yarışırsa şaşırmam...

İstanbul’da da bazı mekanlarda karadut votka hazırlanıyor ama adadakinin lezzeti bambaşka...

Gün içinde toplanan karadutlar sıkılıyor, votkayla karıştırılıp nefis bir karışıma dönüşüyor.

Bütün gençlerin elinde bu içecek. Hatta herkes siparişini "Bir karadut" diye veriyor adada, o kadar popüler yani...
X