Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Başımıza demokrasi kahramanı kesildiler

Tufan TÜRENÇ

Kusura bakmasınlar ama Çiller ve çevresine demokrasi kahramanlığı hiç yakışmıyor.

Onun için boşuna zahmet etmesinler.

O zarif elbisenin içine sığmaları olanaksız.

İktidarınızı sürdürmek için devleti Refah Partisi'ne teslim ederek rejimi tehlikeye atmayı göze alırsanız, sizin demokratlığınıza kimse inanmaz.

Bu nedenle gelin bu oyundan vazgeçin.

Ama belli ki Çiller'in hırsı o kadar aklının önüne geçti ki, her türlü çılgınlığı yapabilecek çizgiye geldi.

Öfkesini gemleyemediği için iktidardayken yaptığı yaşadışı işler bir bir ortaya döküldükçe, panikten olsa gerek yapılmaması gerekenleri yapıyor.

Örneğin devletin gözbebeği kurumlarını bile yıpratmayı göze alabiliyor.

Devlet görevlilerini birbirine düşürmekten çekinmiyor.

Meral Akşener adlı memurunu çıkarıp Türk Silahlı Kuvvetleri'ni tahrik edici açıklamalar yaptırıyor.

Ordunun içindeki bir grubu darbe yapmakla suçluyor.

Akıl almaz bir hazımsızlık içinde, önüne gelene çamur atıyor, devletin bütün değerlerini yıkmak istiyor.

Özetle; Çiller suçluların telaşı içinde ne yaptığını bilmiyor.

* * *

Biraz geçmişe gidelim.

Çiller iktidarını kaybettikçe büyük bir paranoya içine düşüyordu.

Silahlı Kuvvetler'in kendisini devirmek için darbe hazırlığı içinde olduğuna inanıyordu.

Sanki gücü yetermiş gibi, bunu önlemek amacıyla önlemler aldırıyordu.

Bunun için bir ilin emniyet müdürü olan sıradan bir polisi İstihbarat Dairesi'nin başına getirtti.

Bu polis müdürü de göreve gelir gelmez kolları sıvadı ve orduyu izlemeye kalktı.

Tabii yüzüne gözüne bulaştırdı.

Bir gün bu polis müdürünün eline bir belge geçti.

Belge Erbakan'a, ondan Demirel'e ulaştı, Cumhurbaşkanı da gereği yapılması için Genelkurmay Başkanı'na verdi.

Silahlı Kuvvetler içinde yapılan araştırmada emniyetin, ordunun içine bir ajan soktuğu anlaşıldı ve kıyamet de koptu.

Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bu skandal basına sızdı, ondan sonra da tartışma başladı.

* * *

Gelelim bugüne...

Bu skandal büyüyünce Çiller ve çevresi huzursuz oluyor.

Genelkurmay'ın uyarısı üzerine görevden alınan emniyet müdürü Amerika'ya gönderiliyor, ancak yeni hükümet göreve başlayınca apar topar yurda çağrılıyor.

Çiller her olayda olduğu gibi bu skandalı da kullanmak istiyor.

Akıl hocalarıyla birlikte, çok tehlikeli tartışmalara yol açacak suçlamalarla dolu dayanaksız bir metin hazırlatıyor.

Bu metin apar topar Meral Akşener adlı memurun eline veriliyor ve bir basın toplantısında okutuluyor.

Akşener, Çiller'in sesi olarak, hiçbir devlet geleneğine sığmayan ifadeler taşıyan bu metni okuyor.

Gazetecilerin sordukları sorulara ise kaçamak yanıtlar veriyor.

Metin belli ki Çiller'i ordunun yapacağı varsayılan darbeyi önleyen bir dekmokrasi kahramanı olarak sunmak amacıyla hazırlanmış.

Silahlı Kuvvetler'in tümünün değil de, içerdeki küçük bir grubun suçlanması kurnazlığı da ihmal edilmemiş.

Yapılan istihbarat çalışması emrinin siyasi otorite tarafından verilmediği belirtilirken, polisler demokrasi kahramanı olarak alkışlanarak gönüllerinin alınmasına özen gösterilmiş.

Bilgi ve belgelerin gereğinin bugüne kadar yapılmadığı ileri sürülerek Genelkurmay Başkanlığı suçlanmış.

Bu suçlamanın cevabı ise Silahlı Kuvvetler tarafından hemen verildi.

Akşener'e okutulan bu metnin devletteki dengeler, kurumlar hiç düşünülmeden hazırlandığı anlaşılıyor.

Bu da normal, çünkü Çiller'den başka bir davranış beklenmez ki...

X