Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Başbakan'dan Baykal'a 'Bürütüs' eleştirisi

    Hürriyet Haber
    21.05.2010 - 11:26 | Son Güncelleme:

    Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda çarpıcı açıklamalar yaptı. ''Maden kazasının mesleğin kaderi olduğunu'' yönündeki sözlerini yineleyen Başbakan'ın hedefinde yine CHP ve Deniz Baykal vardı.

    İŞTE BAŞBAKAN'IN O SÖZLERİ /WEB TV

     

    Partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başbakan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

     

    BU MESLEĞİN KADERİNDE VAR        

     

    Grizu gazı maalesef madenlerin tabi bir parçasıdır. Grizu patlamalarını yüzde yüz önlemek mümkün değildir. Dünyanın bir çok yerinde bu ne yazık ki, bu işin kaderidir. Bunu sağa sola çekmek isteyen çeşitli köşe yazarlarına da hatırlatmak istiyorum. Bu işin kaderidir diyorum.

    Bunu sağa sola çekmeye de kimsenin ne fikri ne düşünce derinliği yetmez. Niye yetmez?

    Senin kadere imanın yoksa ben seninle tartışacak değilim. Benim söylediğim mesele başka. Bu olayın fıtratında kaderinde bu var.

     

    'BAŞBAKANLA DA ÇALIŞTIK' DİYEN ULUSAL KRİMİNAL'E CEVAP

     

    Bu ve benzeri istismar olayları yüzünden gündemde olan konu da malum konu. Dün birisi çıktı, o da kriminal incelemeler yapan kuruluşmuş. Benimle ilgili de çalışma yapmış. Ben hatırlamıyorum, bilmiyorum bile ve devletin hiçbir resmi, bu noktada ilgisinin olmadığı bir yer.. Nereden çıktıysa çıktı ortaya. Bir açıklama yaptılar. Bu ülkenin TÜBİTAK’ı var, Adli Tıp’ı var. Yapılması gereken bir şey varsa buralar vasıtasıyla yapılır.

    SÜKUTUMUZ İKRARDAN DEĞİL EDEBİMİZDEN

    Yalanın, iftiranın çamur atmanın siyasetin dili olmaması gerektiğini savunduk. Nasıl ki siyasette başkalarının mahremiyetini istismar malzemesi yapmak çirkinse, aynı şekilde kendi mahremiyetini siyasete istismar meselesi yapmak o kadar yanlış, ondan da fazla çirkindir.

    Şimdi ana muhalefet partisinde yaşanan gelişmeleri milletimiz izliyor. Biz genel başkanı bansı toplantısına kadar sükut ettik. Sükutumuz ikrardan değil, söylenenleri kabulden değil, aksine edebimizdendi.

    Önce CHP eski lideri, ardından arkadaşları, ardından da yandaş medyaları hükümeti ve AK Parti’yi karalamaya kalkıştılar. İthamla kalmadılar, günler boyu bu meseleyi bir mağduriyete giriştiler.

     

    BAYKAL'A: BEN SENİN MEMURUN MUYUM?

     

    Şimdi dün kriminal açıklamasında ''Bu iş devlet eliyle yapılmamıştır'' denildi. Kendileriyle çeliştiler.

    Ona mı siparişi verene mi? Özel hayatla ilgili meseleyi bizzat kendileri siyasallaştırmaya dönüştürmeye gayret ettiler. Mesele yargıya intikal ettiği için bu sürecin tamamlanmasını temenni ediyoruz.

    ''Başbakan bunu ortaya çıkarmalıdır'' dediler. Ben senin memurun muyum yahu? Bu işi ortaya çıkaracak yargıdır. Olay yargıya intikal etmiştir. Süreç artık yargınındır.

     

    BUNUN SORUMLULUĞUNU ÇETELERDE ARASINLAR

     

    Bu işte eğer bir sorumlu arıyorlarsa, önce AK Parti’ye değil, kendilerine baksınlar. Bunun sorumluluğu gittikleri avukatlığını yaptıkları çetelerin, mafyaların, karanlık örgütlenmelerin içinde arasınlar.

    Sırtlarını dayadıkları statükoda, siyaset dışı karanlık güçlerde arasınlar. Belden aşağı vurmaların, bizim kitabımızda yeri yoktur.

     

    NEREDE O TİMSAHLAR?

     

    Bu senaryonun yazarı olarak bizi itham edeceklerine, istifa çığlığı atanlara dikkat etsinler.

    Timsahın o gözyaşlarına dikkat etsinler. Timsahlar görüntülerde, gözyaşları görüntülerde. Şimdi nerede o timsahlar? Her şey açık ortada.

    İşte şimdi yıkılanlar AK Parti’ye çamur atacaklarına önce o 'Brütüsleri'ne baksınlar. Geri dönme çağrısını yapanlara baksınlar. Enteresan şeyler oluyor. Öyle şeyler oluyor ki bakıyorsunuz o anda o konuşmalar yapıldığı andaki sahneler, bunlar tarihe çok ilginç anlar olarak geçecek. Siyasi dürüstlüğün kitabıdır bu. Siyasette yalan egemen olduğu sürece o siyasetçiden bir şey olmaz.

     

    İKTİDAR OLAMAYACAKSIN Kİ...

     

    Demokrasilerde iktidar ne kadar vazgeçilmezse, muhalefet de o kadar önemli ve vazgeçilmezdir. 7.5 yıl boyunca yol gösterici bir muhalefetin özlemi içinde olduk.

    İstiyoruz ki muhalefet Türkiye’yle, gerçekleriyle, dünyayla barışsın. Ama tespit yapıp çözüm üretmedikten sonra benim milletimi aldatamazsın.

    İşsizlik bu ülkenin sorunudur. Bunu söylemene gerek yok ki, bunu cümle alem biliyor. Nasıl çözeceksin? İktidara gelince söyleyeceğiz. İktidar olamayacaksın ki.

     

    KRİZ TEĞET GEÇTİ

     

    İşsizlikten konuşuyorsun. Bak söylediğimize yine geliyoruz. Dünyaya ABD’ye Rusya’ya ispanya’ya İngiltere’ye bak. Bunlar dünyanın ilk onu içinde olan ülkeler.

    Onlarda işsizlik nereden nereye geldi, şimdi bi de Türkiye’ye bak. Şurada bir iki ay içerisinde yüzde 10’nun altına düşerse bunu da söylüyorum. Ekonomi dünyadaki kriz, teğet geçecek dediğimiz zaman bizimle dalga geçenler, şimdi o dalgada kendileri boğuluyorlar

     

    ŞİRKET KAPATMAK DA İŞİN KADERİNDE

     

    Efendim şu kadar şirket kapandı. Ayıp ayıp, birde açılanlara bak. Şirket kapatmakta, işin yine kaderindedir, açmakta bu işin maharetidir. Açılanı da kapananı da göreceksin. Tabiî ki başarılı olamayan kapatacaktır.

    Düne kadar bu malum kadronun içinde olup, statükoyu koruyanlardan ciddi bir değişiklik beklemek nafiledir. Önemli olan koltuklarda oturanların değişmesi değil, zihniyetin değişmesidir.

     

    1940 MODEL SİYASETİ BIRAK

     

    1940 model siyasetten vazgeçip bugüne gelmelerini, dünyayı tanıyıp anlamalarını, temel hak ve özgürlükler konusunda, milletin temel değerleri konusunda rezervlerini kaldırmalarını umuyoruz. Çetelerin mafyaların avukatlarını bırakmalılar.

    Sen ne yapacaksın onu anlat? Yapacağını, hem durumu söyle hem de yapacağını anlat.

     

     

     

     

     

     

     

     

    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı