Gündem Haberleri

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dan terör açıklaması

    A.A
    11.09.2015 - 11:47 | Son Güncelleme:

    Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra şiddetin, terörün tırmanmaya başladığını ve HDP'nin de tırmanan teröre, şiddete net şekilde tavır alamadığını, siyasi bir dil geliştiremediği belirtti.

    AA Editör Masası'na konuk olan Yılmaz, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

    Çözüm Süreci'yle ilgili bölgede çok ciddi propaganda yapıldığını dile getiren Yılmaz, "hükümetin, huzur ortamı bozulsun diye süreci kasıtlı bitirdiği" yönünde propaganda yapılmaya çalışıldığını ifade etti.

    Hükümeti bu yönde suçlayan çevrelerin geçmişte de "hükümet, seçim için Çözüm Süreci yapıyor" yaklaşımında olduklarına değinen Yılmaz, "Hiçbir hükümet, yönetim ülkede huzursuzluk olmasını istemez. İnsanların, vatandaşların zarar görmesini istemez" diye konuştu.

    Çözüm Süreci'nin özünün, insanların silahları bırakması, silahların ülke dışına çıkarılması, dağda insan kalmaması, suç işlemeyen insanların siyaset yapmaları, yasa dışı, şiddete dayalı yöntemlerin gündemden çıkarılması olduğunu vurgulayan Yılmaz, ancak seçimlerden çok önce başlayarak gençlerin, çocukların dağlara götürüldüğünü, silahlanma yönünde bir çabaya girildiğini söyledi.

    Ülkeyi bugünlere getirenin terör örgütünün eylem ve çabaları olduğuna işaret eden Yılmaz, bu gelişmeler nedeniyle bölgeden kamu düzenin daha etkili oluşması için talep geldiğini belirtti. Yılmaz, şunları kaydetti:

    "İş adamlarından para istemeler, haraç toplama çabaları, vatandaşa yönelik yapılan baskılar, sindirmeler, sadece seçimi kastetmiyorum, seçim dışı dönemlerde yapılan hadiseler, yatırımlara dönük birtakım saldırılar... Bütün bunları bir araya koyduğunuz zaman tablo çok net. Terör örgütü maalesef ülkenin huzurunu bozdu ve birtakım eylemlerle, son olarak da Suruç'taki elim hadiseden sonra 2 polis memurumuzu çok hain şekilde, yataklarında uyurken enselerinden kurşunlayarak bu konudaki tavrını ortaya koymuş oldu. Hükümet olarak vatandaşımızın emniyetini sağlamak, ülkemizin ve bölgemizin huzurunu sağlamak için üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Türkiye'de insanın huzurunu, emniyetini sağlamadığımız sürece hiçbir şekilde ne demokratik, ne ekonomik ne de başka bir alanda arzu ettiğimiz yere ulaşamayız. Hükümet de sorumluluğunu bilerek bu alanda gerekli tedbirleri aldı, almaya devam edecek."

    HDP'NİN TAVRI

    Yılmaz, HDP'nin son seçimde vatandaşa, "bizi seçerseniz daha fazla huzur, barış olur, daha fazla sonuç alınır" söylemiyle gittiğini dile getirerek, seçim sonrasında ise bunun hakkının verilemediğini vurguladı.

    HDP'nin barajı geçmesiyle demokratik siyasetin güçlenmesine olanak yaratıldığını ancak bunun böyle olmadığını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

    "Seçimlerden hemen sonra şiddetin, terörün tırmanmaya başladığını ve HDP'nin de tırmanan teröre, şiddete net şekilde tavır alamadığını, siyasi bir dil geliştiremediğini gördük. Bunun en güzel örneklerinden biri Suruç'daki hadise ve sonrasında HDP'nin gösterdiği tavır. Suruç'taki hadiseden sonra Başbakanımız bir açıklama yaptı, 'gelin bütün partiler olarak, hiçbir ayrım gözetmeden teröre ortak bir tavır koyalım' dedi. O dönemde CHP dışındaki hiçbir parti, HDP de buna dahil olmak üzere, buna olumlu cevap vermedi. HDP Eş Genel Başkanı son derece sorumsuz açıklamalar yaptı. Halkı neredeyse silahlanmaya davet etti. 'Devlet sizi koruyamaz, siz kendinizi koruyun' anlamında sözler sarf etti. Suruç'taki saldırıyı sanki hükümet gerçekleştirmiş, oluşturmuş gibi bir gayreti içine girdi. Birlikte teröre tavır almak yerine yaşanan hadiseleri hükümete karşı siyasi tavra dönüştürme gayreti içinde oldu. Maalesef HDP'nin siyasi iradesinin pek de güçlü olmadığını bir kez daha görmüş oldu. Esas belirleyici olanın terör örgütü olduğunu, HDP'nin oradaki tavra göre kendini ayarladığını, bu kadar milyon insandan oy aldığı halde bunun hakkını veremediğini gördük.

    HDP'ye oy verenler de bizim kardeşimiz, bu ülkenin vatandaşları, onlarla hiçbir sorunumuz yok. Asıl sorun HDP'yi yönetenler maalesef. Bu yönetenler, kendilerine oy verenlerin beklentilerini karşılayacak bir siyaset izleyemediler."


    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı