Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Başbakan ulusa seslendi

    DHA
    31 Ekim 2008 - 20:56Son Güncelleme : 31 Ekim 2008 - 20:56

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ulusa sesleniş konuşmasında terör ve ekonomi konularına değindi.

    Konuşmasında, Cumhuriyet'in ilan edilişinin 85. yıl dönümü dolayısıyla vatandaşların Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Başbakan Erdoğan, "Herkesi, bu vesileyle, aradan geçen 85 yılda, Kurtuluş Savaşı'ndan çıkmış bir millet olarak, nereden nereye geldiğimizi iyi düşünmeye davet ediyorum. O zaman kendi kendimize ne kadar büyük haksızlıklar yaptığımızı çok daha iyi göreceğimize inanıyorum. O zaman, ekonomik kalkınmadan demokratikleşmeye kadar, dün neredeydik, bugün nerelere geldik, daha iyi anlamamız mümkün olacaktır. Düne ait korkularımızı, fobilerimizi, güvensizliklerimizi aşmamızın yolu bana göre, artık dünün Türkiye'sinde yaşamadığımızı görmekten, anlamaktan geçiyor."dedi.

    CUMHURİYET

    "Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını, bu duygu birliğimizi daha da derinleştirmek, ortak bağlarımızı daha da güçlendirmek, milletimizin hiç bir ferdini dışarıda bırakmadan birbirimize ve Cumhuriyetimize sadakatimizi en üst düzeyde göstermek için çok anlamlı bir fırsat olarak görüyorum" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    "Bizi tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan yapan yüksek değerlerimizi daha gür bir sesle yüceltmenin tam zamanıdır. Bu anlamlı günde, kardeş kavgası çıkarmak için beyhude bir çaba içinde olan şer ve nifak odaklarına aziz milletimizin tek yürek olarak bir kez daha en anlamlı cevabı vereceğine inanıyorum. Bu duygu birliğini koruduğumuz, kışkırtma ve tahrikler karşısında birbirimizden şüphe duymak yerine daha sıkı kenetlendiğimiz sürece, bölücü terörün hain saldırıları asla amacına ulaşamayacaktır. Ben etnik kökeni, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun hiçbir vatandaşımızın devletine, milletine, bayrağına, vatanına ve Cumhuriyet değerlerine sadakatinden asla şüphe duymuyorum.

    Unutmayalım ki biz, en zor zamanlarında dünyaya birlik ve beraberliğin eşsiz örneklerini göstererek bugünlere gelmiş büyük bir milletiz.

    Farklılıklarımız içinde birlik olmayı başarmış, kederde ve sevinçte kader birliği yapmış bir milletiz. Birlik ve beraberliğimizin, kardeşlik bağlarımızın eşsiz zaferi üzerinde yükselen Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak ebediyen yaşayacaktır. Onun için hep diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, bizleri kan bağından çok daha yüksek değerlerle birleştirmiş, birbirimize bağlamıştır."

    TERÖR

    Konuşmasında terör olaylarına da değinen Başbakan Erdoğan,"Değerli vatandaşlarım; bir gerçeği hep birlikte haykıralım istiyorum. O

    gerçek şudur: Terörle, hak aranmaz. Bu yolla da hiçbir yere varılamaz. Terör, her şeyden evvel yaşama hakkının düşmanıdır. Hiç kimse, yok ettiği şeyi savunamaz, savunuyor gibi de gösterilemez. İnsanlarımızın yaşama hakkına kast eden terörü, kimse bir hak arama yöntemi olarak göremez, gösteremez. Terör bir vahşettir, bir insanlık suçudur. Refah ve özgürlüklerin önündeki en

    büyük engel, terördür. Terör, demokrasinin de ekonomik kalkınmanın da iyi ve güzel olan her şeyin de düşmanıdır. Terörün yaşattığı acılardan kurtulmak istiyorsak, hepimiz teröre karşı kararlı bir duruş sergilemek durumundayız.

    Gerek askerlerimiz, gerek polislerimiz eli silahlı teröristle mücadelelerini büyük bir fedakarlıkla yürütüyorlar. Terörle mücadelenin güvenlik boyutunun dışında sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel ve diplomatik boyutları da olduğunu biliyoruz. Bu adımlar geçmişte ihmal edilmiş olabilir. Açık söylüyorum artık o günler geride kalmıştır. Biz hükümet olarak her alanda atılması gereken adımları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Geçen 6 yılda önemli demokratik açılımları hayata geçirdik. İnsanlarımıza en ileri demokrasi standartlarını

    sağlamak için çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz.

    Terörün istismar ettiği sosyo-ekonomik şartları değiştirmek için de aynı kararlılıkla mücadele ediyoruz. Bu tabloyu değiştirmek, insanlarımıza yolu olmadan, suyu olmadan, okulu, hastanesi olmadan, işi maişeti olmadan geçen o meşakkat dolu yılları unutturmak için büyük bir atılım hamlesinin içindeyiz. Bu ülkenin bütün insanlarına, Cumhuriyet'in bütün vatandaşlarına insanca bir hayat standardı sağlamak bizim görevimiz.

    'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın; insanı yücelt ki devlet yücelsin' anlayışıyla hareket ediyoruz. Hükümet olarak göreve geldiğimiz günden bu yana bu meseleye böyle bir dikkat ve hassasiyetle yaklaşıyoruz. Geçen 6 yıllık zaman zarfında gelişme ve refahtan az pay alan şehirlerimizin, ilçelerimizin, köylerimizin durumunda da önemli iyileşmeler yaşanmıştır. Elbette bu iyileşme istenen seviyede değildir, bölgede sıkıntıların tümüyle sona erdiğini, insanlarımızın bütün beklentilerinin karşılandığını söyleyemem ama sıkıntıların sona ereceği daha aydınlık günler için gerekli iradenin bugün görünür hale geldiğini, devletimizin sıkıntıları giderme azmiyle büyük bir gayret içinde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."

    BÖLGEDEKİ YATIRIMLAR

    6 yıldır bölgenin ihmal edilen ne kadar problemi, derdi varsa gidermenin gayreti içinde çalışmalarını aksatmaksızın sürdürdüklerini vurgulayan Erdoğan, sık sık bölgedeki illere giderek bu çalışmaların gidişatını yerinde izlediklerini, halkla kucaklaşarak onların dertlerini, beklentilerini dinlediklerini anlattı.

    Erdoğan, TOKİ projeleriyle Diyarbakır genelinde bugüne kadar tam 5 bin 834 konutu inşa ettiklerini ve sahiplerine dağıttıklarını belirterek, "Kentsel değişim dönüşüm projeleriyle modern bir Diyarbakır oluşturalım kuralım istiyoruz. Bin 812 konutun inşaatı da hızla ilerliyor" dedi.

    EKONOMİ

    Erdoğan, konuşmasında küresel krizi de değinerek şunları söyledi:

    "Küresel dalgalanmalar karşısında felaket senaryoları çizenler çok büyük bir yanılgı içindeler. En küçük bir dalgalanma olduğunda topluma karamsarlık pompalamaya çalışanlar çok büyük bir yanılgı içindeler. Türkiye ekonomisini, geçmişin parametreleriyle değerlendirenler çok büyük bir yanılgı içindeler. Bakınız; bundan 6 yıl önce Türkiye yılda 36 milyar dolar ihracat yapabiliyordu.

    Bugün yıllık ihracatımız geçen ay sonu itibariyle 133 milyar doları aştı. Bundan 6 yıl önce Türkiye'nin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 233 milyar dolardı. Bugün üzerine 4,5 senede 429 milyar dolar ilave ettik 659 milyar dolardayız ve şimdi 750 milyar dolara doğru 2008 sonu itibariyle koşuyoruz. 6 yıl önce Türkiye yüzde 62,7 oranında faiz ödüyordu. Bugün faizi yüzde 20'lere kadar çektik. Bundan 6 yıl

    önce Türkiye'de enflasyon yüzde 30'lar düzeyindeydi, bugün hamdolsun tek haneli rakamları gördük, ama şu sıkıntılı dönemde yüzde 10, 11 civarında.

    (Küresel krizin Türkiye'ye etkisi az olacak, kriz Türkiye'yi teğet geçecek) derken, işte, Türkiye ekonomisinin sağlam yapısına işaret ederek bunu söylüyoruz. Yine bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum: Türkiye'de, birçok ulusal ve küresel krizde, geçmişte defalarca yaşandığı gibi, bu küresel krizi asla tribünlerden izlemiyoruz. Bugün bütün kurumlarımız, tamamıyla bir koordinasyon ve uyum içinde gelişmeleri takip ediyor.

    Gerekli önlemler alındı, alınıyor; vakti zamanı geldikçe de bu önlemlerimizi kararlılıkla uygulamaya koyuyoruz, koyacağız ve önümüzdeki ayın 15'inde de Washington'da G20 ülkeler zirvesine katılacak orada da bu değerlendirmeleri hep birlikte yapacağız.

    Bankacılık sistemini, finans sistemini, para hareketlerini saniye saniye takip ediyoruz. Merkez Bankamız gelişmeler karşısında gerekli önlemleri anında uygulamaya koyuyor. Hazinemiz, Maliyemiz, dış ticaretten sorumlu bakanlığımız tam bir koordinasyon içinde, birlikte toplanıyor bir araya geliyor, ilgili görüşmemiz gereken yerlerle de değerli arkadaşlarım görüşmeler yapıyorlar ve uygulamaya

    konulabilecek muhtemel önlemler üzerinde çalışılıyor. Bu arada reel sektörle de uyum içinde, istişare içinde yolumuza devam

    edeceğiz. Moral bozmaya çalışanlara, karamsarlık pompalamaya, felaket senaryosu çizmeye çalışanlara karşı milletimin özellikle dikkatli olmasını tavsiye ediyorum. Ve yine bir şey tavsiye ediyorum; dövizle lütfen alışveriş yapmayın, dövize lütfen müracaat etmeyin. Paramız güçlüdür. Yeni Türk Lirasıyla hayatınızı sürdürmeye devam edin. Hiç telaşa gerek yok. Küresel krizi kendi şahsi çıkarlarına alet etmek isteyenler, buradan çıkar sağlamaya çalışanlar olabilir. Panik havası oluşturup buradan rant elde etmeye çalışanlar olabilir. Kendi

    çıkarlarını Türkiye'nin çıkarları üzerinde görmek gafletine düşenler olabilir. Bunlara lütfen aldanmayınız"

    Sağlam bir ekonomik yapıyla, güçlü bir iktidarla, güçlü, işinin ehli, uyumlu bir kadroyla Türkiye ekonomisini bu dalgalı denizden mutlaka salim limanlara ulaştıracaklarına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

    "Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye'nin hedefleri büyük. Türkiye'nin potansiyeli çok büyük. Türkiye'nin artık küresel ölçekte itibarı, saygınlığı çok yüksek.Bugünün Türkiye'si dünden kat kat iyi durumda. İnanıyorum ki yarının Türkiye'si de bugünden kat kat iyi olacaktır. Bu umudu canlı tutmamız, istikrarımızı korumamız ve birbirimize bağlılığımızı kaybetmememiz son derece önemli.Ülkemizin istikametini doğru tutmayı başardığımız takdirde yolumuz aydınlıktır, önümüz aydınlıktır, geleceğimiz aydınlıktır."

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı