"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Başbakan ne kadar kazandı

<B>HÜRRİYET’</B>te dün çıkan yazıya göre, Başbakan <B>Tayyip Erdoğan’</B>ın hissedar olduğu üç şirket var. <br><br>Bunlar: 1) <B>Emniyet Gıda A.Ş.</B> 2) <B>İhsan Gıda A.Ş.</B> 3) <B>Yenidoğan Gıda Pazarlama A.Ş.</b>

Yazıya göre, Başbakan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’in bu üç şirkette hisseleri var. Aile hisseleri her üç şirkette %30 dolayında... Bu hisseler 3 milyon YTL, yani 3 trilyon liraya Ahmet Günaydın’a satılmış (Başbakan’la tanışıklığı bulunmuyor)... Başbakan’ın bu şirketlerdeki hisseleri her birinde %12 dolayındaymış. Bunun karşılığı Başbakan’a 1.2 trilyon lira ödenmiş.

Bu miktarı üç şirkete bölersek Başbakan’ın her şirket için 400 milyar lira aldığını kabul etmemiz gerekir.

Bu varsayımdan yola çıkarsak, daha önceki bazı gazete haberleriyle kıyaslama yapıp şu sonuçları çıkartmak mümkün:

1) Emniyet Gıda ve İhsan Gıda eski şirketler... Ama Yenidoğan Gıda Pazarlama A.Ş. 2003 aralık ayında kuruldu. Şirketin kuruluşu Ticaret Sicili gazetesinde yayımlandı. Milliyet’ten Nedim Şener de bunu ortaya çıkarttı.

Bu şirket Nedim Şener’in haberine göre 100 milyar lira sermayeyle kurulmuş. Başbakan’ın %12 hissesi varmış. Demek ki 12 milyar lira sermaye koymuş. Bu durumda Aralık 2003’te 12 milyar koyup Şubat 2005’te 400 milyar geri almış oluyor ki, bu bayağı kárlı bir iş oluyor sayın Başbakan açısından...

2) Türkiye Ticaret Sicili gazetesinin 22.9.2004 tarihli sayısına göre Erdoğan’ın ilk şirketi olan Emniyet Gıda A.Ş. sermaye artırımına gitmiş... Sermaye 250 milyar liradan 1.5 trilyona yükselmiş. Bunun %12’si 180 milyar lira ediyor. Yani Erdoğan’ın bu şirketteki hissesi 180 milyar lira ediyordu. Satışta hissesine 400 milyar düşmüşse, burada da 220 milyar lira kar etmiş sayılır.

Herhalde İhsan Gıda AŞ’de de benzer bir kar elde etmiştir?

Peki, Sayın Başbakan gelir vergisi olarak acaba ne ödeyecek?

Bir soru daha; Başbakan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan bu aile şirketlerde 500 milyon maaşla çalışıyordu, peki şimdi ‘ekmek parasını’ nereden çıkaracak?

Oybirliği, oy çokluğu olsun

DEPREME karşı ne gibi önlemler alıyoruz? Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılacak bir maddelik küçük bir değişiklik öncelikle İstanbul’un önünü açacak ve bununla beraber deprem açısından riskli bölgelerde de sorunlar büyük ölçüde çözülecektir.

Ancak kanundaki ‘oybirliği’ maddesi engel teşkil etmektedir. Bu durumu bizler bire bir yaşadık. 13 dairelik bir binada 12 dairenin malikinin İTÜ raporu doğrultusunda binanın yıkılıp kat karşılığı yeniden yapılması görüşüne karşılık bir daire malikinin karşı çıkması... Bunun sonucu sürdürülen hukuk mücadelesinde yerel mahkemeyi kazanmamıza rağmen Yargıtay ilgili maddeye dayanarak bir malikin mülkiyet hakkını 12 daire malikinin aileleriyle beraber yaşama hakkının üstünde değerlendirerek kararı bozmuştur. 3.5 yıl süren dava sürecinde gördük ki bu durumdan müşteki olan birçok insan var ve özlemle bu yasadaki oybirliği maddesinin ‘oy çokluğu’ olarak değişmesini bekliyorlar. Niyazi AKINCI

Oda’lara hücum

MART ayında yapılacak oda seçimlerinde rekabetin boyutları büyüyor, bazı illerde aday sayısının 6’ya kadar çıktığı görülüyor. TOBB’un 363 oda ve borsası var. Bu talebe TOBB’un son yıllarda ‘etkin’ konuma gelmesi neden gösteriliyor. Oda seçimleriyle ilgili bir yasanın bundan bir süre önce kabul edilmesi de odalara yönelik ‘hücum’u artırıyor. Meclis’te Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal’ın karşı çıkmalarına rağmen, siyasi parti üyelerinin oda organlarında görev alabilmelerine imkan veren bir maddenin gece yarısı yasaya eklenmesi siyasetçilerin de odalarda nüfuz sahibi olabilme arzusunun işareti sayılıyor.

Partiler ile odaların ayrışması gerekirken, bu değişiklikle işin sulandırıldığı anlaşılıyor. Tabana hem ‘siyaseten’ hem ‘ticareten’ selam vermek o kişiye güç kazandırıyor. İlginç iddialar gündeme getirilmesi ‘ticaret erbabı’na yakışmıyor galiba. Odalar bu konuya yeniden eğilmek zorundalar.

Ankara ve İstanbul oda seçimlerinde büyük bir çekişme yaşanıyor. Ankara Ticaret Odası seçimlerinde, Başkan Sinan Aygün’den başka Ahmet Çavuşoğlu ile Nazım Barçın da aday... Sinan Aygün’ün 20 yıllık eski arkadaşı olduğunu söyleyen Barçın, seçim sürecinde antidemokratik uygulamalardan yakınıyor. Meslek komiteleri seçimlerine esas listelere meslekle ilgisi olmayan başka mesleklerden üyeler arasında kaydırma yapılarak çoğunluk sağlanmaya çalışıldığını söyleyen Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu ile Seçim Kurulu’na şikayette bulunmuş. ‘Seçme ve seçilme hakkımız engelleniyor. Yetki belgesi alamadığınız için aday olamazsınız diyorlar bu sefer’ diyor.

Gülersoy’a saygı

KANLICA’daki Hidiv Kasrı’nın önünde bir ‘gülistan’ oluşturan Çelik Gülersoy’un elleriyle seçtiği güllerin hepsi söküldü. Güllerin çevresinde taş ustalarına yaptırılan taşlar da söküldü.

Öğrendik ki ‘düğün sahipleri’ istediği için tarihi bina yanına havuz yapılacakmış... Ve düğüne gelen hanımların topuklu pabuçlarını topukları takıldığı için taşlar sökülmüş... Çelik Bey her yıl oynayan taşları tekrar yaptırırdı. Tarihimize ve emeğe daha fazla saygı gösterilmesi gerekiyor.

Bizden CANAN

Koç ne der?

KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Atilla Koç’a sunulur: Erkan Mumcu, bakan olduğunun ilk haftalarında ‘Turizm Bakanlığı kapatılmalı, çünkü uygar hiçbir ülkede yok...’ diyordu. Bu proje hakkında bir görüşünüz var mı?

2005’teki turist sayısı ve turizm gelirleri hakkındaki beklentileriniz?

Türkiye’ye gelen turist sayısında yeni bir yöntem değişikliğine gidildi. 2004 yılında 17 milyon ‘turistin’ ülkemize geldiği açıklandı. <ı>(Bu sayının içine, Avrupa’dan gelen işçilerimiz, Hopa’dan, Sarp’tan, Kapıkule’den bavul ticareti için gelenler ve Habur’dan giriş yapan şoförler de dahil ediliyor...) 12 milyar dolar da gelir gösteriliyor. Bunlar ne kadar gerçek?

Yani bir yıl öncesine göre turist sayısında 3.5 milyon; döviz girdisinde de 2 milyar artış gözüküyor. Kişi başına düşen harcama 1000 dolar bile değil...

Dünyanın ‘aşçısı ve hancısı’ sayılıyoruz ama bedavaya çalışıyoruz, bedavaya...

Antalya’da yaşamak

BEN özel bir şirkette bölge müdürü olarak Ankara’dan Antalya’ya göç etmiş şansızlardan biriyim.

Ev aramaya başladım, çevremden ‘Aman dikkat et, hırsızın girmesi zor olacak bir kat tut’ dendi. Antalya’da yoğun hırsızlık maceraları dinledim. Bir berbere gittim, beş dakika sonra tinerci bastı. Polis arandı, gelen olmadı. Bir yakınımı hastaneye götürüyordum, asker uğurlamanın magandalık boyutuna geldiğini gördüm. Antalya’ya ısınamıyorum. Yarın binlerce turist geldiğinde sayın emniyet yetkililerimiz neler yapacaklar çok merak ediyorum.

Yani bu Antalya yaşanılır şehir olmaktan çıkmış, aman gelmeden önce bir değil bin defa düşünün lütfen.

Reşit SEBER

DİE’nin canına okudular

SAYIN
Cumhurbaşkanımız Beşir Atalay’ı veto etti, Milli Eğitim kurtuldu. Peki DİE’de çalışan bizlerin hali ne olacak? Her gün anamız ağlıyor. Koskaca kurum bölgelere tayin korkusu ile yönetilmeye çalışıyor. DİE’den bunca başkan geldi geçti hiç birisi teknik kadrolara dokunmadı. Şimdi ise ne kadar liyakatsiz kişi varsa daire başkanı yapıldı. DİE’yi istatistikçi olmayan kişiler yönetiyor. Düşünün ki Cumhurbaşkanı’nın bölge müdürü olarak onaylamadığı bir kişiyi Sosyal İstatistikler gibi çok önemli bir dairenin başına getiriyorlar. İstatistiğin İ’sinden anlamayan kişilerle istatistik üretmeye çalışıyoruz. Yeni yasayla teknik kadrolar bölgelere gönderilirken araştırmacı adı altında yüzlerce torpilli kişi de dışardan merkeze alınacak. Bu kadrolaşma değil de nedir?

İmza saklı

GÜNÜN SÖZÜ

‘Kafanda kurduğun düşünceye benziyorsun.’

(Faust)

Biliyor musunuz

Mustafa Sarıgül’ün, CHP Kurultayında delegelerden çok oyu aldığı Adıyaman’ın, Besni ilçesine bugün bir teşekkür ziyaretinde bulunacağını... ZÜLFÜ Livaneli’nin ardından sonra Kemal Derviş, Fikret Ünlü, Zeynep Damla Gürel ve Memduh Hacıoğlu’nun da CHP’den istifa edeceklerinin konuşulduğunu, bu isimlerin yeni bir parti oluşumu için görüşmeler yaptıklarını... İSTANBUL’un tarihi Sipahiocağı Binicilik Kulübü’nün başkanlığına Kazım Kolcuoğlu’nun 150 oyla seçildiğini, rakibi Baki Aydın’ın 75 oy aldığını...

MESAJ PANOSU

‘SON Gelişmeler Işığında Kıbrıs’;
Prof. Haluk Kabaalioğlu (Yöneten), konuşmacılar Rauf Denktaş, Prof. Süheyl Batum, Prof. Sevin Topuner, Prof. Haluk Ülman, Prof. Hasan Köni; yer Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampusü; 13.30-17.00.

YURTTAŞLIK Yolunda-Batı Trakya, İstanbul ve Ege’de Azınlık’ projesinin İstanbul ayağındaki ‘Azınlık Medyası ve Azınlıkların STK’ paneli Taksim Nippon Hotel’de; 09.15-18.40; 0532-454 65 43, www.lozanmubadilleri.org.
X